Diziler silsilesi ve kaliteli insan - SEREN SABUNCU

7 Eylül 2019 Cumartesi 00:07

Hep bir tartışma konusu olmuştur, ‘Seyirci istediği için mi bu diziler yayınlanıyor yoksa yayınlandığı için mi seyirci izliyor rekorlar kırarcasına...’ Arz-talep ilişkisi her yerde, her alanda belki aynı ama bu diziler, talep edildiği için sunulmuyor. Şöyle bir nostalji yapıp geçmişe gidelim. Kaliteli programlar, kaliteli diziler ve kaliteli müzikler... Radyoda rastgele bir kanal açarsın ve nostaljik bir parça çalıyordur heyecanlanırsın. Yahut eski bir dizinin jeneriği çalıyordur yine heyacanlanırsın. Sizi bilmem ama ben kendimi şanslı hissettiğim gibi kaliteli bir insan da hissediyorum. Bunlar en başta talep edildiği için mi ekranlara taşındı? Bence hayır! Önce bir izleyiciye sunuldu, sonra kabul görüldü ve bunlar rekorlar kırınca devamı geldi. Ama hangi ara o çizgiden saptık ve bu saçma dizi ve programlara evrildik bilemiyorum.

Eski insan daha mı kaliteliydi de kaliteli ürünler sunuluyordu? Buna da cevabım hayır! Kendimizi kaliteli hissettiren ürünler olduğu için kendimizi kaliteli hissediyorduk. Yaşam tarzımızı alıp ekrana sığdırırlardı, toplumsal sorunları ele alıp tartışmaya sunarlardı, hepimizi en az bir cümle bile olsa anlatan şarkılar yazarlardı. Günümüze bakınca hiçbir dizinin, yaşam tarzımızı anlattığını söyleyemem. Boşa hayal kurduran bomboş diziler... Konuşma tarzlarını anlamadığımız, sokak ağzıyla, argoyla konuşan bize bu üslubu yakıştıran saçma sapan programlar... Kimse kimseyi dinlemiyor bu apayrı bir konu zaten. Bir program açın bir gün ve sesini de az biraz yükselttin. Komşunuz sizin tartışıp, kavga ettiğinizi düşünecektir. İnsanlık hali, her şey güllük gülistanlık değil ya aile içinde sesler yükselmiştir işte! Yaşadığım bir durumda aslında. Örnek vermemim sebebi de bu. Kulağımın az işittiği bir gün idi herhalde fazla ses vermiştim. Ertesi gün neden sesler yükseldi, ‘sizden miydi o yüksek tonlamalar hatta argolar diye’ soruldu. Sen bir konuksun ve milyonlar seni izliyor hatta seni idol olarak gören seni örnek alabilecekler var. Argolu bir üslubu hak eden insanlar olarak mı duruyoruz oradan bakılınca? Müdahale edemeyen, araya giremeyen, girse de nasıl gireceğini bilmeyen, yönetemeyen sunucular da cabası!

Şimdi sıra dizilerde. İzlemesen de fragmanlardan takip ettiğinde anlayabilecek kadar basit dizilerde... konular hep aynı. Zengin kız-fakir oğlan yahut tam tersi. Ama sanırım artık zengin erkek ve fakir bir kızın onun devasa fabrikasında, iş yerinde çalıştığı konular moda oldu. Dizi 4 kişi arasında geçer diğer rollere boşa para veriliyor zaten. İki erkek, iki kadın. Bu iki oğlan başrole vurulur. Paylaşılmaz bir kadın olmazsa olmazdır başka kadın yokmuş gibi. Tamam, evet dizi bu. Kurmaca yani. Ama biraz olsun hayatımızdan alıntı olmaz mı yahu?.. Neyse.. Yan roldeki zavallı kadın çok eskiden başrol çocuğu seviyordur. Aslında kötü değillerdir başlarda bu roller. Ne zamanki 2,3,3... kişi tarafından sevilecek olan başrol ortaya çıkar ve kadın da çilede çıkar. Bence haklıdır da. İnsan özgüvenini yitirir be... Yitirilen özgüven de hırsa bırakabilir yerini. Çoğu zaman da öyle oluyor zaten ve hırsla birlikte çirkinleşiyor yan rol. Ee hani diziydi bu? Hani kurguydu? Neden nefret edilecek konuma geliyor bu kadın? Yapılan kötülükler, hırstan çirkinleşenler, saflıktan ölecek olanlar, aşık olmaktan iflah olmayanlar... duruluyor dizi sonlarına doğru. Ders çıkarmak için ŞİDDET İÇEREN DİZİLER var bir de! Neymiş ders alalım diye yapılıyormuş. Kadın hep itilir, dövülür, öldürülür. Tek rolü ev işidir, çocuk bakmaktır, kocasına bakmaktır falan filan... ‘güçlü ol, diren, yaparsın, başarırsın...’ mesajları veriliyormuş. Hayır, eğitimin olmadığı bir ülkede böyle diziler sadece insanları teşvik eder, örnek teşkil eder! Büyülemişçesine ekrana kilitleyen bu diziler, sadece izlensin diye yapılıyor. Tutulmaya devam ettikçe de yapılacak. Arz-talep mi? Hayır! Bu diziler silsilesinin başlangıç noktasına  gidecek olursak ve o ilk diziyi kaldıracak olursak sonrasında da taklit edilen konular işlenmeyecekti!..

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI