• USD 4.0332
  • GBP 5.6613
  • EUR 4.9670

Nihayet artık sadece sıcaktan kavrulacağız - Hüseyin GÜL

30 Nisan 2017 Pazar 16:34

Bunaltıcı sıcaklığın habercisi olan günleri yaşıyoruz. Termometrelerin patlamasına, asfaltta yumurta pişirilmesine ramak kaldı. Eriye eriye tükeneceğiz. Fakat kış adamı olmama rağmen, yaz aylarının bütün derdi kabulümdür. Çünkü alt kültürü ayaklandırmak, çetelerin gücünü göstermek için ailelerin hizmetinde olan harika dizilerin sezonu da yaz aylarında kapanıyor.

***

İhanetini birbirine yedirenlerin bol olduğu, yalama olmuş aşk hikayeleri gecelerin sahibiydi. Havalı ilanları vardı, sükseli reklamları. Ülkenin şahdamarına yerleşmiş düzenin adına sanat dediler. Toplum da ne yazık ki bunu benimsedi. O yüzden üç günlük zibidiler gerçek sanatçıların önünde yürüyor artık.

***

Bu dizilere kalbini kaptıranlar seyretme pozisyonunu aldı. O dizilerdeki karakterlerin, evlerin, mahallelerin izdüşümü olduğunu düşünen yok. Bonzai'nin ayak basmadığı toprak kalmamış. Gazetelerin üçüncü sayfalarını süsleyen bir gecelik ilişkilerin kurbanı kızlar, o televizyon dizilerinden ilham almamış sanki. İtten kopuktan koruyor zannettikleri çocukları, dizideki karaktersiz adamın karakteri olmuş da, kimsenin umurunda değil.

***

İhtirasın elde ettiklerine bakılıyor hep. Aldıklarına değil. Ne diyelim. Formatlanmış düzene kul olanları bol olsun memleketimin. Bu tarz eleştirilere itiraz edenleri duyuyorum. "Alt tarafı bir dizi. Ne gereği var meseleyi bu kadar abartmanın" diyorlar. Bitmedi. "Milletin başka eğlencesi mi var?" diyenlerde var.

***

Güzelin, iyiliğin ve dürüstlüğün özne olmadığı, değerlerin yağmalandığı dizilere böylesine gönül veren bir düzende, herkesin kendini emanet edebileceği bir dizisi mevcutken, Adana’da tifo salgını olsa, kimin umurunda? Aynı karanlık ormanda başkalarının kurban edilen çocukları için ahkam kesmek varken, aynı kaderin kendi çocuklarının kapısını çalmayacağının garantisi var sanki.

***

Biz niye telaş ediyoruz ki. İtiraz edenlerin gönlü bol olsun. Yeşersin tohumlar ama hasat mevsiminde çığlık attıklarında, duyana aşkolsun! Görgüsüz adam oltanın ucuna 100 bin liralık tektaş yüzüğü takıyor, gazetelerin şöhret yaptığı sosyetik sevgilisine hediye ediyor. Böyle görgüsüzlükten balıklar bile utanır. Ama mesele sosyetikse, ayrıntıda incelik aramak ne şöhretli kadınların haddine, ne böyle erkeklerin. 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI