Eğitime Engel Mevsimlik Yaşamlar… - EKREM ASLAN

21 Haziran 2019 Cuma 09:18


Türkiye’de Özellikle eğitim olmak üzere kalkınma, sağlık, barınma ve sosyal koruma alanında yapılacak her müdahalenin, politikanın ve uygulamanın daha kapsayıcı olması gerekiyor. Ülkemizde hâlihazırda kronikleşmiş ve yapısal bir soruna dönüşmüş çocuk işçiliği, Suriyeli çocukların eklemlenmesiyle çok daha çetrefilli bir hale gelmiş durumda.  Uluslararası Çalışma Örgütü’nün (ILO) Çocuk işçiliği ile ilgili tanımında; 18 yaşından küçük çalışanlara “çalışan çocuk” ve bu yaştakilerin çalışma biçimine de çocuk işçiliği – istihdam denilmektedir. Yaş sınırı işin kapsamına ve zorluk derecesine göre 12’ye kadar düşebilmektedir. Ülkemizde ilgili mevzuata göre; 15 yaşını doldurmuş ve eğitimlerini tamamlamış çocuklar, bedensel, zihinsel, ahlaki gelişmelerine zarar vermeyecek şekilde ve eğitimine devam edenler bu faaliyetlerine engel olmayacak tarzda hafif işlerde çalıştırabilirler. Kanunun bir başka maddesi ise sanayiye ait işlerde 18 yaşını doldurmamış çocuk ve genç işçilerin çalıştırılmasının yasak olduğunu belirtir.
Taraf olduğumuz BM Çocuk Hakları sözleşmesi’ne göre; taraf devletler çocuğa dinlenme, boş zaman değerlendirme, oynama ve yaşama uygun eğlence etkinliklerinde bulunma,  kültürel ve sanatsal yaşama serbestçe katılma hakkı tanırlar ve bunlarla ilgili uygun, eğlence etkinliklerinde bulunma, kültürel ve sanatsal yaşama serbestçe katılma hakkı tanırlar ve bunlarla ilgili uygun, eşit fırsatlar oluşturmasını teşvik ederler.   Çocuk işçiliğiyle ilgili tanımında Suriyeli ve Türkiyeli çocuk işçilerin ailelerinin sosyo-ekonomik durumları, bazı yönlerden benzeşmekte ancak bir çok farklılık da barındırmaktadır. Dolayısıyla yapılan müdahalelerin yararlanıcıların durumuna ve sosyo-kültürel yapısına özel, uygun ve çeşitli olması gerekiyor. Aynı zamanda çocuk işçiliğinin yapısal bir sorun olması, köklü alt yapı ihtiyacını doğuruyor. Türkiye’de yaşayan 1.420.000 Suriyeli çocuğun 850 bini okul çağında. Bu çocukların en temel haklarından biri olan eğitim hakkına erişiminin sağlanabilmesi için yeterli sayıda okul ve eğitimcinin oluşturulması gibi uzun vadeli çözümlerde bulunmak gerekiyor. Bu noktada kalıcı çözümler üretebilmek için çeşitli paydaşların koordinasyonuyla gerçekleştirilecek müdahalelerin önemli olduğu bir durumla karşı karşıyayız. Zor şartlar altında geçimlerini sürdürmek için Geçici Tarım işçisi çocukların yaşam şartlarının iyileştirilmesi için Kamu kurumları Yerel Yönetimler ve Sivil toplum kuruluşlarına büyük sorumluluk düşmektedir. Bu amaçla uzun yıllar çalışma imkanı bulduğum Adana Kent Konseyi Bünyesinde 2014 yılında Prof.Dr.  Adnan Gümüş Başkanlığında Adana Çocuk İşçiliği İle Mücadele ve çalışan çocukları izleme Komitesi kurulmuş, komite adana Türkiye ve Dünya’daki Çocuk işçiliği Nedir? Nasıl çözülür sorusunun cevabını aramış ve çözüm için kamu-sivil kurumların üzerine düşen görevleri belirtmiştir.
Ekonomik faaliyetlere katılma zorunluluğu Çocuklarımızın en temel hakkı olan eğitimlerinin önüne geçmiştir. Nitekim ilgili raporları incelediğimizde Ekonomik Faaliyetlere katılanların % 50 si okula devam edememektedir.  Bu oran 15- 17 yaş grubunda % 66 lara çıkmaktadır. (Tüik -2014)
Çocuklarımızın yeri iş değil okullardır. Okullarımıza döndürmek için politik kararlılık ve tarafların kararlılığı ile pek çok sorun kısa sürede çözülebilmektedir. Ekonomik zorunluluklardan dolayı tarım işçiliği için gelen ailelerin yeri çamur içinde elektriksiz, susuz, tuvaletsiz çadırlar değil, sağlıklı evler, sağlıklı beslenme ve sağlıklı ortam, sağlıklı yollar ve nitelikli okullar olmalıdır.  Bunu sağlamak, Mevcut yasal düzenlemelerdeki boşlukların tespit edilerek gerekli değişikliklerin yapılması, yasal düzenlemelerin uygulanması ve denetlenmesi için gerekli sistem ve mekanizmaların kurulması, Gerekli Sosyal ve ekonomik müdahalelerin tasarlanarak topyekün uygulanmasıyla gerçekleşecektir.
 Geride bıraktığımız hafta içerisinde yer alan 12 Haziran Çocuk işçiliğiyle mücadele gününün bir başlangıç olacağını ümit ediyor. Çocuk işçiliğiyle mücadele konusunda hepimizin hassas ve bilinçli davranmamızı temenni ediyorum.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI