Çeçen direnişi ve dönüşümü - HÜSEYİN GÜL

16 Ağustos 2015 Pazar 12:07

1991 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin dağılmasından sonra SSCB’nin Çeçen Generali Cahar (Cevher) Dudayev, 400 yıldır süre gelen ulusal bağımsızlık mücadelesinin ve direnişinin ateşini tekrar harladı ve Dudayev’in öncülüğünde, çeçen halkının da desteği ile Çeçenistan Cumhuriyeti kuruldu…Daha sonraları ise, ‘Çeçen-İnguş Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’; ‘İnguşetya Cumhuriyeti’ ve ‘Çeçen Cumhuriyeti’ olarak ikiye ayrıldı…Daha da sonrasında Çeçen Cumhuriyeti, kendini ‘İçkerya Çeçen Cumhuriyeti’ ilan ederek bağımsızlığını kazanmaya çalıştı…Bu süreçte, hepimizin bildiği fakat görmemek için gözlerimizi kapattığımız Çeçen halkı çok zulüm gördü…Belki de dünyanın en takdire şayan milletlerinden olan ve dillere pelesenk olmuş direnişinden bahsediyoruz…Bunu güzel bir örnek ile taçlandırmak istiyorum…“Psikolojik olarak asla boyun eğmemiş bir halk vardı. Bir tanesi, iki tanesi değil, bütün bir halk. Bunlar Çeçen’lerdi.’’ - Aleksandr Soljenitsin / Gulag Takımadaları

Vedat Yenerer'in "Çeçenler kimsesiz bir millet" adlı kitabından:

"Çeçenlerin milli karakteri üzerine çok şey söylenir. Bütün dağ halklarında olduğu gibi onların yapısında da coğrafi muhitin, sert iklimin tesirinden söz edilir. Çeçenler psikolojik açıdan melankolik sınıfa dahil edilirler. Bu, sayılarının az, topraklarının küçük olmasından; asırlar boyunca yabancıların işgaline karşı mücadele etmelerinden, büyük devletler kuramayışlarından kaynaklanır. Melankolik olmalarının ikinci sebebi ise, çeçen milli karakterinin bir özelliği olan ciddiyettir. Çeçenler hiçbir zaman yüksek sesle konuşmaz, yerli yersiz gülmezler. Laubali ve bayağı davranışlardan uzaktırlar. Çeçenler çok terbiyeli bir millettir. Konuşurken yabancıların, özellikle başka bir milletten olanın gözünün içine bakmazlar. Cevapları ve soruları kısa ve açıktır. Şartları nasıl olursa olsun muhtaçlara ve düşkünlere yardım elini uzatırlar. Doğru sözlü ve dürüsttürler. Yalan konuşmak onlar için ölümden de beterdir. Verdikleri sözü mutlaka yerine getirirler. Vefa ve sadakat duyguları son derece gelişmiştir. Aynı zamanda temiz kalpli ve saftırlar.
Kolaylıkla yalan ve hile tuzağına düşebilirler. Ancak kandırıldıklarını anladıklarında deliye dönerler. Hileyi bağışlamazlar. Her konuda kin tutmazlar ama aynı zamanda öçlerinden korkmak gerekir.
Misafirperverlikleri dillere destandır. Evlerinde misafir olan bir kimsenin bir şeyi beğendiğini hissederlerse değeri ne olursa olsun onu misafire hediye ederler. Çeçenlerin yiğitliği, mertliği hakkında konuşmak ise yersizdir. Onları mahvetmek mümkündür ama itaat altına almak, asla!”

Çeçen direnişinin özellikle 90’lı yılları her ne kadar Milliyetçi-Ulusçu bir yapı da olsa da zamanla sekteye uğramış, ağır kayıplar almış ve nihayetinde Köktenci grupların katılımıyla ve diğer grupları sindirmesiyle öldürücü darbeyi almıştı…

Çünkü o coğrafya’da terör eylemlerinin genelini Rusya’nın yapmasına rağmen, Köktenci gruplar yüzünden tertemiz Çeçen özgürlük mücadelesi artık kirlenmişti…

Bu konuda, yiğit ve büyük komutan Şamil Basayev’in, Vahhabiler hakkında ki görüşlerini itina ile dinlemenizi, okumanızı ve anlamanızı rica ediyorum…

Çeçen özgürlük mücadelesinin belki de en vahşi olayları Köktenci grupların dahil olmasıyla oldu…

Bunlara örnek;

Kafa kesme eylemleri, sivillere yönelik canlı bomba eylemleri, Kara dullar vs…

Peki günümüzde nasıl?

Vahhabilerin etkisi altında kalan Çeçen direnişçiler günümüz Köktenci Terör Örgütlerinin aranan adamları ve bir numaralı vahşileri olarak geçiyorlar…

Annelerini, kızkardeşlerini Rusya yanlısı Ramazan Kadirov’un Çeçenya’sında bırakıp, Suriye’de, Irak’ta cihad adı altında genelinin zaten Müslüman olduğu coğrafyalarda islamiyeti yaydıklarını zannediyorlar…  

 ‘’Biz vadi’de ‘Allah’ diye bağırdığımız zaman, karşı ki dağlardan ‘Özgürlük’ diye yankılanırdı.’’

Dudayev’lere, Maskhadov’lara, Basayev’lere, Hattab’lara ve daha nice özgürlük şehitlerine selam olsun…

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI