• USD 4.0332
  • GBP 5.6613
  • EUR 4.9670

Alman basını da sorunlar yumağı - İnci GÜL

13 Temmuz 2016 Çarşamba 10:51

25-29 Mayıs tarihleri arasında Almanya’daki iki yayın organına gerçekleştirdiğim ziyaret sırasında, hem Türk basınının ve hem de Alman basınının durumunu analiz etme fırsatını bulduk.

Almanya Bülteni (www.almanyabulteni.de) Genel Yayın Yönetmeni Arif Şentürk ve Muhabirce Dergisi (www.muhabirce.de) sahibi Hülya Sancak ile yaptığımız görüşmelerde Almanya’daki gazetecilik üzerine konuştuk.

Bir dokunduk, bin ah işittik... Meğer dünyanın her yerinde gazetecilerin sorunları hep aynıymış.

Ne yazık ki, dünyanın her yerinde iletişim mesleklerinin okulları olmasına rağmen, Almanya’da bile, “Dönerciler” diye tabir edilen diplomasız gazeteciler medyada söz hakkına sahip olabiliyorlar.

Ve bizde olduğu gibi, Alman basını da bundan çok rahatsızlık duyuyor. Bu durum, basına olan ilgiyi azaltmakta, özellikle basılı yayınların okunurluluğunu düşürmekte.

ALMANYA VE DEMOKRASİ

Amerika ve Avrupa gibi gelişmiş ülkelerde, buna paralel olarak demokrasinin de çok gelişmiş olduğu sanılır. Ben, özel olarak, Avrupa Birliği’nin lokomotif ülkesi konumunda olan Almanya’daki basın demokrasisinden bahsetmek istiyorum.

Meğer durum hiç de öyle değilmiş.

Daha birkaç hafta önce, Almanya’da en büyük hafif silah üreticilerinden biri olan Heckler & Koch şirketinin Meksika’ya yasadışı silah satışıyla ilgili gizli belgeleri yayınladıkları gerekçesiyle dört gazeteci ve bir aktivist hakkında 6 yıl önce başlatılan soruşturmanın sonuçlanması Alman gündemini bayağı meşgul etti. Basında, “Alman makamları medya kuruluşlarına soruşturma açmayı sevmeye başladı” söylemleri yer aldı. Ancak böyle hafif eleştiriler sadece Alman gündeminde kaldı, Dünya gündemine taşınmadı.

Halbuki Türkiye’de birkaç zaman önce ceryan eden benzeri bir olay karşısında tüm Dünya ayağa kalkmıştı.

Toplumları oluşturan bireylerin, belirli bir çerçeveye oturtulmuş kurallara uyması esastır. Kurallar koyup onlara uyulmasını beklemek doğru, ancak bu kurallara uyumun gelişmiş ülkelerde farklı, Türkiye’de farklı yorumlanması yanlış. Gelişmiş ülkelerde böylesi kurallara itaatsizliğin cezalandırılması olağan karşılanırken, Türkiye’deki benzer uygulamalar sonucunda Dünyanın feveran etmesi anlaşılır gibi değil.

TÜRKLERİN KİMLİK BULAMAYIŞI

Almanya’da yaşayan 3 milyon civarındaki Türk nüfusunun kimlik bulamayışı büyük bir sorun olarak karşımıza çıkıyor. Ve bu noktada, Almanya’da faaliyet gösteren Türk gazetecilere büyük görevler düşmekte.

Şu an Almanya’da yaşayan birinci kuşağın Almanya’ya kabulleri, tamamen soyulup muayene edilerek, keçeli kalemle numaralandırıldıktan sonra yapılmıştı. Bu kuşağın, Türkiye’de yaşayan bir Türk’ten daha milliyetçi olmasına karşın, ikinci kuşak Alman ve Türk kimliği arasında bocalıyor. Üçüncü kuşak ise kendini tam bir Alman olarak kabul ediyor, ancak mesleğinde ilerlerken karşısına “Türk olma” engeli çıkıyor. Türk oluşları, Demokles’in kılıcı gibi sürekli enselerinde tutuluyor ve onlara sürekli Türk oldukları hatırlatılıyor.

ALMAN PARLAMENTOSU VE ERMENİ SOYKIRIMI

Daha geçtiğimiz günlerde, parlamentolarında kabul edilen Ermeni Soykırımı ile ilgili gelişmeler, bunun bir kanıtı. Halbuki yanıbaşlarında, yakın zamanda Bosna’da yaşanan soykırımla ilgili tek bir laf eden yok. Çünkü soykırıma uğrayanlar Müslümandı ve Hitler ideolojisi hala beyinlerinde büyük yer işgal etmekte.

Adolf Hitler’in genlerini taşıyan günümüz Almanya’sının bu tutumunu normal karşılamak gerekmekte. “Safi ve milliyetçi bir ırk yetiştirme” felsefesi, bugün de devam etmekte. Ancak, nüfusunun hızla yaşlandığı Almanya’daki gençlik, büyük bir bunalım içerisinde. Sadece gününü yaşayıp, sadece kendini düşünen bir gençlik... Ülke milliyetçiliğini, Hitler’e rağmen henüz hazmedememiş bir gençlik...

Bu yüzdendir ki, savaş çığırtkanlığı yapan Almanya, bizzat savaşa girmiyor, giremiyor. Gittikçe sayıları azalan genç nüfusuna güvenemiyor. Arkasını açıp etrafta dolaşan kendini erkek zanneden gençlerle bu işin yapılamayacağını çok iyi biliyor çünkü.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI