Kanser - MERT ER

21 Şubat 2020 Cuma 00:10

Kanser hastalığı günümüzde çok yayğınlaştı. Ölüm riski yüksek olan bu hastalığın tedavisi de çok zorlu bir süreçtir. Bir internet sitesinden aldığım bilgilere göre kanser tedavi çeşitlerini şöyle sıralayabiliriz...

Kemoterapi (Kemo): Kemoterapide kullanılan güçlü ilaçlar kanserin yayılmasını önler, daha yavaş büyümesini sağlar, hatta kanser hücrelerini öldürür. Yan etkilere neden olabilir, çünkü kanser hücrelerinin yanı sıra, vücudunuzdaki kan, ağız, sindirim sistemi ve kıl folikülleri dahil olmak üzere hızla büyüyen hücreleri de öldürür. 100’den fazla kemo türü vardır. Doktorunuz, kanser türü için en uygun olanı seçecektir. Bir hap veya kapsül olarak alabilir, bir krem olarak cildinize sürülebilir veya evde veya hastanede bir enjeksiyon veya IV (İntravenöz terapi) olarak alabilirsiniz.

Işın Tedavisi: Bu tedavi, kanser hücrelerine yüksek enerjili parçacıklar (proton veya partikül tedavisi) veya dalgalar (X-ışınları) ile saldırır. Tüm vücudunuz yerine belirli bir bölgedeki hücreleri öldürür veya tahrip eder. En yaygın tipte, ışın, vücudunuzun dışındaki bir makineden verilir.

Brakiterapi: Bu tedavi yönteminde, vücudun içinde tümörün bulunduğu yere, bir pirinç tanesi büyüklüğünde radyoaktif implantlar yerleştirilir. Bu implantlardan yayılan radyasyon kanser hücrelerini öldürür. Bu tedavi hastayı bir süreliğine radyoaktif hale getirir, böylece bitene kadar başka insanlardan, özellikle çocuklardan uzak durulması gerekir.

Açık ameliyat: Kanseri, ameliyatı ile tedavi etmek, tek bir yerde tümör varsa iyi sonuç verir. Lösemi gibi kanda bulunan kanseri veya yayılmış kanser hücrelerini tedavi edemez. Cerrah, bir neşter veya başka bir keskin aletle ciltte bir kesim yapar ve tümörü olabildiğince çıkarır. Test için lenf düğümlerini ve diğer dokuları da alabilirler. Buna açık cerrahi denir.

Minimal İnvaziv Cerrahi: Bu prosedürün amacı açık cerrahi ile aynıdır: gerekirse tümörleri ve ayrıca dokuları ve lenf düğümlerini çıkarmak. Cerrah büyük bir kesik atmak yerine, birkaç küçük kesik atar. Küçük bir kamera olan bir tüpü vücudunuzun içinde görmek için bir kesikten içeri yerleştirir ve operasyonu bu kamera yardımıyla diğer küçük kesiklerden yapar. Buna laparoskopik cerrahi denir. Genellikle açık ameliyattan daha kısa bir iyileşme süresi vardır.
Daha birçok operasyon şekliyle bu hastalıkla mücadele edilebilmekte.

Türk Kanser Araştırma Ve Savaş Kurumu Derneği Adana Şube Başkanı Prof.Dr. Timuçin Çil, gazetemiz Gazette’nin İmtiyaz Sahibi Fatma İnci Gül’ün hazırlayıp sunduğu “İnci Gül ile Biz Bize” adlı programda, “Kanser hastalığı Türkiye'de kadınlarda ve erkeklerde farklılık gösteriyor. Kadınlarda en çok meme kanseri; tabi tüm dünyada olduğu gibi bu fazla görünüyor. İkincisi akciğer kanseri gelişmekte olan ülkelerin en büyük problemi. Üçüncü sırada kalın bağırsak kanseri, bazen mide kanseri daha çok görünüyor. Kadınlarda jinekolojik kanserler. Erkeklerde ise ilk sırada porstat kanseri, ikinci sırada akciğer kanseri,üçüncüsünde kolon kanseri,dördüncüsünde miğde kanseri görünüyor” dedi.

Bırakalım artık şu sigarayı, alkolü. Anlayalım artık, bu iki kötü alışkanlığın vücudumızu zayıf düşürüp kanser riskini kapımıza getirdiğini…

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI