Öğrenmenin yaşı yok - HAKAN GEDİKTAŞ

18 Kasım 2018 Pazar 15:51

Bugün çuvaldızı kendimize batırma vakti…

Arabanızla giderken trafik ışıklarına yaklaştığınızda ışık sarıya dönerse ve ışıktan geçecek zamanınız da varsa ne yaparsınız.?

Durur musunuz.? Çoğu yetişkinin durmadığı gibi sizde durmazsınız diye düşünüyorum… Şimdi dönelim bu durumu çocuklarımıza uyarlayalım. Çocuklar da buna benzer sinyaller aldıklarında yanlış davranışlarını durdurmazlar. Yetişkinler “SARI” ışıkta neden durmuyorlarsa çocuklar da aynı sebepten dolayı durmazlar. Başka bir değişle durmak isteğe bağlıdır, zorunlu değildir.

Günümüzde anne ve babaların birçoğu, çocuklarının yanlış davranışlarını durdurmak için bilmeden yanlış sinyaller göndermektedirler. Bu yanlış sinyallerin asıl nedeni sınırlar konusunda net olmayan iletişimdir. Yani başka bir değişle “DUR” işaretinin aslında gerçekten durmayı zorunlu kılmadığını, ”hayır”ların aslında “evet” ya da “olabilir” anlamına geldiğini ebeveynlerin görememeleridir. Sınırlardan kastımız ise aslında çocuğumuza vermeye çalıştığımız mesajın söyleniş biçimidir. Bu da genelde iki şekilde uygulanır tüm yetişkinler tarafından. Sert ya da yumuşak… Aynı aşağıdaki örnekte olduğu gibi…

Yedi yaşındaki Çağrı, annesinden izinsiz reçel yememesi gerektiğini biliyordu ancak annesi balkondan komşusu ile görüşürken fırsat bu fırsat gizlice buzdolabını açarak reçeli yemeye başlamıştı. Annesi Çağrı’nın reçeli aldığını fark edince “Çağrı! İzin almadan reçel yiyemeyeceğini biliyorsun” dedi. Çağrı masum masum annesinin yüzüne bakarak yemeğe devam etti. Annesi konuşmaya devam ediyordu. “Her istediğinde reçel gibi dişlerinin çürümesine neden olabilecek şeyleri yememelisin. Önce bana sor. Tamam mı.?” Çağrı başını sallayıp duruyor ancak bir taraftan da reçeli yemeye devam ediyordu. Reçelin en son kısmını da yerken annesi, “Umarım anlamışsındır hayatım, bir dahaki sefere lütfen benden izin almayı unutma olur mu.?” Dedi. Çağrı da annesini onaylarcasına başını salladı.

Çağrı’nın annesinin yumuşak sınırları olduğunu görüyoruz. Sizce konuşmasını bitirdiğinde vermesi gereken mesajı verebilmiş midir.? Çağrı bir dahaki sefere izin almadan reçel yememesi gerektiğini öğrenebilmiş midir.? Elbette annesinin söylediklerini anlamış ancak , annesi konuşurken de bir tabak reçeli midesine indirmiştir. Aslında Çağrı bu konuşmadan zaten bildiği bir şeyi yani, annesinin nasihatlerini sabırla dinlediği sürece istediği zaman reçel yiyebileceğini öğrenmişti…Yani Çağrı’nın annesi vermek istediği mesajdan aslında çok daha farklı bir mesaj vermişti.

Değerli ebeveynler, yumuşak sınırlar genellikle teoriktir, pratik değildir. Ayrıca karmaşık mesajlar içerdiğinden yetişme çağında olan bir çocuk tarafından sınırların zorlanmasına yol açar. Sözlü mesaj genelde “dur” der ancak “davranışsal” mesaj durmanın gerekli ya da zorunlu olmadığını ifade eder. Çağrı oğlumuz bu durumu çok net bir şekilde çözmüş ve sarı ışığa denk gelen birçok yetişkinin verdiği davranış şeklini sergilemiştir. Sarı ışığı görmüş ama yoluna devam etmiştir. Öte taraftan Çağrı ile annesi, reçel yememe konusunda muhtemelen bu tür konuşmaları defalarca yapmıştır.

Eğitim açısından yumuşak sınırların hiçbir etkisi yoktur. Yanlış bir davranışı sonlandırmaz tam aksine istenilen davranış değişikliğinin tersine sebep olurlar. Biz öğretmenler zaman zaman gerek sınıfta gerekse de okul yerleşkesinin farklı yerlerinde, karşılaştığımız yanlış öğrenci davranışları ile ilgili kesin ve net tavırlarla tepki veririz. Hatta bazen sesimizin tonunu yükseltmek zorunda kalırız. Bu durum kimi ebeveynler nezdinde çocuklarının psikolojisinin bozulduğu yönünde serzenişlere yol açar. Ancak unutmamalı ki siz değerli ebeveynlerin evlerinizdeki çekirdek aile yaşam alanları ile okul ortamındaki toplulukla paylaşılan yaşam alanları arasında çok büyük farklılıklar vardır. İşte zaman zaman karşılaşılan bu tür davranışlara verilen farklı tepkiler aslında birçok ebeveynin evlerinde vermeleri gereken ancak vermedikleri doğru davranış eksikliklerinden kaynaklanmaktadır.

Unutmayalım, çocuklarımıza karşı kullandığımız net olmayan, ucu açık cevaplar ya da cümleler, çocuklarınızın siz değerli anne ve babaların sınırlarını zorlamaya davetiye çıkarır. Gelin daha işin çok başındayken çocuklarımıza onların iyilikleri için ve en önemlisi onların doğru yetişmeleri için “HAYIR” demesini öğrenelim. Ne demişler öğrenmenin yaşı yok….

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI