BIRAKIN AZICIK ÖĞRETMENLİK YAPALIM! - GURBET DUYMUŞ

18 Nisan 2019 Perşembe 09:32

Çocuklar… Veliler… Öğretmenler… Eğitim dinamiğinin müthiş üçlüsü…

Öğrencilerimiz, çocuklarımız; yetiştirmek, iyi insan, doğru insan, başarılı insan, merhametli insan etmek için canhıraş çaba sarfettiklerimiz…

Öğretmen öğrenciyi sever.

Öğretmen öğrenciye değer verir.

Öğretmen öğrencinin sorunuyla ilgilenir.

Öğretmen öğrencinin duygusal gelişimiyle ilgilenir.

Öğretmen öğrencinin akademik gelişimiyle ilgilenir.

Öğretmen öğrencinin doğru düşünce ve davranış gelişimiyle ilgilenir.

İşte tüm bu noktalarda öğretmen sürekli bir çaba içerisinde bir mücadele halindedir. 

Öğrenci hastalandığında ilgilenen, ıslak öğrencisinin velisine ulaşamayınca arabadaki yedek giysisini giydirendir öğretmen. Annesi sabah kahvesinden dönemediği için evin kapısında kalıp okula aç gelen öğrenciyi doyurandır öğretmen, DYK’de olduğunu söyleyip okul dışındaki tehlikeli alanlarda gezen öğrencileri toplayıp, okula getirip sıkı bir nasihat çekip ailelere bilgi verendir öğretmen. Gece yarılarına kadar çalışma yaprağı, ders notu hazırlayıp öğrencisinin daha iyi nasıl geliştireceğinin derdinde olandır öğretmen. Okuması, anlatması, kendini doğru ifade edebilmesi için kitapların büyülü dünyasına teşvik edendir öğretmen. Güzel huy, güzel ahlak, güzel davranışlar için tatlı dille teşvik edendir öğretmen; anadır, babadır, candır öğretmen…

Tüm bunların yanında;küfreden öğrencisini güzelliğe çağıran, henüz 5. sınıf öğrencisi olmasına karşı saçını sapsarı boyayan öğrencisini kollayıp, onunla konuşan, annesinin bıçak çektiği öğrenciyi korumaya çalışan, dersini en iyi biçimde anlatmak için çabalayan, buna karşın dersi kaynatan öğrenciyi uyardığında velinin kapıdan parmak salladığıdır öğretmen…

Öğretmen uyardığı öğrencinin velisiyle görüşeceğini söylediğinde alaycı bir gülümseme ile “velilerimiz zaten sizi şikayet etti, he he he!…” diyerek güldüğüdür öğretmen.

Darp edilen, tehdit edilen, uyarılan hatta öldürülendir öğretmen.

Hiçbir öğretmen öğrencisinin düşmanı değildir. Öğretmen öğrencisinin en iyi şekilde yetişmesi için uğraşır. Bilir ki iyi yetişen, ahlaklı yetişen, merhametli yetişen her çocuk ülkenin geleceğine yapılan yatırımdır. Bir çiçek özeniyle bakar öğrencisine çünkü doğru yetiştireceği çocuklar ülkede katillerin, sapıkların, hırsızların azalması demektir, ülkede iyi insanların çoğalması demektir. Hayatın güzelleşmesi, toplumun güzelleşmesi demektir.

 

 Çoğu zaman veli öğretmeni şikayet eder; çocuğa yan bakmıştır, çocuğun davranışını uyarmıştır, çocuğa notu az vermiştir. Hep çocuk, hep veli haklıdır, öğretmen haksızdır. Yahu bu öğretmenin de çocukları, eşi, ailesi var, senin çocuğunun hakkını  neden yesin? Neden durduk yere çocuğunu uyarsın? Mahalle kabadayısı mı da yan baksın? Kul hakkı yemeye çok mu meraklı da senin çocuğunun hakkını yesin? 

Öğretmen öğrenciyi yormayacak.

Ders anlatacak ama tekrar istemeyecek.

Ödev vermeyecek.

Kitap okutturmayacak.

Çocuk sınıfta her küfrü edecek ama öğretmen uyarmayacak.

Çocuk oturmayı, kalkmayı bilmeyecek ama uyarılmayacak.

Çevresini rahatsız edecek ama uyarılmayacak. 

Buna mukabil;

Çocuk süper başarılı olacak. 

Her yazılıdan “100” verilecek.

Hep övülecek, asla yanlışı söylenmeyecek. 

Hatalı davranışı uyarılmayacak.

Girdiği her sınavı kazanacak.

En ufak bir uyarıda öğrencinin psikolojisi bozulacak, öğretmen itinayla tehdit edilecek, dövülecek hatta gerekirse öldürülecek…

Ne olacak canım, öğretmen işte, altı üstü öğretmen. Her şeyin sebebi olan, iyi bir şey yapamayan hep kötü olan öğretmen, sınıfta konuştuğu kelimeye kadar karıştığımız, bir türlü beğenmediğimiz, beğenemediğiniz öğretmen…

Hatta “50” gün devamsızlık yapıp sınıfta kalan, söz geçiremediğiniz çocuğunuza toz kondurmayıp, sorumlu bildiğiniz öğretmen.

Hele biraz gerçekçi olun, gözünüzü açın; öğretmen çocuğunuzun dersine bir dönem, üç ay, beş ay girer, bir yıl, üç yıl girer ama bu çocuklar ömür boyu sizin. Eşinizi beğenmez boşarsınız, komşunuzu beğenmez evinizi değiştirirsiniz, arkadaşınızı beğenmez konuşmazsınız, elbisenizi beğenmez giymezsiniz, başkasına verir ya da atarsınız.

Kusura bakmayın! 

Evlat ne atılır!

Ne satılır!

İyi olursa da evlat sizin! Kötü olursa da evlat sizin!

Evlatlarınız sadece bugünlerde bizim ve biz öğretmenler onların hakikaten iyi olmalarını, düzgün olmalarını, mutlu olmalarını istiyoruz. Öğrencilerimizi seviyoruz.

Allah aşkına sayın veliler!

Bırakın azıcık ÖĞRETMENLİK yapalım!

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI