Millileşme Hamlesi - CÜNEYT ÖRKMEZ

14 Kasım 2018 Çarşamba 10:35

Ekonomide birden çok hamle ile yeni bir çıkış arayan hükümetin belki de en değerli yaklaşımını yerli üretimi teşvik etmek amacıyla ortaya koyduğu millileşme yaklaşımı oluşturuyor. Cari açığın dışa bağımlı bir ekonomik yapı ile giderek büyümesinin engellenmesi yerli üretimin teşvik edilmesi ile mümkün olacak. Bu açıdan bakıldığında kulağa hoş geldiği söylenebilir. Ancak bunun gerçekleşmesi için bir dizi politikalar üretmenin yanında etkili para politikalarına, yasal ve bilimsel çalışmalara da ihtiyaç olduğu bir gerçek. Mevzuat açısından atılan adımlarla devletin destek mekanizmaları, özellikle ihracata yönelik ürün ve hizmetler geliştiren, dışa bağımlı sektörlerde yerli üretimi destekleyen bir çizgide ilerliyor. Hazine ve Maliye Bakanlığı,  Ticaret Bakanlığı, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, KOSGEB, TÜBİTAK, Kredi Garanti Fonu ve Halk Bankası gibi kuruluşların yerli ve milli üretimin atağa kalkmasında çok önemli çalışmaların merkezleri olduğunu görüyoruz. Bu destek türlerini ise hibe, geri ödemeli finans, kredi faizi, vergi indirimi, eğitim, danışmanlık ve kefalet olarak sağlayan devlet organları, özellikle dışa bağımlı yüksek katma değer yaratacak sektörleri canlandırmayı hedefliyor.

Ancak tüm bu atılan adımlara ek olarak bir de zihinsel bir dönüşüme ihtiyacımız var. Türk toplumunun ve kamunun satın alma davranışlarının yabancı menşeili ürünlerin tüketimini tetiklediği bir gerçek. Bir de içeriden muadilini bulamadığımız ürünler var ki bu durumda tercihi ortadan kalkıp zorunlu bir tüketimin varlığından söze ediyoruz. Enerji, sağlık, havacılık, uzay, otomotiv, raylı sistemler, bilişim ve savunma sektörleri gibi öncelikli sektörlerde teknolojik ürün yelpazesinde ciddi olarak dışa bağımlıyız. Son döviz hareketliliği ile bu bağımlılığın günlük yaşama, sokağa yansımalarını gördük. Bunu bir ders niteliğinde ela alıp millileşmeyi daha iyi anlamak gerekiyor.

Hükümet kanadında atılan adımlar yanında bürokrasiye çok önemli göreveler düşüyor. Yukarıda saydığım kamu kuruluşlarının çalışmaları ve performansları ile alınan destekleyici kararlar piyasaya yansıyacaktır. Devletin desteği yazılı kararlarda kararnamelerde, yasal değişikliklerde uygulama esaslarında kalmamalı. 

İş dünyasını atılım yapmak için gerilmiş bir yay gibi görmek lazım. Eleştiri ve beklentilerini yabana atmadan dinlemek, üretme ve ticarileşeme heveslerini iyi anlamak lazım. Burada iş dünyasını temsil eden TOBB, TESK, iş adamları örgütleri, TOSYÖV ve sendikaların ülkenin geçtiği her zor aşamada hükümete desteğini unutmayalım. Bu gün iş dünyası memleket için milli bir çalışma seferberliği olarak milli üretimin her kademesinde desteği hak ediyor.

Bizim millet olarak övgüye şayan birçok yönümüz olduğu gibi kötü bir alışkanlığımız da var. Büyük söylemlerle ortaya çıkan umutları pratik uygulamalarla sahaya yansıtamadığımızdan bazen çabucak söndürüyoruz. Millileşme böyle olmasın. Açık söylemek gerekirse bu gün Türkiye’de kalkınmada ön alacak başı çekecek en önemli kesim, icat eden, üreten, istihdam ve katma değer yaratan,  ticarileştiren gerçek kesim, girişimci kesimdir.  Bu girişimin ruhuna uygun bir devlet mekanizması piyasanın gerisinde kalmayıp milli üretimin önünü açacak çabayı göstermelidir. KOBİ’lerle ilgili çalışmaları ile Türkiye’de KOBİ politikalarına önemli katkılar sağlayan ve bu gün Dünya Gazetesi’nde yazmaya devam eden değerli Hocam Prof. Dr. Tamer Müftüoğlu’nun güzel bir tanımlaması vardır. Bürokratlarla ilgili. “Girokrat” der etkin bürokrasinin içerisinde yer alacak değer yaratan bürokratlar için.  Girişimci bürokrat kavramını Girokrat olarak özetler. Yeni fikirlerin, rekabetin ve üretimin eksenindeki girişimciliğin düşünce yapısı kamuya çok yakışır. Millileşme milli bir dava olarak meyvelerini toplayana dek işimiz çok.  

Üretene destek zamanı.



Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI