Şarkılar ve sen - HÜSEYİN GÜL

13 Şubat 2017 Pazartesi 09:23

Herkesin sevmediği şarkıları severdik. Uzaklardan bir gitar sesi gelirdi, fonda yağmur. Hiçbir güç kirletemezdi düşlerimizi. Hüzünlerimize çarparak giderdi kuşlar. Gözyaşlarımız kalbe damlardı şıp diye. Heybeli'de mehtaba çıkmadık ama çok yokuş çıktık. Kuyulardan su da çektik, çile de. İnsan olmanın güzelliğiydi şarkıları hissetmek. Şimdi her şeyimiz üşüyor. Şarkılar bile.

***

O ağacın altında sürgün yediğimiz günler vardı. Kendi kendimizi yiyip bitirdiğimiz aylar yıllar. Sonra aşklarını cebine koyan paralı oğlanlar geldi. İşgal edildik. Paranın saltanatından aşkı köpekliğe kadar ittiler. Şarkıların da içine ettiler, sevdaların da. İki gözümüz iki siyah üzüm. Dünyanın yağmurunu akıttık gözlerimizden. Sırf şarkılardaki hüzünlerin zarafetinden. Şimdi kullanılmayan hatıra defterlerinde, ne sevdaları ölümsüz kıldık bilmezler. Sonra kaba saba adamlar geldi. Bir yıldız daha söndü, bir daha, bir daha. Onlar geldikleri yerden asla gitmezler!

***

Aşkın kilimi çürük çıktı da, onların bütün raporları temiz çıktı. Kazanılmış her şeyi kaybettik. Şarkı deyip geçmeyin, bir ülkenin kültürünü simgeler şarkılar. O yüzden bir çok şeyin anlamı bitti. Aşklar bile yakışmıyor şimdiki zamana şarkıların canı cennete gitti...

***

Bu kadar sözden sonra konuyu senden bağlamasam olmaz. Ben senin her eylülde şarkıları ağlatan duruşunu sevdim. Bana kızsan da, hatıralarımın en kadim dostu oluşunu, beni bir tımarhane kaçkını buluşunu, "Yaralı" şarkılarda kanadı kırık kuş gibi sokuluşunu, benimle aklını oynattığın günleri, ben senin zalim bir saklambaç oyununda kayboluşunu sevdim.

***

Ben senin hayatı elinden tutarken, benim ellerimi sorgusuzca bırakmanı sevdim. Boynumun kıldan ince gerçeği olmanı. Benden kalkan gemilerin iskelesi olmamanı. Beni içinden özlerken, hayallerimin perdelerini yakmanı. Her meselede yağ gibi üste çıkmanı. Ben senin, kendinden kaçtıkça bana yakalanmanı sevdim. Ben senin gözlerinden içtiğim kahveleri sevdim. Bir nefeslik umut vermeyen hallerini. Bana ettiğin ahları. Bir Adana hatırası fotoğraflarını. Sende kalan şair yanımı. Hayatımın gizli öznesi olmanı. Ben senin bütün olasılıkların bittiği yerde başlamanı sevdim.

***

Ben senin yolun ortasında "vazgeçtim" deyişini sevdim. Aşkın beyin ölümünü gerçekleştirişini, beni delik deşik edişini. Hasretin bayrağını dikişini, burnumun direğine. Üç günde unutmuş olma ihtimalini. İçimdeki çocuğun yıkılışını seyredişini. Ben senin içindeki firari aşka kahredişini sevdim. Ben senin sana dokunduğumda her şeyi unutan dönüşlerini sevdim. Bir denize benzeyen tenini. Gözünü, kaşını, kokumu alışını. Benden esirgediğin güneşini. Sağanak yağışlarını. Sessizliğimin sesi. Hüzünlerimin güz bahçesi, şarkılarımın söz bahçesi. Ben senin ölümsüz bir masalın prensesi olmanı sevdim. Bir doğaüstü bilimi gibi. Ben seni soylu bir ölüm gibi sevdim..

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI