Tersinde Dönen Rüzgâr - SELAHATTİN SEKİN

10 Mart 2020 Salı 15:29

Yerel seçiminin üzerinden nerdeyse 1 yıl geçti. Şunun şurasında bir yılın bitmesine birkaç hafta kaldı. Geçtiğimiz seçimde HDP destekli Millet İttifakı (CHP-İYİ Parti-SP) İstanbul, Ankara, Antalya, Adana ve Mersin gibi büyükşehirleri kazandı.

CHP ve İYİ Parti’nin HDP ile yaptığı gizli ittifak hep inkâr edildi. Milletten gizlendi. Ancak mızrak çuvala sığmadı. HDP’li siyasetçiler, Büyükşehirlerin alınmasıyla birlikte oluşan ranttan pay almak için kapalı kapılar ardında yaptıkları pazarlıkları kamuoyu önünde ifşa etmeye başladılar. Öyle ki savcılığa gidip ‘Oylarımızı geri istiyoruz’ diyen HDP İl Başkanı bile oldu.

Çocuk katili terör örgütü PKK’ya katil diyemeyen HDP’li siyasetçiler, konuştukça makyaj akmaya başladı. Ve üzerine söz konusu belediye başkanlarının hizmet yerine enkaz edebiyatı, çalışmak yerine tatil yapmaları eklenince halk uyanmaya başladı.

PKK’ya terör örgütü diyemeyen HDP ile yapılan kayıt dışı ittifakla halk aldatıldı. Bu sayede elde edilen sahte başarının rüzgârı geçen kısa sürede tersine dönmeye başladı. 

İstanbul’da ‘Her şey çok güzel olacak’ diyen İmamoğlu, zam üstüne zam yaparak, daha önce açılışı yapılmış metro güzergahlarını yeniden açarak şişirilmiş balon olduğunu kanıtladı. Hatta öyle ki ‘Büyük hizmet’ diye İstanbul Otogarı tuvaletinin yenilenmesi işini reklamlarla anlattı! Son hamleyi tatil sever başkanın bizatihi kendisi yaptı.  ‘Alışacaklar’ cümlesi ile şişirilen balona toplu iğneyi kendisi batırdı.

Balon patladı!

Diğer belediyelerde de durum farklı değil!

Adana’da Belediye başkanlığı koltuğuna oturan Seyhan’dan sözde tecrübeli Halkçı Başkan’ın (!) ‘İşçi çıkarmayacağım’ sözüne rağmen ilk icraatı emekçileri kapının önüne koymak oldu. ‘Para yok ´diye her platformda ağlamaya başladı.  Geçen süre içinde Adana hizmet yönünden karalar bağladı.

İstanbul örneği gibi Adana’da da Başkan Karalar’ın en büyük icraatı zam ve işçi kıyımı oldu. Emekçi insanları ‘Bankamatikçi’ diye yaftaladı ardından kapının önüne koydu.

Hep sorduk,

Kim bu bankamatikçiler?

Nerde belgesi?

Belgesiz ‘Bankamatikçi’ diyerek emekçilere bu damgayı vurmak cinayet işlemek gibi değil midir?

Bu insanların çocukları var, aileleri var. Bankamatikçi diye iftira atarken Allah’tan korkmadınız mı?

Biz sorduk onlar sustu!

Garibanlar kapının önüne kondu, hamisi olan (parti ayrımı yapmaksızın söylüyorum) yerini korumaya devam etti. Hamisi olmayanın bankamatikçi olması zaten mümkün değildir. En kolay harcananlar da maalesef dayısı olmayan emekçiler oldu.

‘Para yok. Yaratamam ki’ diye meclis üyelerini azarlayan, küçümseyen, hakir gören bir üslupla baskı kurmaya çalışan Başkan Karalar, nasıl oluyorsa kentin dört bir yanına astırdığı devasa reklamlar için para bulabiliyor.

İlginç değil mi?

Cebinden harcamadığına göre demek ki belediyenin reklama harcayacak yüklüce bir parası var. Ama mesele hizmet üretmeye gelince o para birdenbire yok oluyor.

Başkan Karalar anlaşılan o ki ‘Para yok. Yaratamam ki’ cümlesi ile bağırıp çağırarak başarısızlığını örtmeye çalışıyor.

Ekrem İmamoğlu İstanbul’da, Zeydan Karalar Adana’da insanlara tepeden bakan bir yaklaşımla oturdukları koltuktan kükrüyorlar.

Kibir, ağacı içinden kemiren kurt gibidir. Durmadan kemirir, kemirir ve içini boşaltır. Bir gün gelir olduğu yere boş bir çuval gibi yıkılıverir.

Olan bitenin özeti budur!

Ve tüm bunlar halkın gözü önünde oluyor.

Hal böyle olunca rüzgâr tersine dönmeye başladı.

İşte son yapılan anket. Sabah’tan Mahmut Övür’ün paylaştığı veriler şöyle;

‘Optimar Araştırma'nın geçen bir ay içinde 2 bin 823 kişiyle yaptığı ankete göre bugün seçim olsa AK Parti yüzde 42.2, yerel seçim rüzgarına rağmen CHP yüzde 24.2 (kendi oyunu bile koruyamıyor), MHP yüzde 11.2, HDP yüzde 10.4, İyi Parti ise yüzde 9.2 oy alıyor. Bu tablo değişmediği için CHP öfkeyle gerilimi yükseltirken, karanlık Odatv gibi medya mecraları da bilinçli ve yalan haberlerle moralleri bozmak istiyor.’

Bu veriler de gösteriyor ki, İstanbul’da İmamoğlu balonu söndü. Adana ise Karalar bağladı.

Asfalt yamama işini hizmet diye Adanalı’ya kakalayamazsınız!

‘Bankamatikçi’ diyerek emekçileri kapının önüne koyup dayısı olanlara dokunmadığınızda milleti karşınıza alırsınız.  

Emekçinin akıttığı göz yaşının vebali büyüktür. Günü gelince sandıkta bu vebali ödersiniz. Ve Halkçı Başkan değil, hak yiyen başkan olarak tarihe geçersiniz.

Halkçılık sözde değil, özde olur!


Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI