Yeryüzünde Böbürlenerek Yürüme - BARIŞ SANIGÖK

12 Ekim 2019 Cumartesi 08:59

“..Yeryüzünde böbürlenerek yürüme, şüphesiz Allah kendini beğenmiş, övünüp duran kimseleri asla sevmez." (Lokman -18)

"Güzelliğinle övünme, bir sivilce yok eder. Servetinle övünme, bir kıvılcım yok eder” denmiştir.

Bu övünme ve gösteriş telâşınız yüzünden hem kibirli oluyor hem de kendinizi, günlerinizi ve ahiretinizi helâk ediyorsunuz.

Dünya malı zenginliklerinden daha büyük servetim olsun telaşından başınızı kaldıramadığınız için bu kim olursa olsun kişiyi bilinmedik bir yöne ve daha büyük bir batağa çeker.

“Çalıp çırparak yaptığınızı veya, görgüsüz olduğunuzu” kiminize söylerler. Helal yoldan kazanıp mal sahibi olanlar baştacı edilir her zaman.

Haram yoldan ve emek sarfetmeden zengileşenler gıpta edilmiyorsunuz, sadece hasedi körüklüyorsunuz. Onun içindir ki, büyüklenmek, kendini beğenmek, gurur, aldanmak ve hayale kapılmak demektir.

"Rahman'ın has kulları onlardır ki, yeryüzünde tevazu île yürürler." (Furkan - 63)

Rasûl-i Ekrem Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.â):

"Kalbinde, zerre kadar kibir bulunan kimse, Cennete giremez." buyurdu. Yine Ashab'dan biri sorar; "Ya Rasûlullah! İnsan, elbisesinin ve ayakkabısının, güzel olmasını sever" dedi. Resûl-i Ekrem de, "Allah güzeldir, güzelliği sever. Kibir ise, hakkı kabul etmemek, insanları hor görmektir." buyuruyorlar.

(Riyazü's-Salihîn, Ter, 2/44)

Servetleri ve şöhretleriyle, bilgileri ve fizikî güzellikleriyle övünenler ömür törpülediklerini düşünmezler.

Hâlbuki binlerce yılın tecrübelerinden günümüze kadar süzülüp gelen sözlere kulak vermek gerekir. Tarihin söylediği eski zamanlardan günümüze kadar gelen, yaşayıp yok olan kavimlerin hayatına bakıp onların yaşayış biçimlerinden ibret almak gerekir.

Kibir ve gösterişten uzak olma anlamlarına gelen tevâzu, bir Mûminin sahip olması gereken güzel hasletlerden birisidir. Kur’an-î Kerim’in birçok ayetinde, Cenabı Hakkın, böbürlenip büyüklük taslayanları sevmediği (Nisâ, 4/36; Nahl, 16/23; Lokman, 31/18) belirtilmiştir. Bizim için en güzel örnek olan sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz de ömrü boyunca sade ve gösterişten uzak bir hayat sürmüştür. Daha iyi imkanlara sahip bulunduğu Medine döneminde bile bu mütevâzı hayatında bir değişiklik olmamıştır.

Bir hatırlatma olarak bugün Firavun, Nemrut, Dadîyan vb gibi kralların lüks hayat içinde yaşadıkları, çoğunun harem kurdukları ve hatta tarihi kitaplarda bu kişilerin hayatı anlatılırken maddi güçlerinden dolayı kendilerini ilahlaştırdıkları görülmektedir.

Mesela Karun'u herkes bilir ve hatta 'Karun kadar zengin olsan' diye birbirimize bu deyimi kullanırız bazen. Karun kadar daha zengin kimse gelmedi dünyaya. O da diğerleri gibi haddi aştığı için Allah (c.c) onu canlı olarak hem de hazinesi ve sarayı ile birlikte yerin dibine çekip helak etti. Karun'un bu yüzden mezarı yoktur.

"Allah’ın sana bahşettiği zenginlik, kuvvet, güzellik, zeka gibi nîmetlerle şımarıp da, yeryüzünde kibirli kibirli yürüme; çünkü sen, aslında o kadar âciz bir varlıksın ki, ne yerleri yırtıp parçalayabilirsin, ne de boyca dağlara erişebilirsin!"

Gerçekten değerli, akıllı, bilgili ve erdemli insanlar daima alçak gönüllü, ağır başlı olurlar. Sözünde durular. Fitne yapmazlar. İnsanları birbirine düşürmezler. Bunun en güzel örneği de Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizdir. Kibirden nefret eden Rasûlullah, bütün müslümanlar karşısında mütevazi olmayı değişmez bir davranış kuralı olarak özenle korumuş. Müslümanların kendisini “Anam babam sana feda olsun yâ Rasûlullah!” diyecek kadar çok sevmelerinde de alçak gönüllülüğünün büyük bir rolü olmuştur. Bu sebeple İslâm ahlâk geleneğinde tevazu bir peygamber sıfatı olarak değerlendirilir. Furkan sûresinde (25/63) Allah’ın iyi kullarının başlıca hasletlerinden söz edilirken ilk olarak tevazu erdemine yer verilmiştir.

Bir hatırlatma olarak ben de diyorum ki senin kim olduğunu söyleyeyim mi ey insan?

Her kim olursan ol herkes gibi sen de İdrar borusunda fışkırarak geldin. Bu yüzden kibir ve kötülük eden ve bu yüzden helak edilen kavimlerin yolunda yürüme.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI