• USD 3.7777
  • GBP 5.2460
  • EUR 4.6367

23 Nisan ve biz eski çocuklar - Hüseyin GÜL

23 Nisan 2017 Pazar 18:04

Bizler büyüdük fakat çocukluğumuzun hatıra defterlerinde yazdıklarımız hala duruyor. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı vesilesiyle eski defterleri açarak anıları tazeledim. Çığlığımın yankılandığı sokaklardan bir daha geçtim. Gördüm ki hala duruyor mahallelerde ayak izlerimiz. "Büyünce adam olacağız" derdik, gizli geçitlerimiz vardı. İçinde kaybolurduk çözemediğimiz bulmacaların. Hal ve gidişi pekiyi olan çocuklardık, ne kadar haklı dava varsa, orada biz vardık. Yürekli düşler kurardık vatan sevdasına. Her hatayı onarırdık. Geceleri meşaleydi arkadaş ıslıklarımız.

***

Bizler birbirimizin yetim çocuk hüznü taşıyan düşlerimizi, sabahları günaydın diyen mahmur gülüşlerimizi sevdik. Ayakkabısının arkasına basardı erkekler, karıncayı bile incitmezdi. Hasmıyla el sıkışmak bile delikanlılıktandı, hısmına kalleşlik etmek ne kelime. Herkes insan sarrafıydı, iti kopuğu gözünden tanırdı. Her mahallede bir yürek heykeli, herkes Sadri Alışık. Mahalleli bir yanlış yapmaya kalksa, kendinden utanırdı.

***

Bizler dostluğu ve arkadaşlığı unutturmayan bakışlarımızı; Bizler ardımızdan uçurduğumuz cennet kuşlarını sevdik. Misket oynardık mistik bahçelerde. Aşklarımız uzundu, nefretimiz kısa. Anaları ağlatırdı Yemen türküsü. Kahvelerin gerçekten 40 yıl hatırı vardı. Bir insana elimizi uzatmak için sebep sonuç ilişkisi aramazdık, iyilik yapmak yeterli sebepti çünkü. Ekmeği aslanın ağzından alırdık, elele tutuşarak.

***

Bizler iliklerimize işleyen merhametimizi, ölüme giderken bile dublör kullanmayan cesaretimizi sevdik. Şimdi çözdükçe ayağımıza dolanıyor çaresizliğin yumağı. Nefret dersleri hızlı biçimde işliyor. Yüksek gerilim hattında birbirini dişliyor aynı toprakların insanları. Karşı fikirdeki insanlar birbirlerini namussuzlukla suçluyor da, aslında düşmanlık fitilini ateşliyor. Üst kattakiler böyle olunca, halk da sosyal medyada kırıntılarını yok ediyor kardeşliğin.

***

Acil bir dönüşe ihtiyacımız var, toplum huzuruna ve bütünlüğe. Bu nefret hummasından uzaklaşmaya. Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh vatandır! Ve bizler de vatanın bir parçasıyız. Nasıl ki, denizi bir parçasından ayıramazlar, biz de ayrılamayız. Hayatın kan kardeşiyiz, güzelliklere adanmış işçiler. Çünkü geride bıraktıklarımız, aslında hiç terk etmediklerimiz..

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI