GAZETECİ OLMAK YA DA GAZETECİCİLİK OYNAMAK - HÜSEYİN GÜL

20 Ocak 2018 Cumartesi 12:18

Geride bıraktığımız haftada Basın-Yayın ve Enformasyon Bölge Müdürü Sayın Mustafa Keleş gazetemize bir ziyarette bulundu. Ziyaret esnasında İmtiyaz Sahibimiz İnci Gül ve Yönetim Kurulu Başkanımız Adem Aköl’ün, Mustafa Keleş’le gerçekleştirdiği söyleşiyi Gazette’den okuyabilirsiniz.

Mustafa Keleş’in de altını çizdiği gibi, Adana medyasında kaliteyi yakalamak için yerel gazete sayısı azaltılmalı. Ama bu nasıl olacak? Bu konuda İnci Gül’ün önerisinin ivedilikle yerine getirilmesi ilk şart: Gazete sahibi olmak için mesleğin eğitiminin, yani diplomanın şart koşulması. Ayrıca gazetecilik eğitimi veren meslek liseleri ve fakültelere de tıpkı güzel sanatlarda olduğu gibi "yetenek sınavı" ile öğrenci alınmalı.  

Bu istek, okulluların alaylılardan almaya çalıştığı bir “öç” olarak yorumlanabilir çoğu zaman. Okullu gazetecilerin, meslek sahibi olmak için bu işin okullarında onca zaman geçirmesine karşılık, alaylıların “tepeden inme” gazeteci olmalarına karşı bir yargı ya da… Ancak hiçbiri değil.

Nasıl ki; en basit cerrahi işlemi gerçekleştirmek için Tıp Fakültesi diploması, hattâ üzerine altı sene süren bir uzmanlık eğitimini tamamlamanız gerekiyorsa, gazeteciyim demek için de bunun eğitimini almanız gerekiyor. Çünkü doktorlar nasıl ki vücudunuzdaki yaranın irinini, neşterini onca senelik eğitimin verdiği bir ustalıkla kullanarak akıtıyorsa, gazeteci de toplumun yarasındaki irini kalemi ile akıtandır.

Şu soruya verilecek cevap aslında bu konuda nerede durmanız gerektiğinin de cevabıdır: Dişinizi diş hekimine mi çektirirsiniz, yoksa yıllarca köyde kerpetenle diş çektiği için adı “dişçi”ye çıkmış bir "köy berberine" mi?...

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI