Irak olmak ya da olmamak - CÜNEYT ÖRKMEZ

22 Haziran 2014 Pazar 16:32

Irak olmak ya da olmamak Türkiye ekonomisinde son on yılın en büyük farkı istikrar.
 2011 yılında yüzde 8,9’la dünyada Çin’den sonra en yüksek büyüme rakamlarını yakalayan Türkiye ekonomisinin bu performansı, iç ve dış yatırımcı açısından yeni bir fırsat döneminin yakalandığının bir göstergesiydi.
 Fırsatların değerlendirilmesi önemli.
 Bu fırsatlar sadece yerli yatırımcıyı değil yabancı yatırımcıyı da derinden etkiliyor.
Derinlikten kastım kazanmanın artık sınır ötesi bir arenada mümkün olduğunun, kurumsal şirketler açısında bir şirket kültürü olarak benimsenmiş olmasında. Kazanmak isteyen geliyor.
Biz de gidiyoruz. Gelenlere baktığımızda öyle kayda değer bir pişmanlık alametine rastlamış değiliz. 
Biz yabancıyı üzmemek için elimizden geleni yaparız.
Bu biz de böyle.
Boş ver yatırımı, adam gezmeye bile gelse elinden tutar yer gösteririz, yedirir, içirir, yatırır gözünün içine bakar, giderken arkasından el sallarız.
Ama her yer böyle değil.
Bizim de gözümüz açıldı.
Amaç iş yapmak olsun, gezmek görmek tanımak olsun, gözümüz dışarıda.
KOBİ’lerin toplam ihracattaki payı giderek artıyor.
DEİK’in çok uluslu şirketler araştırması raporlarına göre Türk şirketlerin yurt dışı yatırımları hız kesmeden artmaya devam ediyor. 6 kıtada 426 yurtdışı iştirake sahip olan Türk şirketlerinin yurt dışı satışları 23 milyar doları buldu.
 Yatırımın doğasında risk olduğu baştan kabul edilmesi gereken bir gerçek.
 Gidenler zaten bunu bilerek gidiyor.
 Ama gidenlerin Türkiye açısından değerini bilmek ve Türk yatırımcısının çıkarlarını Türkiye için korumak gerekiyor.
Hatta ekonomik çıkarlar için yabancı bir ülke içerisinde meydana gelebilecek siyasi gelişmelere müdahil olmak, bu gün için bütün gelişmiş ülkelerin önemli bir stratejisi.
 TÜİK verilerine göre, Türkiye'den Irak'a, 2010 yılında 6 milyar dolar, 2011'de 8.3 milyar dolar, 2012'de 10.82 milyar dolar, 2013'te ise 11.95 milyar dolar ihracat yapıldı.
Türkiye, Almanya'dan sonra en büyük ihracatı pazarı olan Irak'a yapıyor.
Hububat ve bakliyattan demir çeliğe, elektronik alet ve makineden bitkisel yağlara her kalemde mal satılıyor.
 Erbil, Süleymaniye, Türkiye’nin kentleri gibi.
Bizim için önemli birer ticaret merkezi oldular.
Irak ve son dönem yaşanan olayları, çatışmaları ekonomi açısından doğru okumalıyız. 
Dünya’da Irak pazarı gibi kolay bir pazar bulmak öyle kolay değil.
Çıkarlarımız açısından Irak’a yakın olmak gözden Irak olmamak gerek.
 Hatta bu yakınlığı abartmak için oldukça önemli sebeplerimiz var.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI