EĞİTİM(sizlik) - HAKAN GEDİKTAŞ

13 Temmuz 2018 Cuma 09:25

                  Son günlerde yaşanan ve büyük , küçük  herkesi derinden yaralayan çocuk istismarı haberlerini  bir biri ardına yazılı ve görsel medyadan takip ediyoruz; ve ne yazık ki görünen daha takip etmeye devam edeceğiz. Ne yazık ki diyorum çünkü olayların  yaşandığı  bölgeleri incelediğinizde Türkiye’nin sadece bir bölgesinde değil tüm genelinde bu tür iğrençliklere rastlıyoruz. Hiç düşündünüz mü acaba niye böyle….?

            Ben size dilimin döndüğünce söyleyeyim , ”EĞİTİM(sizlik)”….. Bazılarınızı duyar gibi oluyorum , öğretmenim siz de her şeyi döndürüp dolaştırıp hep EĞİTİM’e bağlıyorsunuz. Şöyle arkanıza yaslanıp lütfen bir-iki dakika düşünün yaşadığınız çevrede  var olan ve sizi rahatsız eden aksaklıkları… Ben hemen sizin yerinize birkaç örnek vereyim. “Trafikte kırmızı ışık ihlali yapan sürücüler , bankamatik sırasında para çekerken sanki sizin hesabınızın ortağıymış gibi davranıp kafasını para çektiğiniz ekrana uzatan vatandaşlar , yaya geçidinden  yeşil ışık yanmasına rağmen yolun bir türlü karşısına geçemeyen çocuklarımıza , kadınlarımıza , kızlarımıza yol vermeyen şöför (!) ler , otobanda aracınızla seyrederken birden önünüzdeki son model yolcu otobüsünden kocaman mavi çöp poşetini yola fırlatan muavin arkadaş , tiyatro izlemek için gittiğiniz salonda cep telefonunu kapatmayan izleyici, ya da biraz daha uç bir örnek vereyim , uçak firmasından en pahalı biletini (business clas) alıp en pahalı takım elbiseyi giyip ancak seyahatin tam ortasında kunduralarını ve çoraplarını çıkarıp ayaklarını önündeki koltuğa uzatan elit (!) yolcu…….YETER kesinlikle bence de yeter. Çünkü daha devam etmeye kalksam sırf örneklerle bütün bir  gazeteyi dolduracak malzeme mevcut hafızamda…

            Gördüğünüz gibi günlük yaşadığımız bu olumsuz örnekleri toplumun her kesiminden insanların yapabildiğini görüyoruz. Bu yaşanan olumsuz örneklerin ne zenginlikle , ne fakirlikle ,ne bölgesel farklılıklarla, ne de cinsiyetle bir alakası var. Tek ortak paydaları  alamamış oldukları doğru “EĞİTİM”. Şimdi size soruyorum; eğer okullarımızda ilkokul sıralarında başlayıp daha sonra kademeli olarak lise hayatları boyunca öğrencilerimize “CİNSEL EĞİTİM” verilmiş olsaydı durum farklı mı olurdu……?  Onlara çocuk yaştan vücutlarını anlatsak, cinsellik ile ilgili toplum baskısından dolayı tabu olarak bilinen bir takım bilgileri daha onlara bu yaşlardan itibaren versek. Ancak tam tersine  yasak, günah ya da ayıp diyerek onları bu konularla ilgili hep öteliyoruz. Aslında tozları halının altına gizliyoruz ya da kartopunu görmezden gelip daha sonra üstümüze düşen çığ’dan nasıl kurtuluruzun yollarını arıyoruz.

            Ne yazık ki Türkiye’nin ihtiyacı olan “EĞİTİM” reformunu hayata geçiremediğimiz sürece bu sorunlar daha da artarak devam edecektir. Eğer biz okullarımızda   çocuklarımıza “ÖĞRETİM” odaklı değilde “EĞİTİM” odaklı bir program uygulayıp onlara  toplum ile beraber yaşamamızın gerektirdiği kuralları öğretemediğimiz sürece , sanki memlekette herkesin bir üniversiteyi bitirmesi zorunluymuş fikrinden soyutlanıp ve bu vesile ile sınav odaklı gitmeyi bırakmadığımız sürece ve en önemlisi çocuklarımızın mutlu bireyler olarak yetişmesi gerçeğini unutup onlara gereken önem ve değeri vermediğimiz sürece, yazımın ilk başında bahsettiğim başta cinsel istismar ve daha sonra anlatmaya çalıştığım diğer sosyal sorunlar artarak devam edecektir….Çözüm , EĞİTİM-EĞİTİM-EĞİTİM….Sonra da “ÖĞRETİM”…..

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI