Cevapsız sorular 1 - HÜSEYİN GÜL

1 Şubat 2017 Çarşamba 12:21

Bir şarkının sözlerinde olduğu gibi, “Ay kararır, gece susar, geriye kalır cevapsız sorular” O kadar çok var ki. Sormakla bitmez. Kesin cevaplarını almak yerine, bahanelerin arkasına sığınılmış açıklamalarla karşılaşırız. Mesela, nüfusumuz artıyor da bizler neden azalıyoruz? İnsanlıkta, dürüstlükte, adalette!  Güneş Doğu'dan doğuyor da, Doğu neden hep karanlık?  Akıllılar şehrin ortasına gökdelenler dikiyor, deliler kendi söküğünü bile dikemiyor da, doğayla uyum içinde yaşayan neden sadece deliler? Madem bu kadar büyük gelişme sağladık da, neden hala bu ülkede pişpirik oyunu satrançtan daha değerli?

***

Avrupa'da insanlar uyanmak için kitap okur da, neden bizim ülkemizdeki insanlar kitabı hala uyumak için okur? Bazı siyasiler liderlik hassasiyetinden bahseder de, o kadar seçim yenilgisine karşı, neden koltuğunu terk etmez? İngilizce filmlerde sadece iki kelimelik bir küfür dillerde dolanır da, Türkçe'de neden ana avrat küfürler bu kadar itibar görür? "Bu memleket bizim" diyoruz da, Kendimizden uzaklaşınca bile neden her yer gurbet? Yarışmalara ve ödül dağıtmaya bu kadar meraklı bir topluma sahibiz de, neden yürekli bir jüri adabına sahip değiliz?

****

20 yaşında toprakları için ölecek gencine "asker" denir de, parasıyla bu işi halledenlerin yaptığına neden "paralı askerlik" denir? Doğarken melekler insanların kulağına, "En güzel sanat insanı sevmektir" diye fısıldar da, insanlar melekleri bile unutacak kadar parayı neden sever? Sirkte çalışanların bile gerektiğinde kafasını aslanın ağzına sokacak cesareti olmalıdır da, bu soytarı sirkinde neden hiç aslan yok? Bugünkü köşemde yazdıklarımı okuyan beğenir de, neden hiç biri soruların cevabını bulmak için kafa yormaz?  Devam Edecek

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI