Karneye Bakış Açımız - MUHİTTİN ŞAHİN

12 Haziran 2019 Çarşamba 10:03


Ve bir karneler gününün daha arifesindeyiz. Sözde başarısız karnelerin sırat-ı müstakimi geçemediği, başarılı karnelerin de övgü ve iltifat seremonilerine maruz bırakıldığı bir "sonuç" yaklaşımlı değerlendirme anlayışına günler kaldı. Karne bir sonuçtur. Ve bizim yanılgımız da burda başlıyor. Sonuca değil sürece odaklanmamız gerekiyor. Değerlendirme yaparken bireysel farklılıkları, aile içi ortamı, ilişkileri ve bireyin yaşadığı sorunların duygusal yoğunluğunu hesaba katmak gerekir.
Öğrenci süreçte neler yaşadı, ne gibi sorunlarla baş etti, akademik anlamda çalışmasını kolaylaştıran, zorlaştıran unsurlar nelerdi? Bu soruların cevabı bizi iyi bir karneye götürür. 
Sonuç başarılı da olsa başarısız da olsa iyi bir karne; çalışma sürecinde elinden gelen gayreti gösteren öğrencinin karnesidir. Ayrıca karneyi kişilikle özdeşleştirmek büyük yanılgı. Başarılı karneye sahip olanın iyi biri, başarısız karneye sahip olanın da kötü biri olduğu algısı gibi. Unutulmamalıdır ki karne; eksik ve yanlış öğrenmeleri gösterir. Diğer bir yanılgı ise başarılı karnesi olan öğrencinin hayatın çoğu alanında başarılı olacağı ya da başarısız karnesi olan öğrencinin hayatın diğer alanlarında da başarısız olacağı algısı. Her insanda 8 zeka alanı vardır. Kimisinde sözel zeka alanı baskındır, kimisinde sayısal, kimisinde görsel-uzamsal zeka...
Karne düşük zeka göstergesi değildir. Her öğrencinin başarılı yönleri muhakkak vardır. Bu özellikleri açığa çıkarmak eğitim sistemi ve ailenin görevidir.
Bir başka husus ise başarısızlığı kabullenmeme. Öğrencilerin her zaman başarısızlıklarını telafi etme ve onları başarıya dönüştürme fırsatları vardır. Yeter ki başarıyı olduğumuz kadar başarısızlığı da kabullenelim. 
Sonuç olarak; öğrenci sadece öğrenci değildir. Bir bireydir. Duyguları ve kendine ait bir dünyası var. Eğer aklına gitmek istiyorsak önce dünyasına ve kalbine gitmemiz gerekiyor. Olumsuz ve yersiz değerlendirmelerimiz bir yerden sonra onun kendisine ilişkin algısına dönüşüyor. Ve bireyin cesareti kırılıyor. Güçlü yönlerini de kullanamaz hale geliyor. Aileler ve eğitimciler olarak öğrencinin güçlü yanlarını ortaya çıkaracak olumluya atıfta bulunarak azmini teşvik edecek tutum ve davranışlarda bulunmamız gerekir. 
Yenildiğinde ve düştüğünde bile gocunmadan ayağa kalkacak 'cesaretli ve azimli nesiller' yetiştirmek ümidiyle.

Muhittin ŞAHİN
Psikolojik Danışman

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI