Sanayi üretimi ve hissedilir iyileşme - CÜNEYT ÖRKMEZ

10 Temmuz 2014 Perşembe 15:07

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) mayıs ayı sanayi üretim rakamlarını açıkladı. Sanayileşmede hedefleri olan Türkiye’nin sanayi üretimi bu mayısta geçen yılın aynı ayına göre yüzde 3.3 arttı. Ancak, bu veri son 6 ayın en düşük rakamı. Dönemsel açıdan sanayi de bir yavaşlama var. Sanayi üretiminde büyüme var ama düşük. Ocak ayında yüzde 7.1 olan, şubat, mart ve nisan aylarında yüzde 4.5 dolayında seyreden üretim artışlarının mayısla birlikte düşüşe geçmesinin sebepleri olmalı. Belirtiler Haziran ayında da sanayi üretiminde bir daralma olacağını gösteriyor. Buradan hareketle 2014’ün ikinci çeyreği için ekonomik büyümede de bir yavaşlama olacağını tahmin edebiliriz.

Bu düşüş nereden kaynaklanıyor ?

Ekonomiye etki eden bir kaç sebep sıralayabiliriz.

Birincisi çok tartışılan faiz kararı. Faizler yüksek ve ekonomide büyümeği etkiliyor yaklaşımı oldukça yaygın. Faiz kararının alınmasının ardından gelen aylara baktığımızda; örneğin ocak-nisan ortalamasında sanayi üretiminde devam eden düşüş mayısla birlikte daha küçük rakamlara ulaştı. Acaba faiz artırımının ekonomiye olumsuz etkisi iyiden iyiye mi kendini belli ediyor ? Faizler gerçekten üretimi etkileyecek düzeyde mi ? Bu faizlerle parayı kiraya vermek yatırım yapmaktan daha mı cazip ? Sorular sorular…

Faizler aslında o kadar da cazip değil. Hani yatırımı kes faize dön denilebilecek düzeyde etkili değil. Bu faiz rakamları ile paranızı faizle değerlendirmeye kalkarsanız zarardasınız. Son bir yıl içerisinde birikimini faizle değerlendirmeye kalkanların yüzde 4 zararda olduğunu söyleyebiliriz. Bu hesabı yaparken enflasyon ve faizden elde edilen stopajları da hesaba katmak gerek. Faizden ziyade iç ve dış konjektördeki gelişmelerin ekonomiye daha çok etkisi olduğunu söylesek yanlış olmaz. Faiz kararı da zaten  17 Aralık süreci sonrasında alına kararlardan biriydi.  İçerden gelen ve hatta dışarıya da yansıyan bir diğer konu ise gezi olayları oldu. Sınır ötesinde ise durum bizim için daha da karmaşık görünüyor. Önce Arap baharı ardından yakın coğrafyamıza meydana gelen Suriye, Irak hatta Ukrayna’da ki gelişmelere baktığımızda yine de kötü durumda olduğumuzu söylemek yanlış olur. Tabii ki bir de son 100 yılın en büyük ekonomik krizinini yaşandığı ve dünya ekonomisini etkileyen ve zor geçen bir son 7 yıllık dönemi de unutmamak gerek.  Türkiye ekonomisini etkileyen bu ayrıntılar birkaç gün önce MÜSİAD’ın verdiği iftar programında konuşan Başbakan Yardımcısı Ali Babacan tarafından da dile getirildi. Babacan yeni dönemle ilgili ekonomik gelişmeler hakkında bilgi verirken, önümüzdeki dönemde yoğun bir reform gündemlerinin olduğunu vurguladı. Babacan özellikle bu yeni dönemde enerji, sanayi, eğitim ve hukuk alanında önemli düzenlemeler yapacaklarının altını çizdi ve hedeflenen oranlarda büyümenin devam etmesinin bir başarı olduğunu belirtti. 

Şimdi Cumhurbaşkanlığı seçimleri var ve bunun da ekonomiye bekle gör etkisinin olduğunu söyleyebiliriz.

Aslında ekonomiyi etkileyen oldukça fazla mevzu var. Mevzu ne kadar çok olsa da bir bakıma Türkiye ekonomisi olumsuz gelişmeler karşısında belli bir bağışıklık sistemine sahip.   Bazen olumsuz gelişmeleri dönemsel değerlendirmekte yarar var.

Böyle bir değerlendirme hedefleri olanlara ve çabalayanlara moral verecektir. Umarız çabalar tedbirleri de beraberinde getirir. Daha iyi rakamlar ve hissedilir bir iyileşme için.

Cüneyt ÖRKMEZ

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI