Zor dönem - CÜNEYT ÖRKMEZ

19 Ekim 2014 Pazar 17:50

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, 2014 yılı büyüme tahmininin yüzde 4'ten yüzde 3,3'e düşürüldüğünü, enflasyon tahmininin ise yüzde 5,5'ten yüzde 9,4'e yükseltildiğini açıkladı.

Orta vadeli planın temel önceliği enflasyonu düşürmek. İkinci öncelik ekonomide morallerin en iyi olduğu dönemde bile nazar boncuğu gibi boynumuzda taşıdığımız cari açıkla mücadele.

Orta vadeli planın en dikkat çeken tarafı büyüme tahminindeki sert düşüş. Babacan, bu yıl büyüme tahminini yüzde 4'ten yüzde 3,3'e çektiklerini açıkladı. 2015 büyüme tahmini ise yüzde 5'ten yüzde 4'e düşürüldü. 2016 yılı için büyüme tahmini yüzde 5'te sabit tutulurken, 2017 büyüme tahmini de yüzde 5 olarak açıklandı.

Büyüme tahmini önemli çünkü sokağa etki eden, ekonominin yanında sosyal politikaları da derinden etkileyen istihdam konusunun temel bir bileşeni. Büyüme olmayınca işsizlik geliyor. Az olursa çok, çok olursa azalan bir işsizlik söz konusu. Türkiye ekonomisi kriz yıllarının ardından girdiği iç talep etkisi ile hızlı büyüme sürecinin sonuna geldi. Yeni bir çıkış arayacağız. Son çeyrek için erken olsa da hükümetin yıl sonu büyüme hedefi yüzde 3,3. Türkiye’de her yıl 500 bin kişi iş gücüne katılıyor. Buradan bakıldığında bu katılımın karşılığında en az yüzde 4,5 oranında büyümemiz gerekiyor.

Büyüme nasıl olur? Büyüme öncelikle yeni iş alanları yaratmak ve üretmekle olur. Ne üretirsek olur ? En başında istikrar üretmeliyiz. İstikrarımız vardı. Siyasi istikrarın hem içerde hem dışarıda yarattığı olumlu algının çok yararını gördük. Ulusal çıkarlarımız açısından bunu korumamız gerekiyor. Ancak iç ve dış gelişmeler de bizi rahat bırakmıyor. Suriye’deki savaşın etkilerinin ekonomik sonuçları bile başlı başına bir derin sapma sebebi değil mi ?

Orta vadeli planının bu şekilde olmasının sebeplerini iyi düşünmeliyiz. Ali  Babacan’ın ekonomi yönetiminde Türkiye önemli başarılar yakaladı. Yapısal reformlara hız vererek Türkiye'nin potansiyel büyümesini artırmak istediklerini belirtiyor. Potansiyel fırsatlar yaratmak güven duyulan bir piyasada yeşerir. Piyasa bu güveni gördüğünde yeni dinamikler yaratacaktır. Reel sektöre de burada önemli görevler düşüyor. Bekleyip görmek yerine yatırım eğiliminde olunur ise yaratıcı ve canlandıran çözümler gelecektir.

Ekonomi açısından morale ve yaratıcılığa bu dönem daha çok ihtiyacımız olacak.

Cüneyt ÖRKMEZ

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI