Kubilay - HALİL ÜLKER

24 Temmuz 2019 Çarşamba 00:12

1930 yılının Kasım ayı, İstanbul'un Eren köyündeki Şevket Paşa köşkünün dev mangallarla ısıtılan büyük salonunda sözde şeyhler, dervişler ve o günlerde çok moda olan sözde 'Peygamber Torunları' toplanmışlardı.

84 yaşındaki Şeyh Esat, başladığı uzun soluklu konuşmayı kesik kesik sürdürürken zaman zaman konu dışına taşıyor ve anlamsız şeyler söylüyordu. Veliahtı olan oğlu Mehmet Ali, böyle durumlarda araya giriyor konuşmayı tekrar ana konuya çekip şöyle ateşliyordu; Din elden gidiyor, Mustafa Kemal'e karşı, kâfirlere karşı birşeyler yapmamız gerek. Padişah efendimizin tahtına yeniden oturması lazım. Bunun için ilk adımı Manisa'da atacagız. Şeyh Hazretlerimiz’in (Babası Esat Efendi’yi söylüyor) Manisa'daki halifesi İbrahim Hoca, şeriat'ın bayrağını orada açacak. Laik Cumhuriyet'ten ve devrimlerden rahatsız olan Mehmet Ali Efendi, yaşlı ve bunak babası Şeyh Esat'ın nüfuzunu kullanarak saltanatı geri getirmek istemektedir.

Böylece yakında ölmesi muhtemel babasının yerine kendisi oturacak, halife olacaktır. 6 Aralık 1930 Cumartesi akşam plan yapılır, 23 Aralık Salı sabahı müritler Menemen'e inerler. Namaz kıldıkları Köseköy Camii’nin mihrabına Arapça yazılı yeşil bayrak asarlar, ardından ilçenin meydanında toplanıp “Din elden gidiyor, kâfirler bize zorla şapka giydirecek, dinimizden ayıracak” diyerek esnafın dükkânlarını kapattırıp kendileriyle yürüyüşe katılmasını sağlarlar.

Aynı saatlerde 26 kişilik müfrezesiyle acele ettigi için yanına cephane almadan, sadece tatbikat mermileriyle olay yerine gelen Asteğmen Kubilay, yobazları durdurmak ister. Kendilerine kurşun işlemediğini söyleyen irticacılara birde içi boş mermi sıkılınca büyük olay patlar ve Erbilli Mehmet Ali'nin emriyle Giritli Mehmet Derviş kör bıçağıyla Kubilay'ın başını keser ve şehit eder. Maalesef ki Erbilli Mehmet Ali Efendi, günümüzün ünlü gösteri adamı Mehmet Ali Erbil'in dedesidir. Cumhuriyet tarihimizin bu acı olayı yaşlı, bunak Esat Efendi’nin ağır hapse, oğlu Erbilli Mehmet Ali'nin ise idama mahkûm olmasıyla son bulur. Tarihten kısa bir kesit... Saygı ve sevgilerimle...        

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI