Kredi kartını harcadık - CÜNEYT ÖRKMEZ

25 Haziran 2014 Çarşamba 17:55

Tüketim ihtiyacımızın giderilmesinde vazgeçemediğimiz kontrolsüzlüğümüzün en önemli örneği kredi kartları.  Otokontrolün her zaman iyi bir şey olduğunu savunmak doğru mu ? Kontrolsüz güç güç değildir bunu biliyoruz. Ama yine de opsiyon verip ekstrem durumları düşünmek gerek. Ara sıra kırmak lazım, yoksa hayat çok rutin olurdu. Kontrollü kontrolsüzlük ile yerinde rehavet durumlarında kontrol kalemimizi evde unutabiliriz.
İnsanoğlu yeryüzünde var olduğu andan itibaren gereksinim üretti. Gereksinim duyduklarının ötesini zorladı.  Örtündüğümüz üç yapraktan, modaya kadar çıktık.
İhtiyaçlar üretimi, üretim günümüzün yüksek teknolojisini de kapsayan bir sanayi zincirini doğurdu. Sahip olma isteği coştukça, pazarlamacılar bunu daha da kamçılayan pazarlama yöntemlerini devreye soktular. Bu pazarlama bombardımanında ağzı açık insanlara dönüştük.  En son dalda sallanırken iştahla baktığımız erişemediğimiz armutlar, en inovatif bankacılık hizmetleri ile birer birer ağzımıza düştü. Yedikçe yedik. Satın alma gücünün üzerinde bir harcama alışkanlığını iyice benimsedik. Normalleşen, gelirin çok üzerinde borçlanma alışkanlığı adeta genlerimize işlendi. Akacak kan damarda durmadı, kana kana aktık.
Bir dönem bankaların karlılığı, bu yeni alışveriş yönteminin sağladığı kolaylıkla iyice arttı. Kart aidatları, faizleri, ekstra gecikme faizleri derken yaygın bir ödeme zorluğu ortaya çıktı.  Derken devletin bankacılık düzenleme kurulu yoluyla tüketicinin korunmasına yönelik aldığı bir dizi yeni düzenleme devreye girdi. En son özellikle taksitli alışverişlerle daha da kullanımı teşvik edilen kartlara bazı sınırlamalar getirildi.
Kredi kartı olgunluğuna erişen toplum olmamızı sağlar mı bilinmez ama işin psikolojik yönleri psikiyatrlar tarafından bile irdelenir oldu. Hatta bazıları kartın üzerine “ Para değildir, alış veriş kolaylığıdır” yazmayı bile teklif ettiler.  Olmayan paranın harcanması, bütçe bilincinin ortadan kalkması, internet alışverişleri ile riskin daha da artması taksit sınırlamalarını beraberinde getirdi.
Bu yılın 1 Şubatından itibaren getirinle taksit sınırlamaları, ödenmesi imkansız hale gelen ekstrelere acaba ne denli etki etti ?
Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verilerine göre kartlı ödemelerin büyüme oranları enflasyondan arındırılarak incelendiğinde; 2014 yılı ocak ayında reel büyümenin geçen yılın aynı ayına kıyasla yüzde 9,4 olurken, taksit düzenlemesinin yürürlüğe girdiği 1 Şubat'tan sonra şubat ve mart aylarında reel olarak sırasıyla yüzde 0,3 ve yüzde 0,7 küçüldü.
Bu kadar “cık” küçülmeye kartlardan vaz geçiyoruz denir mi ? Aşağıdaki  rakamlara bakınca diyemiyoruz. 2014 Mayıs ayı verilerine göre, Türkiye'de 57,3 milyon kredi kartı bulunuyor.  Bu yılın mayıs ayında kredi kartı sayısı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 arttı. Kartlı ödeme sistemi içinde banka kartı ile ödemenin payı geçen yılın mayıs ayına göre artarken, 2013 Mayıs ayında yüzde 5 olan banka kartı ödeme tutarı bu yılın mayıs ayında yüzde 6,4'e yükseldi. Aynı dönemde kredi kartıyla ödemenin payı yüzde 95'ten yüzde 93,6'ya geriledi.
Gerileme işte bu kadar küçük.
Aman çok ta gerilemesin.
Satın alma kolaylığı piyasanın can suyudur. Kredi kartı ile harcama kolaylığı artık ticaret açısından önemli bir dinamizm kaynağı. Bu yöntemin sonunu getirmek yerine bütçe bilincini yaygınlaştıracak çalışmalar yapılması daha yerinde olur. Bankalar sadece avantajlı kart reklamları yapmak yerine bilinçli harcama konusunda sosyal sorumluluk projeleri geliştirmeliler. Hep övündüğümüz güçlü bankacılık sektörümüze de bu yakışır. Aksi takdirde ödenmeyen borçlar ve azalan ticarette payları olacaktır. Vatandaşa gelince sahip olma isteği anlaşılabilir bir duygudur. Ancak sahip olmanın risk analizlerini kendi kendilerine yapabilmeliler. Kişisel finans yönetimine ihtiyaç var. Sadece engel koymak için değil kaynaklarımızı doğru kullanabilmemiz için.
Birkaç gün sonra ramazan başlıyor.  Aman aç alışverişe çıkmayın. 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI