• USD 5.5498
  • GBP 7.2651
  • EUR 6.3900

Zorbalığa “hayır” sağduyuya “evet” - İNCİ GÜL

21 Mart 2017 Salı 09:11

Türkiye’nin geleceğini oylayacağı 16 Nisan Referandumu öncesi ülkemizin dışında cereyan eden bir takım olayları hepimiz biliyoruz.

Kendilerini “demokrasinin beşiği” (!) olduğunu iddia eden, her konuşmalarında başka ülkelere söz hakkı tanımayan Avrupa Birliği üyesi ülkeler, en demokratik hak olan toplantı ve yürüyüş hakkı çerçevesinde, anavatanlarından Hollanda’ya gelen Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’yı karşılamak için bir araya gelen Türk vatandaşlarımızın üzerine hiçbir haklı gerekçeleri olmadan atlı, itli polisleriyle saldırılması kabul edilemez.

Bakan’ımıza yapılan insanlık dışı muamelenin aynısını Türkiye Hükümeti, kendi bakanlarına yapsaydı, üstelik bakanları da kadın olsaydı, acaba ne yaparlardı?

Bütün bunlar bir kenara bırakalım, peki ya dünya televizyonlarının yayınladığı görüntüler içerisinde coplayarak yere düşürdükten sonra köpeğin saldırısına maruz bırakılan Türk gencinin hastanelik olmasına neden olan Hollanda hükümetini, eleştiren bir AB ülkesi görebildik mi?

Göremediğimiz gibi tam tersi Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine de aykırı olan bu saldırıları desteklediklerini açıkça beyan etmeleri ise, dünün haçlı ordularını oluşturan ülkelerin bugün, Avrupa Birliği’ni oluşturduklarını bir kez daha göstermiş oldu.

 

***

 

Türkiye’nin hızlı yükselişi, Recep Tayyip Erdoğan’ın karizmatik kişiliği, tam bir dünya lideri olması, hiçbir ülkenin kapısında beklemeyişi, çoğu zaman sözüm ona “demokrasi beşiği” ülkeleri yüksek perdeden eleştirmesi; “FİNCANCI KATIRLARINI ürkütür” gibi şu anki AB üyesi ülkelerin liderlerini de ürküttüğü aşikar.

İşte bu tutum ve davranışlar, Türkiye’deki referandumda henüz karar verme aşamasında olan Türk seçmeninin “Evet” oyu kullanacağını göstermekte.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, her ne kadar bu referandumda, “Evet” çıkması halinde ülke yönetiminde “tek adamlığa” yol açacağını bunun da dikta yönetimine dönüşeceğini iddialı bir şekilde anlatmaya çalışması, Türk seçmenini “Hayır” oyu kullandırmaya çabalaması seçmen üzerinde etkisinin olduğunu gösteriyor.

Fakat, “Hayır”cıların bir çıkmazı da beşikte çocuğu gözlerini kırpmadan dahi katledecek kadar gaddarlaşan, vahşileşen PKK’nın siyasi kanadı olan HDP’nin de “Hayır”cılar cephesinde yer alması;

Yine Türkiye Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını korumakla görevli olan Türk Ordusunun içerisine yerleşen 15 Temmuz 2016’da hain kanlı darbe girişiminde, bütünlüğünü korumakla sorumlu oldukları ülkenin insanına atış emri veren ve hızını alamayıp bizzat kendisi ateş eden Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün başkanlığını yaptığı Meclis’i bombalayan,

Yine Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde görevi asayişi, iç güvenliği sağlamak olan ve bunun haricinde hiçbir suçu günahı olmayan hatta görev yorgunluğundan ötürü bir kısmı uyuyan, dinlenmeye çekilen Gölbaşı merkezindeki suçsuz, günahsız Özel Harekat Daire Başkanlığı’nı bombalayarak, devlet görevlilerini katleden FETÖ kanlı terör örgütünün de “Hayır”cı cenahta başrolde olması;

“Çift başlı sistem”de, dönemin “üçlü koalisyonun”da kendini Cumhurbaşkanı seçtiren Başbakan Bülent Ecevit’e Anayasa kitabı fırlatacak kadar olumsuzluklara neden olan bir idare sistemi oluşu ve dolayısıyla Türkiye’nin Kurucusu Ulu Önder Atatürk’ün hedef gösterdiği muasır medeniyetler seviyesine ulaşamamaya neden olduğunu Türk halkı gördü, yaşadı.

Bu unsurların “Hayır” cephesinin, kararsız seçmenleri halk oylamasında “Evet” oyu kullanmasını etkileyecektir.

16 Nisan Halk Oylaması, hepimiz için önemli bir dönüm noktası olacak.

Bu nedenle, herkesin sağduyulu davranılması, Türkiye’yi geriye götüren sistemin ortadan kaldırılması, emin adımlarla hep ileriye bakarak yoluna devam etmesi gerekiyor.

Türkiye’yi seviyoruz.

Bizlerin başka gidecek bir yeri yok, vatanı yok.

Herkesin, her kesimin elini vicdanına koyup, evlatlarını, evlatlarının çocuklarını, onların da çocuklarını düşünerek oy kullanacaklarından şüphem yok.

 

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

İNGİLİZCE YAZILARI