Düşündüğüm şeyler - HÜSEYİN GÜL

3 Şubat 2017 Cuma 08:56

Bedenlerimiz bizi tehlikeye karşı uyarmak için acı hisseder. Bu bize bir de hayatta olduğumuzu, hala bir şey hissedebildiğimizi hatırlatır. Yalnızlık her zaman tercih ettiğim ağrı kesicim olmuştur.  Ama ya hiçbir şey hissetmemek acıların en kötüsüyse? Ya acıyı hissetmek bizi diğerlerine bağlıyorsa ve bize hissedebildiğimiz sürece hiçbirimizin yalnız olmadığını hatırlatıyorsa?

***

Otobüs tıklım tıklım. Kucağında bebeğiyle bir anne biniyor. Beyler kafalarını çeviriyor. Zihinleri dolu. Elleri telefonlarında, ayaklarında derman yok. Kendinden büyüklerine yer veren bir genç gördüğüm zaman, bu ülkeden ümidimi kesmemem gerektiğini düşünürdüm. Otobüslerde çocuklu annelere bile yer vermeyen insanları gördüğüm zaman, bu ülkenin ruhunun da, bedeninin de tükenmiş olduğuna artık şüphe duymuyorum. Hakkın hukukun bile olmadığı bir ülkede, saygı ve vicdan ayakta kalabilir mi zaten?

***

Hayat eninde sonunda başa dönüyor. İnsanları hayatın gerçeklerinden en çok para kaçırıyor da; Nereye kadar?  Paralarını sayarak yaşayanlarla, hayatı tartarak yaşayanlar arasında derin bir fark vardır.Günahların cazibesi var artık. Kendi kurallarını hayata geçirenlerin dünyasında konudan uzaklaşan; helal. İnsanlara yaklaştıkça kucaklanan; haram! Bu fani dünyada ne büyük utanç!

***

Hayatın gösterişsiz denizinde kulaç atmanın hükmü kalmadı artık. Sükseli hayat, yattığı yerden insanların canına okumayı sürdürüyor. Günahlarının bedelini parayla ödeyeceklerini zannedenler dünyasında yaşıyoruz. Kendinden marka yaratmanın gözleri; iki kara leke! Dünya gariptir.Herkesin ayağının altında sallanan bir sehpa vardır. Bilinmelidir ki, arkalarından konuşulan ölüler de geri gelecektir. Giderken elleri boş dönmeyeceklerdir emin olun!

***

Geçmişe kilitli olduğumuz zamanlar oluyor ya... Sebepsiz değil. İçimizden atlıkarıncalar geçiyor. Üzeri dantelle örtülmüş radyolar. İnsanlığa uzatılan eller. Şimdi her yıl biraz daha kabalaşan ve demokrasiden uzaklaşan bir ülkede, geçmişin güzelliklerini öldüren kusursuz cinayet uzmanlarına bakıyorum. Kahrolarak! Şimdiye kadar birinin her şeyi oldunuz da, herkesin hiçbir şeyi olamadıysanız, sizde zengin bir yürek de yok. Herkesten olan bencil bir yürek var. Hayrını görün.

***

Berbat bir düzenin içine sokulduk. Her dile çevriliyor yeni hallerimiz. Kapıları güzel sözcükler açmıyor artık. Ne ekiliyorsa onu biçiyor zaman. Nefret ve şiddet kendinden geçiyor. Zarafetin dile de kesildi, önü de, ama biz bunları da görmek istemiyoruz. O yüzden ne zaman başımız sıkışırsa. Annelerin çocuklarının ağzına biber sürdüğü yılları özlüyoruz.

***

Kimseye güvenemeyiz artık. Katillere barışık yaşayan düzene asla. Hukuka güven duygusu neredeyse imkansız. Demokrasimiz nefes alamıyor, bize nasıl hayat versin. Peki nasıl yaşayacağız? Yalancı cennet imal edenler için, huzurun cennetine kavuşmak mümkün değildir ama böyle bir gerçeğin onların da umurunda olduğunu sanmıyorum. İnsanları köle gibi kullanan. Ekmekle oynayan. Ve başkalarının çocuklarının kanını emerek kendi çocuklarını besleyenler için başka hayat yoktur zaten. Kötü insanlar bazen başka resimlerin içine girerler. Oysa yeniden kötülük yapmak için kendilerine saklananların, kaçamayacağı gerçekler vardır. Onlar her şekilde kendilerini ele verir. Hangi maskeyi takarlarsa taksınlar!

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI