• USD 4.0332
  • GBP 5.6613
  • EUR 4.9670

Ruhunu Pensilvanya'daki şeytana satanlar - Selahattin SEKİN

27 Haziran 2017 Salı 16:06

15 Temmuz hain darbe girişiminin üzerinden bir yıl geçti. FETÖ ile mücadele her alanda sürüyor. Örgüt matruşka gibi. Hayatın her alanına sızmış. Birbirini tanımayan, birbiri ile bağlantısı olmayan hücreler ortaya çıkarıldıkça altından yeni yapılar çıkıyor. 


FETÖ'nün bu ülkede yaptığı yıkım, uzun yıllar onarılamayacak türden. Kutsal bildiğimiz ne varsa ayaklar altına alındı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın koyduğu irade olmasa herkes kabul eder ki mücadelede bu noktaya gelinemezdi. Cumhurbaşkanı'nın dik duruşu sayesinde bu örgütün inlerine girildi. 

Adana FETÖ için önemli bir kent. Hep söyledik, bir kez daha söyleyelim;

Adana FETÖ'nün laboratuvarıdır. 

Bunu söylemek için elbette pek çok sebebimiz var. En büyük deneyler Adana'da yapıldı. Kumpasların en büyüğü Adana'da kuruldu.

2012 yılında James Bond Skyfall'un Adana çekimleri sırasında bazı yolların ve tren garının kısa süre kapatılmasını fırsat bilen yerel bir gazete "Adana'da, 007 James Bond-Skyfall filminin çekimlerinin perde arkasında Suriye'ye silah sevkiyatı mı var?" şeklinde 2 ayrı haber yaptı. Manşetler attı. 

O gazetenin yaptığı şey gazetecilik miydi?

Bugün sahip olduğumuz bilgilerle geriye dönüp yapılan işe 'Habercilik' diyebilir miyiz?

Örgüt o tarihte 'Türkiye teröristlere silah veriyor' algısı için içeride ve dışarıda Türkiye düşmanları ile birlikte kampanyaya başlamamış mıydı? 

Ve o yerel gazetenin haberi birden bire ülke geneline taşınıverdi.


Tesadüf müydü bu?

Ve sonra;

MİT Tırları ihaneti yaşandı.  

MİT Tırları ihaneti Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı uluslararası arenada mahkum etmek için kurulmuş en büyük kumpastı. 

İşte bu nedenle Adana FETÖ'nün laboratuvarıdır diyoruz.  

FETÖ'nün yayın organları için elinde pankartlarla Adana Adliyesi önünden  'Özgür basın susturuluyor' diye bağıranların amacı da ülkeyi uluslararası arenada mahkum ettirmekti.

Önce ülkeni kahpece suçla
sonra dön 'özgür basın susturuluyor' diye nara at!

Tam bir haşhaşi taktiği!

Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Ömer Çelik yaptığı bir konuşmada bu kafadakilere tokat gibi yanıt vermişti.  

Bakan Çelik; 'Ruhunu şeytana satmış insanları Avrupalı dostlarımız gazeteci diye önümüze getirirse, akademisyen diye getirirse, biz terör örgütlerinin akademisyen ya da gazeteci kisvesi adı altında, Türkiye’ye operasyon çekmesine müsaade etmeyiz' demişti. 

Gazetecilik kisvesi ile ülkesine operasyon çekenlere, Ruhunu Pensilvanya'daki şeytana satan insanları hala Adana'da birileri 'Gazeteci' ‘İş Adamı’ diye muamele ediyorsa  'Adana FETÖ'nün laboratuvarı'  dememize kimse kızmamalı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan irade koyuyor,
Cumhurbaşkanı'nın yol arkadaşı,
Avrupa Birliği Bakanı Ömer Çelik irade koyuyor
ve siz hala ruhunu Pensilvanya'daki şeytana satan adamlarla iş tutuyorsanız
o zaman demek ki sizde bir yamukluk var.

Ve unutmayın!

Şeytanın yeri belli!

Ruhunu Şeytana satanların da yeri belli!

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI