İsmi bahis değil - HÜSEYİN GÜL

17 Mart 2017 Cuma 01:08

Geriye dönüp baktığımızda kısa hayatın garip bir dünyasında yaşadığımızı farkediyoruz.  Hangi köşeye baksam, kötülerin kazandığı bir dünyanın içinde olduğumu farkediyorum. Üstelik kötülerin birbirine kenetlendiğini görünce, gelecek adına hiçbir umudum kalmıyor. Yoksullar bir çorbayla doymuş gibi kalkıyor. Zenginler saltanat sofralarından hiç yememiş gibi. Kir, sadece suya sabuna dokunmakla temizlenmez. Haksızlığa karşı suskunluk en büyük kirliliktir. İnsanlık için yeni tanımlar gerek artık. Haysiyet, erdem vs... Ama iyilerle kötüler arasında nöbet değişimi olsa, bu ülke biraz olsun değişirdi..

***

Bir annenin Seyhan ilçesinde aileleri ziyaret ettiği yoksul bir mahalle var. İsmini vermemi istemedi. İhtiyacı olan insanlara kendi çapında yardımını yapar ve gider. Önceki gün oradaydı. Sürekli ziyaret ettiği ailelerden birini bulamayınca, emanetini mahalle bakkalına bıraktı. Bakkaldaki kadın kendisine sordu. "Bunu niye yapıyorsunuz? Başınıza önceden bir dert mi geldi?" Anne gülümsedi. "İnsanlık için yapıyorum. İçimden geldiği için." Dert söylemine de parantez açtı. "Hepimizin derdi var, Allah beterinden korusun."

***

Bazı insanlar iyilik yapmak için, başlarına bir şeyin gelmesini bekliyor. İyiliğin öznesi; kötülük. Ne acı! Oysa iyiliğin resmi yoktur, nedenleri de... Karşılıksız yapılır. Görkemi de buradadır zaten. İyilik; insan olduğunu olmanın huzurunu hissettirir. Hele hak edilen yere gidiyorsa. Şimdi dünya para dünyası. Bencillik hummasında, bal tutan parmağını yalıyor. O yüzden komşusu aç yatarken tok yatanları yargılamayın. Onlar kendilerini böyle huzurlu hissediyor.

***

Haram kazancı bile çocuklarına yedirecek kadar sistem zengini olanların, vicdanlarına vermediği hesabı sizlere vereceğini mi sanıyorsunuz? Başlarına bir şey geldiği zaman Allah'ın varlığını hissedenler, iyilik yapmak için geç kaldıklarını anlasa ne olur? Bilmem kaç kez Umre'ye gittiğini söylemekle, yediği hakların üzerini örtmek arasındaki uzun yolculukta öylelerini tanıyoruz ki. İsimleri bile işe yaramaz. Oysa çocukluğumda öyle adamlar hatırlıyorum ki... Mithatpaşa mahallesi’nde ki yalınayaklı çocukların yoksul mahallesine gelir, onları bir kamyonete doldurur, giydirir geri getirirdi. Adını Allah biliyor. Yetmez mi!.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI