Avrupa Birliği ve Türkiye (2) - CAN UĞURATEŞ

2 Aralık 2016 Cuma 08:33

Avrupa Birliği ile Türkiye ilişkilerinde müzakere sürecinin başlamasıyla birlikte, Türkiye’nin, uyum paketleri halinde yasalaştırdığı AB kriterlerine yönelik uygulamalarla, esasen Türkiye’de hukuksal ve fikirsel alanda da doğal bir gelişme sağlanmaya başlandı. AB’nin üyelik için belirlediği kriterler doğrudan insan haklarına, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne ve özgürlüklere dayalı olduğundan, bu konularda yapılan düzenlemelerle, Türkiye, AB içine kabul edilmese dahi çağdaş yaşam seviyesine ulaşması için gereken standartları yakalamış olacaktı.

Günümüze kadar yapılan çalışmalarla önemli mesafeler kat edilmişken, Türkiye iç siyasetinde arka arkaya yaşanan gelişmelerle bir durgunluk sürecine girildiği gibi, zorunluluktan olduğu kabul edilebilecek kimi gelişmelerle, uyum çerçevesinde çıkarılan kanunlar yeniden değiştirilerek, eski halinden daha ağır koşulları içerebilecek hale geldi. Günümüzde bilinçsizce ortaya atılan idam söylemlerinin, geri dönüşü olmayan ve suçsuzluğu infazın ardından ortaya çıkabilecek olanlar için geri dönüşümsüz ve gücü elinde tutanın da silah olarak kullanabileceği bir uygulamayken, tartışılmaya devam edilmesi gibi birçok olumsuzlukla, AB-Türkiye ilişkileri sıkıntılı bir sürece girdi. İdamın yasalaşması, Türkiye’nin doğrudan AB dışına itilmesi anlamına geliyor ve iç siyaset maksatlı da olsa kullanılması sakıncalı.

AB deyince en çok adı geçen ve üyelik için vazgeçilmez olan, 22 Haziran 1993’te kabul edilen Kopenhag Kriterleri. Sokaktaki insanın, siyasilerin söylemlerinden en çok dikkatini çeken ve doğrudan merak ettiği bir kavram olan Kopenhag Kriterleri üç kategoride toparlanmış ve üyelik için şart olarak ortaya konulmuştur. Siyasi Kriterler: Demokrasiyi, hukukun üstünlüğünü, insan haklarını, azınlık haklarını güvence altına alan kurumların varlığını; Ekonomik Kriterler: İşleyen ve birlik içindeki rekabetçi baskılara ve serbest piyasa güçlerine dayanabilecek bir serbest piyasa ekonomisinin varlığını; Topluluk Mevzuatının Benimsenmesi Kriteri: Siyasi, ekonomik ve parasal birliğin hedeflerine bağlı kalmak üzere üyelik için gerekli yükümlülükleri yerine getirme kapasitesine sahip olmak koşullarını kapsar. Bu kriterleri yerine getiren aday ülkeler üyeliğe kabul edilirler.

AB’nin üyelik için ortaya koyduğu kriterler açıkça ortada dururken, halen devam eden süreçte, AB tarafından oluşturulmuş komisyonlarla süreç içerisindeki gelişmeler takip edilir. Ancak komisyonların görev ve yetkileri, kimi zaman jeopolitik konumuyla Türkiye’yi sıkıntıya sokabilecek durumları da ortaya çıkarmaktadır.

Türkiye’nin 21 Kasım 1988’de imzaladığı ve 09 Aralık 1992’de onaylanıp, 01 Nisan 1993’te yürürlüğe giren Yerel Yönetimler Özerklik Şartı gibi belirli konularda yapılan, ortaya konulan kabuller, ülke içindeki gelişmelerle bütünleştiğinde jeopolitikle birlikte sıkıntılar yarattığından, uygulamalarda ortaya çıkan sorunlarla bu güne kadar kriterler yapboz tahtasına döndüğünden, Türkiye, AB’ye tam üyelikte sıkıntılar yaşamaktadır.

Türkiye, AB’ye tam üyelikte ısrarcı olmak durumunda mıdır, bu tartışılır. Ancak uluslar arası ilişkilerde devletlerin kendi çıkarları öne alındığından, Türkiye’nin bu konuda hassas bir tutum takınması ve AB ilişkilerinde hukuksal boyut kadar, ekonomik çıkarlarını da ön planda tutarak, halen yürütmekte olduğu dış ticaretin ağırlıklı yönünü koruması, fakat yeni ilişkilerle dış ticaret hacmini daha da artırması en doğru hareket tarzı olur. Şu anki ekonomik verilerle, Türkiye’nin dış ticaretinde AB ülkelerinin ağırlıklı payı olduğu, halen geliştirilmeye çalışılan Şanghay İşbirliği Teşkilatının ise oldukça küçük ve neredeyse tolere edilebilecek seviyede bir yer kapladığı değerlendirilebilir. Ancak, dış ticarette en küçük kazanımlara dahi ihtiyaç vardır ve akıllı stratejilerle bu kazanımlar geliştirilebilir.

Bu maksatla, Türkiye’nin her istikamette ilişkilerini güçlendirerek yoluna devam etmesi, en doğru hareket tarzı olarak kabul edilebilir. (Devam edecek)

Can UĞURATEŞ   

Kaynakça:

http://www.tbb.gov.tr/mevzuat/kanunlar/Avrupa_Yerel_Yonetimler_ozerklik_Sarti.pdf  

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI