Bilgisayarım annem ve ben - MENEKŞE YÜKSEL ÖZBEY

15 Şubat 2019 Cuma 09:49

Bilgisayarım, annem ve ben ayrılmaz bir üçlü gibiyiz. Ne zaman bilgisayarımı açsam hop annem yanımda;

-Of yine mi bunu açtın?

-Oğlum ödevin yok mu senin?

-Hani sadece hafta sonu demiştik?

-Kıracağım artık bu bilgisayarı?

-Evladım dersine bu kadar çalışsan vallahi okul birincisi olursun...

Bilgisayarımı açıcınca annem neden bu kadar sinirleniyor hiç anlamıyorum. Söylüyorum bütün sınıf oynuyor, bir tek ben değilim ama annem beni hiç anlamıyor. Neden bu kadar korktuğunu da ben hiç anlamıyorum. Benim bilgisayarda oynama hakkım yok mu? Ben robot muyum?

Anne ne olur beni biraz anlasan... Bilgisayardan bu kadar korkmasan...

Kızıma ne oldu Allah’ım telefondan başını kaldırmıyor, tuvalete giderken bile telefon elinde, yüzünü görmek için, 2 laf etmek için rica minnet telefonu bıraktırmamız gerekiyor. Bıraktığı zaman bile aklı telefona gelen bildirimlerde, yanıp sönen ışıklarda, mesajlarda olduğu için bizimle konuştuğu konuya bile konsantre olamıyor. Çok üzülüyorum ama tartışmaktan bıktığım için bazen görmezden geliyorum, kendimi tutuyorum.

-Ne yapayım anne arkadaş gurubumuz var, yazışıyoruz.

-Anne herkes telefonda ben robot muyum?

-Sizin zamanınızda da olsa sen de böyle olurdun anne.

Hep bu savunmalar...

Eskisi gibi beraber oynasak, parka gitsek, elimi tutsa; "Anne elimi bırakma " dese... Böyle istiyorum... Ama o elde artık telefon var ne yazık ki...

Bazen teknoloji karşısında kendimizi böyle çok çaresiz hissediyoruz. Hepimiz aynı geminin içindeyiz, aynı duygularla aynı olaylardan ve konulardan sıkıntıya giriyoruz.  Çocuklarımızı teknolojiye kurban etmişiz gibi hissediyoruz. İnsan hiç o kadar sevdiği evladının saatlerini ekran karşısında harcamasına razı olur mu? Tabii ki olmuyoruz. Bu yüzden de zaman zaman çatışıyoruz... Her şeyin bir çaresi var elbette bu sorunların da var. Çünkü çocuklar anne babalarını çok kararlı gördükleri zaman kesinlikle inadı bırakıp geri adım atıyorlar. Adı üstünde çocuk onlar. Ben de oğlumla çok zaman aynı sorunları yaşadım, çözümlerimizin en işe yarayanı bilgisayarı evden çıkartmak oldu. Zamanımız yettiğinde beraber film izledik, konuştuk, fotoğraflara baktık sonunda "Anne iyi ki bilgisayarı aldın elimden" dedi. Ben de bazen telefonumu sonsuza kadar kapatmak istiyorum. Çünkü kitap okurken bile aklıma takılan bir şey olunca hemen telefondan internete başvurup o konuyu araştırmaya başlıyorum, bir bakmışım kitap kenarda kalmış ben internette dönüp dolaşıp durmuşum. Bendeki etkisi böyleyse çocuklarda ve gençlerde bütün hayatı etkilemesi kadar normal bir şey düşünemiyorum...

İsterseniz her gün kavga edelim ya da kesin çözüm evden modemi sökelim ama çocuklarımıza biraz hayat verelim, bunu yapabiliriz zor değil...

Çocukları bu duruma düşürünce oluşan o çok sinir bozucu mutsuzluğa ben "Teknolojik Mutsuzluk" diyorum...

Teknolojik mutsuzluğa da var mıyız? Varız...

Sevgilerimle...

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI