Hazırlıksız Yapılan Açıklamalar - CAN UĞURATEŞ

21 Mart 2016 Pazartesi 08:20

Metropollerde bombalar patlarken, halkın tedirginliği giderek artmaya başladı. Her patlamanın ardından, korku dolu bekleyişler sürerken, yapılan özensiz, hazırlıksız açıklamalarla, halkın psikolojisi ile oynanmaya da devam ediliyor. Açıklamalar hazırlıksız olduğundan ve olayın ardından çok kısa bir süre sonra, durumun kontrol altında olduğunu söyleme ihtiyacından kaynaklandığından, seçilen kelimeler, kurulan cümleler, amacın dışına çıkabiliyor.

Bakan açıklama yaparken, “inşallah”, tabirini rahatlıkla ve sıklıkla kullanarak, biraz da her ölüm olayının ardından insanların yaptığı gibi, ilahi takdire ve desteğe yönelirken, aslında bu tabiri yerinde ve zamanında kullanmadığından, insanlarda, “işimiz yine Allah’a kaldı”, algısı oluşuyor. Oysa olayın ardından, detaylı bilgilendirme için acele etmeksizin, sadece istatistiki bilgiler, sayılar ve mağdurlara yapılan işlemler üzerinden, tam ve doğru bilgi verdikten sonra, gelişmeler, ilgili birimlerden detaylı olarak takip edilip, değerlendirilmesinin ardından, içerisinde mesajlar da bulunan, üzerinde çalışılmış metinler üzerinden açıklamalar yapılarak, kendinden emin bir yürütme izlenimiyle, daha çok saygınlık sağlanarak, insanlara, ihtiyaçları olan güven duygusu aşılanabilir.

Devlet kurumları, bu kadar gelişmenin ve yaşanan vahim olayın ardından, mutlaka ki tüm gayretleriyle önleme çalışmalarına yönlenmiş durumdadır. Ancak, önümüzdeki süreçte bu eylemlerin önlenebilmesi için, edindiğimiz izlenimle, daha fazla gayrete ihtiyaç olduğunu düşünmek de hata olmaz. 

Devlet yetkilileri, gelişen olaylar karşısında, bütünlük içerisinde, birbirleriyle koordineli açıklamalar yaparak, hem halkın nabzını düşürerek kontrol altına alabilir hem de güçlü, hazırlıklı, kontrollü, koordineli, ne yaptığını iyi bilen bir görüntü vererek, halkın güvenini tesis edebilir.

Türkiye’nin, tarihsel gelişiminde yaşanan onlarca olumsuzluğun ardından, son dönemde meydana gelen olaylar ve bulunduğu coğrafyada, anlık olarak, çok hızlı değişimler gösteren jeopolitikle, oldukça sıkıntılı ve zor bir dönemden geçtiğini değerlendirebiliriz.

Ülkelerin tarihsel süreçlerinde, gelişmişlik derecelerine göre birçok farklı, sıkıntılı dönemden geçmeleri doğaldır. Türkiye, bulunduğu coğrafya nedeniyle, bölgesel jeostratejinin etkisiyle, güç odaklarının doğrudan ilgi ve zaman zaman da etki alanına girmesiyle, oldukça sıkıntılı süreçler yaşamıştır ve günümüzde de bunlardan birini yaşamaktadır.

Türkiye, devlet geleneği yüzyıllara dayanan, gerektiğinde uluslararası etkin politikaları hayata geçirebilen; özellikle terör ve gayri nizami harpte uzmanlaşmış ve başarılı, güçlü bir ordusu olan; bölgesel demografik yapıda köklü temellere dayanan, güçlü bir devlet konumundadır.

Şu anda üzerinde oynanan küresel oyunlarla, bölgesindeki gelişmelerde etkinliği azaltılarak, oyun dışında kendi sorunlarıyla boğuşan, kendi güvenlik ve bekasını sağlamaya çalışan bir ülke durumuna getirilmek istenmektedir. Çünkü coğrafyasında sınırlar ve yapılar değiştirilerek, küresel güç odaklarının kapitalist istemleri ve hedefleri doğrultusunda şekil verilirken, müdahale ederek, Misak-ı Milli’den bu yana, tespit ettiği hedefleri doğrultusunda faaliyet göstermesi, engellenmek istenmektedir. Aksi halde Türkiye, bölgeye yapabileceği etkin müdahalelerle, dengeleri bir anda değiştirebilecek bir potansiyele de sahiptir. Ancak, bu potansiyel ilgililer tarafından yeterince değerlendirilmekte midir, bilinmez.

Böyle bir devleti yönetenlerin de, daha dikkatli davranarak, her gelişmenin ardından mikrofonlara sarılmaktansa, biraz geri çekilerek, resme geriden ve tüm detayları görecek şekilde bakıp, farklı bakış açılarından da resmi değerlendirdikten sonra, tüm ilgili kurumların koordinesi sonucu oluşan bilgilerle, bilmesi gereken prensibine göre ve tek elden açıklama yapmasının, daha uygun olacağını değerlendiriyoruz.

Can UĞURATEŞ

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI