• USD 4.8000
  • GBP 6.2404
  • EUR 5.5924

Bir kilo kıyma - Hüseyin GÜL

16 Temmuz 2017 Pazar 15:49

Türk sinemasının sultanı Türkan Şoray'la, 7-8 yıl önce bir açılış için Adana’ya geldiğinde ayaküstü kısa bir söyleşim olmuştu. Bir sinema yıldızı olmasının yanı sıra, ülkenin gerçeklerinden haberdar olan bir ev kadını pozisyonundaydı. "Güneşin yüzü bile bir karışken, ev kadınlarının yüzü nasıl gülsün?" diye bir soru sorduğumu hatırlıyorum. Yüzü düşmüştü de ekonomik sırlar vermişti bana. Sinemada yıllarca çilekeş kadın rolleri üstlenmiş biri olarak. Her şeyden önemlisi bir ev kadını olarak.

***

Ev kadınlarına toplu alışveriş önermişti. Marketlerle semt pazarlarının fiyat listelerini gözden geçirmek kaydıyla. Ve aile bütçesine yönelik harika bir öneride bulunmuştu. "1 kilo kıymayla 10 çeşit yemek yapmak." Özellikle çocuklu ailelerde kişi başına düşen dert sayısını bilen biri olarak.

****

Sıradan ev kadınlarının yaşadıkları, üst düzey hayat yaşamış insanların ev kadını olarak yaşadıklarıyla kardeştir. Çünkü hayat herkese zor. Hayatın elleri ev kadınlarının yanaklarını şefkatle okşamıyor. Bazen tokatlıyor üstelik. Her şeye rağmen onlar yemeklerinin içine bir parça güneş koyuyorlar. Bir kilo kıymayı 10 yemeğe pay ederken.

***

Pazara çıktıklarında domatesin fiyatına şaşkınlıkla bakarlar. Çocukluklarında tanıdıkları domates, küçük naylon toplardan farksızdır da, tarım ülkesindeki garip çelişkinin altından kalkamazlar. Hayatın acımasızlığına karşı en çok yaralanan insanlardır ev kadınları. Ama hayata karşı koymanın dayanılmaz tadını da en çok onlar alır. Kendi renklerini siyahlarla takas ederler. Çaylarını yudumlarken, bir salıncakta sallanırlar sanki.

***

Günler karbon gibidir de. Hepsi de okuldan dönen çocuklarını bir tören havasıyla karşılar. Kalpleri gözlerine vurur. Çocuklarının heveslerine yetişemedikleri zamanlarda, içlerine bir şey oturur sanki. Biyonik bir yanları vardır. Dertleri omuzlarına çakılı olsa da her biri heykel gibi durur. Ev kadınlarının huzuru ülkenin huzurudur. Ev kadınların duruşu gençliğin duruşudur. Erkekliğin adını bir tarafa, kadınlığı bir tarafa koyanlar bilmelidir ki. Ev kadınları erkekliğin anasıdır.

MAHALLE OKULLARI

Yapılan bir araştırmanın geçen gün açıklanan sonuçlarına göre, çocuklar için en iyi okul; mahalledeki olanlarmış. Herkesin birbirine ayna olması bir yana, ders dışı etkinliklerdeki ortaklık ve yaratıcılık da eğitimin artı yanı. Eskiden hep öyleydi. Sonra özel okullar çıktı, gençlik çığırından çıktı. Parasıyla mahvolan aileler türedi. Mahalle okulları güzel de, okulların mahallesi kalmadı ki.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI