CİNAYET - HALİL ÜLKER

18 Temmuz 2019 Perşembe 00:41

Yıl 1935 ; Mustafa Kemal, Mahmut Esat Bozkurt'u yanına çağırarak “derhal mason localarını kapatacaksın bu işte seninde şeref payın olacaktır” demiş ve ölüm fermanını imzalamıştır. Varnalı Bulgar Yahudisi 33 dereceli Farmason Avram Benaroyas, Türkiye mason cemiyetinin kapandığını Moskova’da bir toplantı sırasında öğrendi. Sıkıntılı ve sinirliydi “o sarı lider ortadan suret-i katiyetle kaldırılacaktır. Mefkuremize imha edici darbe vuranların akıbeti feci şartlar altında ölümdür.” 1937 yılı ortalarında Atatürk'e ilk darbeyi, sinir organlarını zaafa düşürmek suretiyle indirdiler.  Atatürk'ün sinir organlarını felce uğrattılar. Atatürk'te zaman zaman burun  kanaması, baş dönmesi, istifralar karşısındakini tanımama baş göstermeye başladı. Yalova’da Atatürk'ü resmen muayene eden Prof.Dr Nihat Reşat BELGER, ilk teşhisini ‘karaciğer üçparmak kadar büyümüş ve sertleşmiştir’ diye koymuştur. Ve yine Atatürk'ün beyanına göre sürekli kaşıntı olduğu ve bu kaşıntıdan muzdarip olduğu kayıtlara geçmiştir, ve doğru da çıkmıştır... Yataşına, yaşam alanına,  et yiyen kırmızı karıncalar ( yalnız Çin ve Avrupa'da bulunan )  bırakılmıştır. Anlayacağınız, Masonlar elbirliğiyle Atamızı öldürme planını işleme koymuştur. Yavaş yavaş  öldürme planı devrede ; Atatürk'ün fenni rapora geçen hastalığı  ‘alkole bağlı Siroz' olarak tanımlandı. Oysa aynı rapora imza atan doktorlardan Prof.Dr. Neşet Ömer İRDELP daha sonra bunu kestirmek mümkün değil diyerek  'Hipertrofik Siroz' tanısına yöneliyordu. Yani 'alkole dayanmayan sıtma siroz.' 31 Temmuz 1938 günü Viyanadan gelen Prof.Dr. Eppinger Atatürk'e çiğ yemiş kürü uygulayarak bol bol kavun karpuz yedirmiş ertesi gün Almanyadan getirilen Prof.Dr.Bergman da Atatürk'e rendelenmiş elma yedirmiştir. Daha sonra bu iki doktor biraraya gelerek damar tıkanıklıgını düşünerek Atatürk'e 'salygran şırıngası ' uygulamaya karar vermişlerdir. Paristen getirilen Prof.Dr Fissenger ise yukarıdaki doktorlardan farklı olarak afyon mürekkepleri ile şibih kalavilerin ( akoloid ) verilmesini uygun görmüştür. Atatürk' ü tedavi eden doktorlar arasında Mim. Kemal ÖKE, Prof.Dr. Samuel Abrevaya Marmaralı masonluğu alenen bilinenlerdir. O dönemin içişleri bakanı Şükrü KAYA da masondu  Atatürk'ün ölümünden sonra düzenlenen birinci raporda ölüm sebebi karın içinde sıvı asit toplanması olarak gösterilirken ikinci raporda ise alkolle ilgilli karaciğer iltihabı neden olarak gösterilmiştir. Bu çelişkiye rağmen Atatürk'e ne Biyopsi ne de otopsi yapılmamıştır. Alkole bağlı siroz olabilmesi için 15 yıl süreyle günde en az 3 kadeh alkol alması gerektiği bilinirken Atatürk, Kurtuluş Savaşı yıllarında hiç alkol almamıştır. Salygran (Civalı İlaç ) 'ın Atatürk'ün tedavisinde ( Ajan Tedavi İlacı ) olarak kullanıldığı, aslında Mustafa Kemal'in bu ilaçla ağır ağır zehirlenerek öldürüldüğü ortaya çıkmıştır. Atatürk'ün daha önce sıtma geçirdiği bilinmesine rağmen, karaciğer ve dalağı yıpratan kinin ve atabrin gibi ilaçlar bol miktarda kullanılarak ölüm çabuklaştırılmıştır. Sadece 1937 yılında İstanbul eczanesinden Atatürk için 43 kutu kinin ilacının alınmış olması buna iyi bir örnektir. Malesef Atatürk'ün yaveri Cevat Abbas da masondu. Mavi gözlü liderin kaçacak yeri yoktu... Hainler, masonlar yavaş yavaş acı çektirerek mustafa Kemal'i öldürdüler. Mason localarının kapatılması emrini vermesi ölümünü hazırlayan ilk kıvılcım oldu. O dönemin insanları maalesef liderine sahip çıkamadı. Dünyayı dize getiren büyük lider, yılanların çiyanların et yiyen karıncaların arasına düştü. El birliğiyle öldürdüler. Mustafa Kemal cinayeti aynen böyle vuku buldu... Yorum siz saygı değer okuyucuların.     


Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI