Ara Ara... - YEŞİM MATPAN

19 Mart 2019 Salı 10:54

...

Her şey arada oluyor, arada bir, bir arada

Aralarda akla kara, bulmak arayı arayı

Bir eldir aralar, açar bir kapıyı usulca

Açıksa aralar, kapanır ne iyi!

...

Behçet Necatigil

Sıkışık, zor koşullar altında (kalmak) anlamıyla ‘İki arada bir derede (kalmak)’ deyimini bilirsiniz. Bu aralar bazısı güle oynaya yaşarken, kimi insan iki arada bir derede hayata tutunmaya çalışıyor. Nasıl mı..? Gittikçe azalan sosyal ilişkilerdeki yanlış anlaşılmalar ve güvensizlik; yanı sıra çalışma hayatındaki telaş, koşuşturma ve yoğunluk. An geliyor, düşmemek için desteğe ihtiyaç duyuyor fakat tutunacak bir dal ya da parmakla sayılacak kadar insan bulamıyorsunuz çevrenizde öyle ki bazen rastladığınız bir arkadaşa ya da herhangi bir kişiye soru sormaya dahi çekiniyorsunuz. Ya yanlış anlarsa..? Ya diğerleri, onlar ne der..? Öyle ya, yüksek teknoloji ne güne duruyor? Üstüne üstlük, herkes baksın kendi başının çaresine efendim..! diyenler.

Bireysel yapılabilecek işler haricinde örneğin bir ekip çalışmasında, tek başınıza hareket etmeniz mümkün değildir. Görev ve sorumluluk paylaşımı gereği ortaklaşa alınan kararlar doğrultusunda işbirliğiyle yani ekip ruhuyla hareket edersiniz. Bu durumda, iki arada bir derede kaldığınızda elinizi tutacak birilerinin olması büyük rahatlık doğrusu.

Benzer şekilde; ara ara, birisine nakit borcunuz olduğunda olası nihai çözümü bir başkasına bağlı o ‘sevindirici haber’ hep mi hep gecikir. En kötü senaryolardan birisidir bu açıkçası. Size borçludan alacağınız nakte güvenir ve borçlu olduğunuza güvence verirsiniz. Ancak işler yolunda gitmediğinde araya üçüncü/ dördüncü şahıslar girer. Sonuçta arada kalmamak için siz, daha sağduyulu davranmak suretiyle, yine iki arada bir derede arayı bulmaya çalışırsınız.

Ayrıca; uyuşmazlıkların ya da yazılı bir sözleşmenin ihlali durumunda taraflar arasında hukuka uygun bir biçimde çözüme yönelik tahkim ve arabuluculuk yöntemlerinde olduğu gibi, sosyal yaşamda, kimi kez, kişiler arasındaki ihtilaflarda ara yolu bulmaya davet edilirsiniz;  ne var ki sorun ortadan kalktığında pabucunuz çoktan dama atılmıştır; çünkü kıymet bilmez bazı insan, bilmez ki, ara ara, takdir etsin el uzatan veya çözüm üreten kişiyi; oysa bilen bilir iyiliği, küçük/büyük takıntısı yapmaksızın dile getirir minnettarlığını.

Okumaya gelince, okullu derslerden, projelerden ya da sınavlardan yakınır; okumaktan yorgun... Eğitim hayatından kariyer ve iş hayatına geçiş yapanlarsa, okullu oldukları o yıllara dönebilme şansı olsun isterler arada bir. Aslında; aileleriyle birlikte üniversite okuyup okuyamayacağı endişesi yaşayan çocuklar ve adeta göz açıp kapamakla gelip geçiyor gibi görünen şu hayatta, bir an önce kendi işini kurup ya da uygun bir iş bulup, ekonomik özgürlük elde etmeyi ve böylelikle yuva kurmayı hayal eden günümüz gençliği pek de haksız sayılmaz diye düşünüyorum. Siz ne dersiniz..? Yaklaşan sınavların ilgili kişilerde yarattığı kaygı ve stresten iki arada bir derede kalan ebeveynler ve yine öğrencilerinin başarısı için canla başla çalışan öğretmenleri de unutmamak gerekir, bu arada.

Aynı şekilde; birliktelik, beraberlik ve ya evlilikler, içinden geçilen ‘sisli’ süreçlerde arada olan, araya giren ve çıkan kişilerden nasibini almakta, kuşkusuz. Kriz anında tarafların arasına giren kişinin yıkıcı yaklaşımı ‘keşke hiç girmeseymiş,’ dedirtiyorsa açık olan araların kapanması da hayal olmakta. Ya nefsi için yakınlarını kullanan ve hayat karartan birisinin araları açmasına ne demeli..? Kelimenin tam anlamıyla ‘vicdansızlık’. Bunu yaparken bir başkasının olaya müdahil olması için ona kendi eliyle arada yer açması ve aradaki o şahıs üzerinden bir başkasını mağdur etmesi, hak yemesi, ara ara cümleleriyle çirkinleşmesi, güven istismarı kabul edilebilir mi..?

Arada bir kırgınların ve küskünlerin sözümona arasını yapmaya çalışanlar, günlük hayatta fikirlerin savaşında da karşımıza çıkmakta. Aynı düşünce grubuna dahil olan birisi, aynı ve ya ayrı bir gruptaki diğeri ile çatışırken, arayı bulmaya çalışan bir başkasının görünürdeki çabasını veya ‘araları’ olabildiğince açmayı planlayanların potansiyel varlığını yadsıyabilir misiniz.?!

Ayrıca; birey ile başlayıp onun toplumla barışçıl bütünlüğü arasında köprü görevi yapan bir resmî kuruluşun arayı bulma yöntemlerini ve bunlara öngörülebilir nitelikteki sonuçları da dahil edip, ‘araları’ açmaya çalışan veya topluluk içerisinde gruplaşmalara ara ara sebebiyet veren bir birliğin metodlarını ve belki toplumlar üzerindeki muhtemel yanlış algı ve etkilerilerini bir tutabilir misiniz.?!

Özetle; hangi arada nereye kadar bu böyle devam eder bilinmez. Ancak; araların açılması ile değil; tam tersine, olumlu etkileşim ve karşılıklı hoşgörü ile araların kapanması sayesinde insanlık rahat bir nefes alabilecektir görüşündeyim.

Bir Ezop sözü ile yazımı noktalamak istiyorum: ‘İyilik, ne kadar küçük olursa olsun, hiçbir vakit boşa gitmez.’ [ No act of kindness, no matter how small, is ever wasted. || wikiquote.org/wiki/Aesop || ]

Kaynakça

* Necatigil, Behçet ( 2015 [1991] ) Sevgilerde -Kendi Seçtiği Şiirleri, Can Sanat Yayınları A.Ş. İstanbul

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI