Son Gelişmeler Işığında… - FARUK ÖNALAN

11 Kasım 2019 Pazartesi 00:33

Dünyanın Jeopolitik ve Jeostratejik açıdan en önemli bölgesinin tam ortasında, üzerinde hesapların bitmediği ve kıyamete kadar da bitmeyeceği topraklardayız.  Taşeron terör örgütleriyle, yaptırım tehditleriyle, silah ambargolarıyla, bizi hizaya getirme, belirledikleri çizgi içinde kalmaya zorlama çabaları ve tüm bu hesaplar, projeler karşısında bugün A, B, C planları olan güçlü bir Türkiye..

Artık terörizme karşı mücadelede, topraklarımızda savunma pozisyonundan çıktık ve terörizmi kaynağında yok etme stratejisine geçtik. Bunun ilk adımını da 15 Temmuz ihanet kalkışmasından hemen sonra Fırat Kalkanı Harekâtı ile gerçekleştirdik ki bu harekât ile ülkemizde birçok terör saldırısı gerçekleştiren DEAŞ’ın, yaklaşık 3 bin teröristini etkisiz hale getirerek belini kırdık. Terör örgütü PKK/YPG’nin kontrolü altındaki bölgede yaşayan Bağdadi’yi, Türkiye’ye yakın bir yere geçişini sağlayıp burada operasyon yapmakla Türkiye’yi zan altında bırakma projesi de tutmadı. Zira Bağdadi’nin yakalanması konusunda altın değerindeki istihbaratların elde edilmesi yanı sıra Bağdadi’nin eşi, ablası, eniştesi dahil en yakın 13 adamı Türkiye tarafından ele geçirildi.

ABD/AB desteğiyle, sınırları Akdeniz’e uzanacak bir PKK/YPG devleti hesabını Zeytin Dalı Harekâtı ile yerle yeksan ediverdik. Ardından Barış Pınarı Harekatı ile Suriye sınırımız boyunca PKK/YPG oluşumunu yok etme amacıyla harekete geçerek  6 gün içinde Batı’nın parlatmaya çalıştığı YPG/SDG’ye ağır kayıplar verdirip Rasulayn ve Tel Abyad’ı terör belasından temizledik. Bu operasyon ile alakalı en çarpıcı cümle İsrail Jerusalem Post analisti, Seth J. Frantzman’dan geldi, “Suriye’nin doğusunda çöküş: 6 yıllık çalışma 6 gün içinde yok edildi.”

 Besleyip büyütmeye çalıştıkları, legal göstermek için kılıf üstüne kılıf giydirdikleri PKK/SDG’nin yok olmaya başladığını görünce ABD, AB hatta Körfez ve Arap Birliği ayağa kalktı ve operasyonun bir an önce durması için akla hayale gelmeyecek tehditler savurmaya çalışsalar da Türkiye geri adım atmadı. Ve çaresizce Türkiye’nin şartlarını kabul etmek zorunda kalacakları masaya oturdular.

Tehdit dili sadece Suriye ile sınırlı değildi elbette. Türkiye, Batılı güçlerin Doğu Akdeniz’de sondaj çalışmalarımıza yönelik gözdağı amaçlı gerçekleştirdiği tatbikatlara, kendi aralarında yaptıkları anlaşmalara ve de yaptırım tehdidi açıklamalarına aldırış etmedi. Türkiye’nin geri adım atmayan kararlı duruşu karşısında, Güney Kıbrıs Rum yönetimiyle Doğu Akdeniz 7. Parselde sözleşme imzalayan  İtalyan petrol şirketi ENI ve Fransız petrol şirketi Total konsorsiyumu çalışmalara burada başlamayacaklarını belirttiler. İtalyan ENI’nin Yönetim Kurulu Başkanı Claudio Descalzi "Sondaj kuyusu için savaş çıkarmak istemiyoruz" açıklamasında bulundu.

Son olarak; Suriye ve Doğu Akdeniz’deki hareketlilik sürerken ülkemizde tarihi bir gelişme daha yaşandı. Bakü-Tiflis-Kars Demiryolu hattını kullanarak Çin'in Şian şehrinden yola çıkan 42 vagonluk Çin Demiryolu Ekspresi ( China Railway Express)  Ankara üzerinden Marmaray hattına giriş yaptı. Buradan Edirne üzerinden Bulgaristan’a geçecek ve son durak Prag’a ulaşacak. Genel olarak ise 2 kıta, 10 ülke, 2 deniz ve toplamda, 11 bin 483 kilometrelik yol.  Suriye’de DEAŞ projesi bitmeye yüz tutunca yeni hedefin Pakistan-Afganistan hattı olacağını 4-5 yıl önceki paylaşımlarımda belirtmiştim. 6 Kasım tarihinde, Afganistan’dan çıkan bir grup DEAŞ teröristi, Tacikistan-Özbekistan sınırında Tacik askeri kontrol noktasına saldırdı. İki gün sonra DEAŞ’ın yayın organı Amaq, saldırıyı üstlendi ve saldırıda yer alan teröristlerin fotoğraflarını yayınlandı. Tüm bu gelişmeler ışığında, tarihi ipek yolunun yeniden hayat bulması sonrası ve ilk demir ipek yolu treninin geçiş güzergâhında bulunan Duşanbe’de böyle bir terör saldırısını (üstelik Afganistan geçiş yapan teröristlerle) gerçekleştirilmesi zamanlama açısından son derece manidardır.

Enerji kaynaklarımız belki sınırlı ama enerji nakil hatlarının tam göbeğinde duruyoruz. Her zamankinden daha güçlü, dirayetli ve sağlam durmamız gereken şu dönemde birbirimiz ile uğraşmak yerine bir ve beraber olup sıkıca kenetlenmekten başka çaremiz yok. Zira biz bir olduktan sonra sırtımızı yere getirecek hiçbir beşeri güç yoktur!

ALLAH YAR VE YARDIMCIMIZ OLSUN

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI