Yaşanabilir Bir Türkiye - SUZAN TELLİOĞLU

24 Haziran 2019 Pazartesi 10:05


Günümüzde yaşamımızı tehdit eden, en önemli unsurlardan biri de çevre kirliliği.
Dünya düzeyinde oldukça önemli bir alan kaplayan okyanuslar da ne yazık ki bu kirlilikten payını alıyor. 
Her yılın belli aylarında tatil kaçamağı yapıyoruz, denize giriyoruz. Peki, her yıl okyanusları kirleten çöp  kaç ton? Ondan haberdar mısınız?
Büyük okyanus, Atlas Okyanusu ve Hint Okyanusu olmak üzere dünya üzerinde 3 okyanus bulunuyor. 
Dünya da her yıl  4,8 milyondan fazla çöp  okyanusları kirletiyor. Bununla beraber Akdeniz sularına her yıl  600 bin ton plastik atık karışıyor. 
Akdeniz’de bölge ülkeleri her yıl 24 milyon ton plastik atık üretiyor. Bu atıkların % 42’si yakılıyor, % 14’ü gömülüyorken, sadece % 16’sı geri dönüşüme kazandırılıyor. Atıkların % 28’i ise öylece doğada bırakılıyor.
Yapılan araştırmalara göre Akdeniz Bölgesi’ndeki atıkların %20’si de  deniz ticareti ve balıkçılardan kaynaklı. Sahillerine en çok plastik atık vuran 2. ülke Türkiye.
Akdeniz sahilleri kıyıya vuran çöpten olumsuz etkileniyor. Dalgalarının kıyılarına en çok plastik atık taşıdığı ülke 12,6 bin ton ile İtalya, Türkiye 12,1 ton ile 2. sırada. 
Çöplerin Akdeniz’e ulaştığı noktaların başında, Ceyhan ve Seyhan bölgeleri yer alıyor. Bu plastik atıklar çevreye, okyanuslara zarar verdiği kadar topluma ve ekonomiye de zarar veriyor. Akdeniz bölgesinde plastik atıklardan dolayı her yıl ortalama 268 milyon Euro kaybediyor. 
Deniz endüstrisinin yıllık kaybı 235 milyon Euro, balıkçı sektöründe ise 138 milyon Euro. Çevre duyarsızlığımız yüzünden denizdeki canlılar plastikle besleniyor. Yaşam alanımızı günden güne kendi ellerimizle tehlikeye itiyoruz. Ama bir şeyin farkına hâlâ varamadık, kendimize zarar veriyoruz.
Unutmayın! 
Soluduğumuz havanın % 60’ını  fotosentez ile deniz diplerindeki (algler ve planktonlar) üretiyor.  Algler ve planktonlar aynı  zamanda da birçok deniz canlısının ana besin kaynağı olduğundan, yokluklarında da besin zinciri bozuluyor. Bence artık herkes üzerine düşen sorumluluğu yerine getirmeli. 
Özellikle neoliberal  ekonomik politikalarının 1980’ler sonrası küreselleşme adı altında, tüketimi teşvik etmesi deniz kirliliğini ve balık tüketimini zararı büyük boyutlara taşıdı. Bence ülkemizde alınması  gereken en önemli  tedbir suda  çözülmeyen naylon alışveriş poşetleri ile plastik su şişeleri yasaklanarak, suda çözünebilen ürünlere geçmemizdir. Geleceğimiz için yaşanabilir bir dünya, yaşanabilir bir türkiye için el ele verelim!

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI