• USD 5.6134
  • GBP 7.3018
  • EUR 6.4316

İyiliğin siyaseti - HÜSEYİN GÜL

26 Nisan 2017 Çarşamba 15:54

Önceki akşam, bir arkadaşımın bulunduğu bir mekana gittim ve orada tanıdığı insanlarla muhabbete girdim. İçlerinden biri işadamıydı. Söz yaklaşan Ramazan ayından açıldı. İşadamı olan geçen Ramazan bir yakınının iftarına katılmış da, anlata anlata bitiremedi. "Amma yedik, ben böyle iftar görmedim" Kendimi tutamadım. "Oruç insanların açlığını anlamak üzerinedir, tıka basa yemek üzerine değil." Verdiği cevaba bakın. "Ne yani aç kalınca mı değerli olacağım?"

***

Ne iş yaptığını sordum işleri tıkırında. "Durum böyleyken sizin böyle iftarlarda ne işiniz var?" diye sordum. "Geç bunları" dedi. "Adam iyilik yapıyor, biz de eşlik ettik." "Adam iyiliğin ticaretini yapıyor, siz de geleceğe yatırım yapıyorsunuz" dedim de oralı olmadı. Çadırlarda iftar menüsü 5 liradan başlarken, lüks otellerde ve restoranlarda 250 liralık iftarların kimlere sükse yapmak olduğu ortadayken. "Yoksullara verin iftarı" dedim. "Üstelik kimseye haber vermeden. İyiliğin siyasetini yapmadan" Güldü. Onunla birlikte bütün tilkiler güldü.

***

Değişen toplumun yeni yüzlerinden biriydi karşımdaki. İnsanlar üzerinde ahlaki baskı kuranların, ahlakını sorgulamak için vicdana ihtiyaçları olduğunu söylesem bir işe yaramazdı. "Bizim çocukluğumuzda niye bu kadar kötülük yoktu?" diye kendime sorduğum sorunun cevabını ona versem, zaten anlamazdı. Sorgulama mevsimi kapanmıştı artık. Hileli sınavlar ülkesinde hak yemek doğal besin kaynaklarıydı birilerinin.

***

1990'lı yılların resimlerini yeniden yayınlasalar ne çok şey bulurduk. Kendi çocuklarını yiyen Türkiye gerçeğini de bulurduk elbet. Ama şimdiki yılların yanında o gerçek bile o kadar masum kalırdı ki. Yoksul mahallelerdeki iftarların, zengin sofralardaki görkemli iftarlarla çelişmesinin açıklamasında bozulan gerçeklerin listesi yatıyordu da, ayağa kaldırmak kimin haddine.  

***

Biliyordum ki, 2000 yılından sonra postaya verilen bütün mektuplar kişilere ulaşmıştır. O yüzden aradığınız insanlığa ve kardeşliğe artık ulaşılamıyor. Albüm sattırmak için her türlü soysuzluğu yapana bu ülkede sanatçı derler. O yüzden gerçek sanat otel odalarında ölümü bekler..

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI