Bir hayat kurtarmaya sen de var mısın? - SUZAN TELLİOĞLU

28 Mayıs 2019 Salı 09:43


Dünyayı diğer gezegenlerden ayıran en güzel şeylerden biri içinde barındırdığı yaşamdır. Müthiş bir doğal denge içinde yaşayan canlılar dünyanın bu güzelliğini devam etmesini sağlamakta. Ayetlerde yeryüzünün insan için yaratıldığı belirtilmiş fakat savunmasız size zararı olmayan hiçbir canlıya zarar vermemeniz gerektiği de vurgulanmıştır. Bir insana yakışacak en güzel şeyin, merhamet olduğunu düşünüyorum. Içimizde bir nebze bulundursak ne âlâ. 
Insan olarak insanlara, insanlığa, doğaya, hayvanlara merhamet etmeliyiz ki biz de Yaradan’dan merhamet görelim öyle değil mi?
Peki ya neden biz hayvanlarımızı koruyamıyoruz?
Bir düşünün; sokak ortasında doğumu başlayan yaralı bir kadın görsek koşarak yardım ederiz değil mi?
Kaza geçirmiş bir adam da görsek, yaralanmış küçük bir çocuk da görsek derhal insanlık vazifemizi yaparız. Keşke insanlığımız yeryüzündeki bütün canlılar için de böyle olsa. Tabiki de yardım eden, birçok vicdansız insanlara rağmen hayvanlarımızı koruyup kollayanımız da var. Ama ne kadar yeterli tartışılır. 
Peygamber efendimiz (s.a.v) sadece insanlara değil,  tüm canlılara karşı merhametli olmamızı emretmiştir. Bir hadis-i şerif de şöyle buyurur:
"Merhametli olanlara rahman olan Allah merhamet eder. Yerde olanlara da merhametli olun ki, gökte olanlar (melekler) de size merhamet etsin. (Tirmizi, birr, S. 16)  hadiste geçen;  "yerde olanlara" ifadesinin içine her çeşit canlı girmektedir. İslamımız işkencenin her türlüsünü yasaklamıştır.  Insanlara işkence yapılmasını yasakladığı gibi, kendini koruyamayan aciz hayvanlara da işkenceyi yasaklamıştır. Tüm dünya geneline bakıldığında yapılan araştırmalar sonucu hayvanlar ile ilgili birçok yasa ve cezai işlem uygulanmaya başlamıştır.  Mesela Fransa'da bir evcil hayvanı sokağa atmak, işkence suçuyla eş değer. Fransa'da hayvan sahipleri, evcil hayvanlarını tatile gidecekleri zaman geçici olarak ya online platform üzerinden anlaştıkları kişilere,  ya da köpek pansiyonlarına bırakabiliyorlar. 
Birçok avrupa ülkesinde hayvana şiddet "suç " olarak tanımlanıyor.  Cezai yaptırımlar ülkeden ülkeye değişse de, yüksek meblalarda para cezası ve 2-3 yıla kadar hapis cezası uygulanıyor. 
Örneğin Belçika’da, 300.000 Euro'ya kadar para cezası,  İngiltere'de 6 aya kadar hapis cezası ve 20.000 Sterlin para cezası uygulanmaya başladı. 
Bütün bunları görürken kendi ülkemize dönüp baktığımda toplumumuzun duyarlılık seviyesi;  iki horozu güreştirecek kadar, arabayla geçerken çarptığı kediyi çöpe atacak kadar...
Yeryüzünde zarar verdiğimiz, öldürdüğümüz her canlı için ahirette sorguya çekileceğimizi o canlıya zarar vermeden önce neden düşünmüyoruz. Sadistçe sırf keyif olsun diye bir canlıya zarar vermek ve bazen bunu videoya çekmek nasıl bir insanlık. Ülkemizde hayvanları koruma adına çıkan yeni kanunlar, bazı şehirlerde hayvanlara zarar verilmesini önleyen yeni yasaklar getirilmesi bizleri bu konuda umutlandırıyor. Örneğin bugün görünce çok mutlu olduğum, sevindiğim haber ise 7 Haziran itibarıyla Antalya da faytonların son bulacak ve atların özgür olacağı haberi oldu. 
Lütfen insanlığımız,  vicdanımız, merhametimiz bütün canlılara olsun. Onları koruyalım,  bu konuda daha çok hayvan koruma derneklerinin açılmasına, hayvan barınaklarının artmasına elimizden geldiğince katkı sağlayalım. Bakamayacak sorumluluğunu alamayacak bir kişiye lütfen ev hayvanı hediye etmeyin. Çünkü bakılmayan her hayvan ya ölüyor ya da sokağa bırakılıyor. Sizin verdiğiniz bir kap yemeğe alışan o canlılar sokaklarda ölüme mahkûm ediliyor. İmkânımız oldukça minik dostlarımıza bir kap mama bir kap su koymaya çalışalım özellikle şu sıcaklar arttıkça. Gelecek nesillere, minicik çocuklarımıza örnek olalım, hayvan sevgisini aşılayalım. Unutmayalım ki; Onlar bizim geleceğimiz, kurduğumuz gelecekte onların...

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI