Mustafa Kemal’den Atatürk’e -1- - CAN UĞURATEŞ

18 Mayıs 2017 Perşembe 09:44

Çanakkale Savaşları, sekiz yıl sonra ilan edilecek olan Cumhuriyetin, ilk ve belki en önemli dönüm noktasıydı. Milli Mücadele döneminin neredeyse tüm komutanları, bu savaşta fiilen yer almış, önemli tecrübeler kazanmış ve burada kazanılan zaferle, Türk Askerinin bilgili, güçlü, azimli bir komuta heyetinin emir komutasında harikalar yaratacağı görülmüşken, bu savaş, Türk tarihine önemli bir ismin girmesini de sağlayarak, O’nun, 1.Dünya Savaşı sonrası oluşan konjonktürde, Anadolu üzerinde bir yıldız gibi parlayarak, Milli Mücadele sürecinde kayıtsız şartsız lider olmasının önünü açmış, Milli Mücadelenin hemen ardından devam eden bir milletin yeniden doğuşu sürecinde, yaptıklarıyla, Türkiye Cumhuriyetinin ilelebet payidar kalması için gerekli tüm temeller atılmış ve bu kişinin yaptıklarının ardından, Dünya’nın yüzyıllarca sömürülmüş, esaret altında yaşatılmış toplumlarının uyanmasıyla, yeni Dünya düzeninin oluşumuna katkı sağlanmıştır.

Bu önemli şahsiyet, Trablusgarp savaşında yaptığı örgütlenme ve akıllıca manevralarla, İtalyanları sahil şeridinde kilitleyen Binbaşı Mustafa Kemal; Çanakkale savaşlarının Anafartalar Kahramanı, Yarbay Mustafa Kemal; yaptığı etkin manevrayla, Arap çöllerinde mücadele eden 7.Orduyu imha olmaktan kurtaran, akıllıca bir geri çekilmenin ardından yerinde ve zamanında yaptığı karşı taarruzla, Rusların Güneydoğu Anadolu’ya inişini durduran, Mirliva Mustafa Kemal; Milli mücadeleyi başlatan Amasya Tamimi ardından, Erzurum ve Sivas Kongrelerinde milli iradenin üstünlüğünün kabulüyle, Ankara’da Milli Millet Meclisinin kurulmasını temin edip, Misak-ı Milli’nin kabulünü sağlayarak, Milli Mücadeleyi başlatan Mustafa Kemal; Sakarya Meydan Muharebesi ile Yunan ordularını durdurarak Büyük Taarruz için zaman ve moral kazanan, Gazi Mareşal Mustafa Kemal; akıllıca siyasi manevralarla, İtalyanlar ve Fransızlarla yaptığı anlaşmalar sayesinde cepheyi daraltarak, batı cephesinde sıklet merkezi oluşturmanın ardından Büyük Taarruzu başlatarak, Türk yurdunu işgalden kurtarıp, Türkiye Cumhuriyetini kuran ve onun, çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması için gereken tedbirleri alan ve 24 Kasım 1934’te, TBMM tarafından Atatürk soyadı verilen, Mustafa Kemal Atatürk’tü.

O, bir kurucu lider olarak, mücadele azmi ve başardıklarıyla, mazlum konumundaki birçok ulusa da örnek ve önder oldu.        

Günümüzde neredeyse alışkanlık haline getirilen, kurucu lider ve ailesine yönelik hakarete varan söylemlerin, ne denli yersiz, seviyesiz ve vahamet içinde olduğu, sorgulayan, okuyan ve araştırıp doğruları bulan beyinlerce, O’nu tanımanın, anlamanın verdiği rahatlıkla bilinirken, üzüntüyle karşılanıyor.

Ülkede, yıllarca uygulanan yanlış eğitim sistemlerinin getirdiği öğretilerle O, Atatürkçülük, Kemalizm gibi ideolojik kavramlarla tanımlanmaya çalışılan fikirleriyle halka anlatılmaya çalışılsa da esasen uygulamada yapılan önemli hatalarla, O’nun halktan uzaklaştırılması sağlanıyor. Kendi söylemlerinde daima Türk Milletinin üstünlüğünü, önemini ve devamlılığını anlatan Mustafa Kemal Atatürk’ü günümüz gençliği ne kadar tanıyor?  Devam edecek

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI