Bazı anlar vardır… - SUZAN TELLİOĞLU

6 Mayıs 2019 Pazartesi 00:09

Bazı anlar vardır hayatımızda göz ardı ettiğimiz,

Herkese sağır, dilsiz olduğumuz anlar.

Ama bazı meseleler  vardır ki;

Tartışmaya açık değildir, Hatta olmamalıdır.

Bunlardan en önemlisi istismardır. Çocuk ya da yetişkin fark etmez. Bu olayın herhangi bir sebebi, açıklaması, Âmâ’sı olamaz. Istismar eden bir insana hiç kimse makûl bakmaz,  bakamaz!

Sanıyorum ki buraya kadar aynı fikirdeyiz.

Peki, bu kadar pedofili, bu kadar istismarcı nereden, nasıl çıkıyor  hiç  düşündünüz mü?

Özgecan Arslan cinayeti benim hâlâ kulaklarımda. Yapılan onca eylem gözlerimin önünden gitmiyor. Ve biliyoruz ki birçok kadın buna benzer saldırılara maruz kaldığı için hayatını kaybetti. Belki de şuan siz bu satırları okurken bile hâlâ kaybetmeye devam ediyordur.

Geçmişten bu gün'e baktığımızda son 10 yıl da çocuk istismarları % 'de 700 arttı.

Adliyelerde ki her 4 istismar davalarından biri çocuk ile ilgili.

Dünya da 4 yılda çocuklara taciz ve şiddet uygulaması %'de 90 arttı.

İstismarların %'de 5 i ortaya çıkarken, %'de 95 i saklandı.

Her ay adli tıp kurumuna 650 çocuk cinsel istismar vakası geliyor. Açılan toplam istismar dava sayısı 40 Bin 266, Bunların içinden karar çıkan dava sayısı 24 bin 825 iken; mahkûmiyet kararının verildiği ise, 13 bin 968 kişi var.

Istismarcıların %'de 66 sı araştırmalara göre  Akraba,  konu komşu çıkarken; %'de 9 u'nun aynı evde yaşadığı tesbit edilmiştir. Işte gördüğünüz üzre halimiz ortada..!

Aslında ben çok düşündüm, günlerdir de düşünüyorum. Bizim ruh hastası, hayvan diyerek sosyal medya da orda burda heştekler ile asıp kestiğimiz insanlar, acaba günlük hayatlarında nasıllardı diye.

Onlarında eminim ki; Eşi, çocuğu, kardeşleri  var. Her  akşam eve güler yüzle gidip eşine dokunan, çocuklarının yüzünü hiç birşey olmamış gibi  okşayan insanlar belki de. Ama yalnız kaldıklarında  vicdanlarını öldüren, iç seslerini susturan, Aynada ki yansımalarından bile utanmayan insanlar.

Üzgünüm ama onlar ne ruh hastası ne de hayvan, ne yazık ki insanlar!

Bizler normal bir insanın bu kadar canileşemeyeceğini düşünüp  hayvan ya da ruh hastası gibi tanımlar yapıyoruz ama…

Hayvanlar sesi olmayan masum canlılar, kaldı ki biz hasta teşhisi koyduğumuz zaman ne o tecavüzcü nün cezası, ne de böyle bir iğrençliğe maruz kalmış kadınların, çocukların yükü hafifliyor.

Şuan gündemimizde olan bir diğer konu da, cinsel istismara çözüm için "kimyasal hadım" oldu. Aslında hukuk sistemimizde bunun ile ilgili bir düzenleme var. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına dair kanunun 108. Maddesinde cinsel suç hükümlüleri için tıbbi tedavi düzenlemesi yer almakta. Yönetmelikte cinsel isteğin azaltılması ve ya yok edilmesi olarak açıklanmış fakat Anayasada tıbbi zorunluluk ve kanunda yazılı haller dışında kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamayacağı yer almakta.  Yani kanunda düzenlenmeyen kastrasyon uygulamasının, yönetmelikte düzeltilmesi de hukuka aykırı.

Değinmek istediğim bir diğer konu ise;

Okulda, yurtta, dışarıda yaşanan istismarlardan hemen hemen hepimiz haberdarız.

Peki ya ÇOCUKLARIMIZ NEDEN SUSUYOR hiç düşündünüz mü?

Kısa etek giydi diye  " kızım eteğini ört " dediğiniz için, ya da "Aman sus ele güne ne deriz " dediğiniz için,  bir yandan da konu komşunun yanında " oğlum göster bakalım büyümüş mü " dediğiniz için...

Yapmayın!

Anneler! , Babalar!

Çocuğunuz size böyle bir husus ile geldiğinde lütfen "böyle bir şey olamaz ", "gerçekten emin misin ?" Gibi cümleler ile yaklaşmayın.

Aksine, "Bunu benimle paylaştığın iyi oldu ", "Ben gerekeni yapacağım,  her zaman senin yanındayım,  sen sakın endişelenme" şeklinde yaklaşın.  Onları iç dünyasında bu korkuyla iğrenç bir karanlığa itmeyin.

Çocuklarınız bağırması gerektiği yerde susmasın. Birçok cocuğun sessiz kalma nedeni ne yazık ki aile tarafından bastırılmış olması. Erkek çocuklarınıza küçük yaşta namus kavramını, ahlâkı, ayıbı öğretin.

"Çocuk susar sen susma " Paylaşımlarınızı her yerde  görür oldum.  Hayır efendim! Çocuk da susmasın sen de susma...

Ben artık çocukların da susmadan hakkını arayabildiği, hiç bir caninin, kadına dokunamadığı bir dünya istiyorum.

Bu defa susmayalım!

Susmayalım ki , Bu son olsun ...!

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI