NASIL “BAŞARISIZ” OLUNUR - HALİL İBRAHİM ERTİK

1 Mart 2019 Cuma 00:19

                Kendi varlığını bile, amacı için adayan insanın iradesine karşı hiçbir engel bulunamaz. İrade yani dilek ve istekler her zaman her konuda başarılı olmaya odaklanmıştır. Kişinin bu irade doğrultusunda oluşan amacına göre davranış şeklini oluşturması, kendi yetenek ve isteklerinin nihayetine varana kadar çalışması, bunun yanında çevresine faydalı olabilme gayretidir başarı. Öğrencilik yıllarında hedef belirlemek, planlamak, programlamak, çalışmak, tekrar etmek, üstüne koymak, tekrar çalışmak… başarıya götürdüğü bilinen davranış kalıplarıdır. Uyarıcı olması temennisi ile “başarısızlık” kalıbı üzerinden öğrencilere seslenmek istedim bu hafta.

                Sevgili öğrenciler, hayatta atlatmanız gereken sınavlardan çok çok önce düşlediğiniz, kurduğunuz hayalleriniz ya da hedefleriniz yok mu? Ya da hayalleriniz var fakat bu hayaller bir yaprak gibi rüzgar nereye eserse o tarafa mı sürükleniyor? Bir polis gördüğünüzde polis olmak istiyordunuz da birden doktor olmaya mı karar verdiniz? Aa bir de netlerinizi gözden geçirdiniz ve daha realist bir hedefiniz olması için mühendislik hedefiniz mi oluştu? Birden eczacı olma geldi içinizden, bir müddet bu içinizi dinlediniz ve konuştunuz sonra mikromanik oldunuz da bir liseyi bitirsem yeter bana demeye mi başladınız? Hayaller, istikrasız bir şekilde yer mi değiştiriyor? E o zaman koskoca bir “tebrik”i hak ettiniz. Neden mi? Çünkü başarısızlık yolunda koskocaman ve sağlam bir adım attınız.

                Hayata hazırlanırken çalıştığınız derslerde çalışıyor gibi mi yapıyorsunuz? Alın size bir tebrik daha. -mış gibi yaptığınız, çalışma masası başında aşık ve maşuk gibi birbirine bakan kitap ve sizden oluşan bu ambiyans, zaman israfı ve kendini kandırmaktan başka ne olabilir ki? Yoksa büyüklerinizin gülerek anlattığı kitabın arasına çizgi roman koymak klişesini çok mu değerli buldunuz da ders çalışıyor –mış gibi yaparken interaktif oyunlarla zaman geçiriyorsunuz? Ders çalışma sürecini çalışma masası ve çalışma ortamı dışında televizyon izleyerek, müzik dinleyerek, yatarak, sohbet eden ebeveynlerinizi dinleyerek mi geçiriyorsunuz? Evet odaklanma sorunu diye bir şey bilmiyor ya da bilmezden geliyorsunuz. Dolayısı ile yine –mış gibi yapıyor ve boşa zaman geçiriyorsunuz. Ki bu geçen zaman hayallerin de yakalanacağı ya da yakalanamayacağı, gerçekle yüz yüze kalınacağı bir zamana yaklaştıran bir zaman… Bu yüzden başarısızlık yolunda ilerlemede bir tebrik daha aldınız.

                Her gün ve belirli bir sürede olmak üzere kitap okumuyor musunuz? Tebriklere doymuyorsunuz demektir. Kitap okumadan eğitiminizde başarı sağlamanız neredeyse imkânsızdır. Ders dışı hikaye, roman, demene v.b kitap okumak beyne öğrenmek için antrenman yaptırmak demektir. O halde kitap okumayarak yeni kelime ve kavramlar öğrenemiyor, bilgi hazinenizi genişletemiyor, kısır döngü içinde dönüp duruyorsunuz. Yeni karakterler, olaylar, durumlar gibi aklınızda tutmanız gereken birçok şeyle karşılaşamıyorsunuz. Beyninizde değişik hatıralar oluşturamıyor, beyninizi bu kıymetli antrenmandan alıkoyarak hafızanızı geliştiremiyorsunuz. Bu şekilde yine başarısız olma yolunda emin adımlarla ilerliyorsunuz.

                Günlük endişeleriniz daha çok kafanızın dışı ile ilgili mi? Profesör Necati Cemaloğlu’nun tabiri ile kafanızın dışına mı yatırım yapıyorsunuz? Sabah kalkınca göreceğiniz derslere 5-10 dakika hazırlık yapmak çok zahmetli ve kasvetli geldiği halde yarım saat, saçınızla başınızla kısaca ayna karşısında uzun süre dış görüntünüzle mi uğraşıyorsunuz? Saçı daha iyi fönlenmiş ya da jöle sürülmüş olan sınavda başarılı sayılıyor diye bir gerçekliğe mi inanıyorsunuz? İşte başarısızlık için kat ettiğiniz yolda bir hayli mesafe aldınız. Yine tebrikler size.

               

                Arkadaşlarınızın her türlü teklifine açık mısınız? Bir arkadaşınızın “haydi bahçede oyun oynamaya”, diğerinin “haydi sinemaya”, ötekinin “haydi maça”… gibi tekliflerini hiç boş çevirmiyor ve hepsinin sevgisini kazanıyor musunuz? E tabi kırılmasın hiç biri. Arkadaşlık önemlidir değil mi? Tekliflere hayır derseniz ders çalışmaya zaman kalacaktır. Olmaz öyle şey. Başarısızlığı nasıl elde edeceksiniz sonra? Hiçbir arkadaşınızı kırmayarak başarısızlık hedefinize giden yolda kocaman bir tebrik daha hak edeceksiniz. Çünkü sesi duyuldu. Başarısızlık “haydi haydi” diye bağıra bağıra geliyor. Eğlenceli ve bedenen yorucu vakit geçirecek, arkadaşlarınızca dışlanmayacak, hor görülmeyecek, alay edilmeyeceksiniz. Yorgun argın eve geleceksiniz. Bakın şimdi şu işe. Bir yeriniz ağrımaya başlayacak ya da uyku çökecek üzerinize, duş almak şu yana dursun akşam yemeği bile zor gelecek. Yine tebrikler.

                “Dakiklik” sıkıntısı mı yaşıyorsunuz? Devam edin lütfen. Saatinde yatıp saatinde kalmıyorsunuz. Okula başlama zilinden sonra okula gidiyorsunuz. Derse başlama zilinden dakikalar sonra derse giriyor, teneffüse çıkış zilinden saniyeler sonra bahçede oluyorsunuz. Teneffüslerde koşup, oynayıp ya da biraz yetişkin iseniz sohbet edip öğretmen derse girdikten sonra derse giriyor ve bir de tuvalet ihtiyacı için izin istiyorsunuz. İşte başarısız olma yolunda aranan kıymetlerden biri olan dakik olmama özelliğini de üzerinizde taşıyorsunuz. Bir tebrik de buradan gelsin size.

               

                Okumuyorsanız o halde yazmıyorsunuz da değil mi? Ders notu tutmuyor, yazarak çalışmıyorsunuz. Öğretmenin “yaz çocuğum” dediği bir anda kalem ucunuz bitmiş oluyor hatta kaleminiz kırılmış oluyor ya da hiç kaleminiz olmuyor. İşte aranan başka bir özellik: Tertipli, düzenli olmamak. İyice ve kalıcı anlamak için yapılan önemli bir eylem olan okuyarak ve not tutarak, temize geçirerek öğrenmeyi pekiştirmiyorsunuz. Yazmak gibi bir yaratıcı aktiviteye katılmayarak performansınızı yükseltmiyor, öğrenme eylemine yardımcı olmuyorsunuz. Başarısızlığa giden yolda tebriklere doymuyorsunuz.

 

Zorluklardan kaçıyor ya da kaçınıyor musunuz? Aranan en önemli özellik diyebiliriz başarısızlık için… mücadele etme, asla vazgeçmeme, öğrenme zorluklarına karşı savaşçı olma özelliğiniz de yok. Kesin soruyu öğretmen çözünce anlıyor ama siz çözmeye kalkınca bir de sorunun şekli değişince çözmeniz imkânsızlaşıyor değil mi? O da öğretmenin suçu zaten. Tüm soru örneklerini size çözmesi gerekirdi. Öğretmen örnek soruda a bölü 2 eşittir 5 ise a 10 dur şeklinde sonuçlanan bir soruyu çözüyor ama size gelen soru: 10 bölü a eşittir 5 ise a kaçtır diyerek çok değişik bir şekilde değişiyor. Haklısınız soru değişik. Hiç uğraşmaya gerek yok. Uğraşırsanız, mücadele ederseniz başarısızlık elden gidecek. Öğrenmede karşılaştığınız zorlukların üstüne gitmemekle bir tebrik daha aldınız başarısızlık yolunda.

Ödevlerinizi erteliyorsunuzdur da siz. İşte bu! Akşama yaparım, yarına ya da hafta sonuna yaparım gibi düşünce ve söylemleriniz başarısız olmanın önemli unsurlarındandır. Bu görevlerinizi erteleyerek, sahilde koşup koşup kucaklıyor havada bir de döndürüyorsunuz başarısızlığı. Bu erteleme veya öteleme tembellik denen ve mutluluk verici bir eylemdir ki başarısızlık hedefine ulaşmada size kalkan olacaktır. Zamanında yapılmayan kolay işler birikerek “zor”un kendisi oluyor zaten. E bir önceki paragrafta zorluklardan kaçınarak aldığınız tebrike bir de buradan bonus gelsin o halde.

Bir de bu başarısızlık yolunda bolca yalan söylemek gerekecek. Unutmayın! Ders çalışıyor gibi yaptıktan sonra derslerimi yaptım bitirdim yalanı. Arkadaşlarla sinemaya, maça gitmek için ailenize birlikte ders çalışacağız yalanı. Ödevleri ertelemek için bugün öğretmen ödev vermedi yalanı. Mücadeleden kaçınmak için sorular görmediğimiz yerden çıktı yalanı. Derse geç kalınca midem bozuldu yalanı. Elektrikler kesikti, misafir geldi, kitabımı evde/okulda unuttum, defterime su döküldü falan falan falan. :)

Sevgili öğrenciler, bu kadar yalana, dolana, falana, gerek var mı? Maalesef siz yeni jenerasyonun büyük bir kısmı -geleceği görme tecrübesizliğinden olsa gerek- genelde söylenenin tersini yapmaktasınız. Başarısızlığa ulaşmak için yapılacak eylemlerin onlarcasından sadece bir kaçına değinmeye çalıştığım bu yazıdakilerin başta kendiniz, sonra aileniz, vatanınız ve sizden sonra gelecek nesilleriniz için tersini yaparak başarıyı seçmeye ne dersiniz?

Başarı insanı güçlü yapar, başarısızlık ise güçsüz.

Başarı insanı onore eder, başarısızlık ise onur kırıcıdır.

Başarı insanı özgürleştirir, başarısızlık ise emir kulu eder.

Başarı insana iyi gelir, başarısızlık ise mutsuz ve huzursuz eder.

Başarı insanı çekici kılar, başarısızlık ise itici.

Başarı insanın doğrularının ürünüdür, başarısızlık ise yalanlarının.

Seçim sizde…

Zafer, zafer benimdir diyebilenindir. Başarı ise başaracağım diye başlayarak sonunda başardım diyenindir. (Mustafa Kemal Atatürk)

Halil İbrahim ERTİK – Altıneller Okulları Genel Koordinatörü

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI