Anlatmamıza İzin Verin! - SEREN SABUNCU

16 Mart 2019 Cumartesi 19:44

Suyu emen sünger misali tahammülümüzün de emildiği şu dönemlerde, basit gibi görünen lakin ciddi sonuçlar doğuracak olan 'zaman ayıramama' konusu sonumuzu getirecek diye düşünenlerdenim. İnsanoğlu var olduğu günden bugüne konuşma ihitiyacı duymaktadır. Aynı dili konuşmasak bile ağzımızdan çıkan her harf ortak konuları ortak amaçları oluşturur. Dilini bile bilmediğimiz bir ülkede bazen bir şeyler anlatmak zorunda kaldığımızda jestlerle bile iletişim kurabilir insan...

Sokakta sizi durduran, size soru sormak isteyen insanları önce bir dinleyin. Daha sonra kendisine yardımcı olup olamayacağınızı güzel bir üslupla karşı tarafa iletin. Adres soranlara bile, bildiğimiz halde yardımcı olamayacak hale geldik. Ne acı... Eve gidince içinizde bunun muhakemesini yapıyor musunuz? Belki de gerçekten cevap sizsinizdir. O sır sizde saklıdır belki de... Görüşünüzü almak isteyen insanlar sizin düşüncelerinizi alıp onun sesi olmak istiyor demektir. Bir görüş tek başına bir işe yaramaz. Onu paylaşmak gerekiyor. Soru sormamıza, izin verin! Anlatmamıza izin verin!

Bir konu daha var ki herkes bundan muzdarip; 'Güler yüz!' Olabildiğine pinti olduğumuz bir konu... Artık kimseyle iletişim halinde bile olmak istemiyorken güler yüz istemek abartı mı olur bilmiyorum... Bahsettiğim o 'güler yüz' samimi olandan tabii! Gün içerisinde iş gereği yahut birinden bir şeyler isterken olan o sahte gülüşten değil.

Kadınlar Günü'nde iş gereği bir kuruma gitmiştim. Sıra numarası aldım ve beklemeye koyuldum. O gün ki, hiçbir işiminin doğru gitmediği, ne yapsam işlerimin ters teptiği bir gündü. Sinirim alt üst olmuştu. Neyse, sıram gelmişti ve işlem yapılacak masaya konumlandım. Benimle ilgilenecek olan kişi her gün aynı işleri yapmaktan sıkılmış olacak ki, suratı beş karıştı. Aynı işleri yapmaktan sıkılmasa bile nitekim insanlara bir şeyler anlatmak zor olduğundan canı sıkılmıştı. İşlemin ne olduğunu sormaya hazırlanıyordu ki, 'kadınlar gününüz kutlu olsun' diye bir giriş yaptım. Sarkmış dudaklar birden gülmeye başladı. Kadının yüz ifadesi anında değişti. Teşekkür bile edemeden yanında çalışan iş arkadaşına(kadın); "bugün kadınlar günümü ilk kutlayan kişi bu hanımefendi oldu.'' dedi ve teşekkürünü iletmek üzere bana döndü. Eşinin bile kutlamadığını söylerken yüzü hala gülüyordu. Ama içerlendiği her halinden belliydi.

Hiçbir çıkar gözetmeden insanları 'çok küçük' şeylerle mutlu etmek mümkün!

Yolda size soru sormak isteyen insanları geri çevirmeyin. Çevirecekseniz bile bu tatlı dille olsun. Elinizi havaya kaldırıp 'bunun için mi beni durdurdunuz!' diyerek değil... Güler yüzü de gerek yok açıkçası...

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI