• USD 3.7874
  • GBP 5.2760
  • EUR 4.6369

Gerilime gebe kalan muhalefet - Selahattin SEKİN

28 Temmuz 2017 Cuma 09:58

Referandum sonrası Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın partisinin başına geçmesi ile birlikte  siyasi arena oldukça hareketlendi.  AK Parti içerisinde büyük dalgalanmalar yaşandı.

Reis’in dönüşü muhteşem oldu.

Evlerde televizyon başında yuvaya dönüş gözyaşları içinde izlendi.

‘Bir yere gitmemişti ki! Kuzum bu ne heyecan, gözyaşı?’ diye sormaya devam edenlerin  yaşadıkları ülke insanını hala tanımadıklarını bir kez daha anladık. Ve bu tabloyu anlayamayanların neden iktidar olamadıkları sorusuna hala cevap bulamamalarına elbette şaşırmıyoruz. 

Sayın Cumhurbaşkanı’nın  ‘Metal yorgunluğu’ diye tanımladığı durumda olan  bir kısım mensupları ile iktidarda olan AK Parti kendisi ile yarışıyor. 

Kendisi çıtayı tekrar yükseğe koyuyor ve aşmak için harekete başlıyor.

Her defasında kendi yükselttiği çıtayı aşan AK Parti’yi geriden takip eden muhalefet bırakın hedef koymayı, mevcut durumunu bile koruyamıyor. Sürekli kaybeden ve kaybederken liderlerinin koltuğunu koruduğu muhalafet, siyasi kısırlığa yakanlanmış olma pisikolojisi ile demokrasi dışı  çıkmaz yollarda çıkış arıyor.

Siyasi kısırlık gerilime gebe bırakıyor.

Gelinen nokta bu!

Muhalefet yakalandığı hastalığı teşhis edemiyor.

2019’da Türkiye bir ilki yaşayacak. AK Parti yine aşılması zor olan çıtayı kendisi koydu. AK Parti bunu bilinçli yapıyor. Hedefi koyup o hedefe ilerlemek için çalışmalara da hemen başlıyor. Sayın Kılıçdaroğlu demokrasinin sınırlarını zorlayarak yürüdüğü günlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan 2019 için çoktan çalışmaya başlamıştı.

O çalışmanın ürünü olan kabine revizyonu hayata geçti ve bakanlar çalışmalarına başladı bile.  Bir yandan TBMM’de iç tüzük değişikliği görüşmeleri devam ediyor.  Cumhurbaşkanının önünde şimdi teşkilat ile ilgili revizyon var.

Bu arada dolar hızla gerilemeye devam ediyor. Ekonomi çarkları güven içinde dönüyor. Kriz tellalları elleri böğründe şaşkınlıkla yaşananları izliyorlar.

Ve unutmayalım FETÖ, DAEŞ, PKK vb. terör örgütleri ile mücadele de bir yandan devam ediyor.

Katar krizinde baş döndüren diplomasi trafiği ile Türkiye, bölgesinde gözardı edilemeyecek  güç olduğunu bir kez daha ortaya koydu.  ‘Katar’da ne işimiz var?’ diye soranlar şimdilerde sus pus oldular.

15 Temmuz darbe girişimine örtülü destek veren ülkelerin foyalarının ortaya çıkması ile birlikte AB kartı üzerinden Türkiye’yi dize getirme girişimleri de Avrupa Birliği Bakanı  ve Başmüzakereci Ömer Çelik ile Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu tarafından boşa çıkarıldı. 

Dış politikada  mahçup, çekingen, başkasının ağzına bakan Türkiye yok artık. Muhataplarının karşısında haklı olmanın gururu ve güveni ile argümanlarını cesurca muhataplarına anlatan bir Türkiye var.  AB değerlerinin yine AB ülkeleri tarafından nasıl ayaklar altına alındığını anlatan, tehlikeye dikkat çeken Türkiye şaşkınlıkla izleniyor.

Çok sıcak geçen bu yazın ardından sonbahar ve kış çok hareketli geçecek. Baş döndürücü gelişmelerin peş peşe yaşandığı/yaşanacağı bir dönemin içindeyiz. 2019 tarihi çok çabuk gelecek. Çalışan kazanacak, çalışmayan kaybedecek. Mesele bu kadar basit.

Yakalandıkları siyasi kısırlık hastalığını teşhis etmek yerine feryat figan etrafı inletenler 2019’dan sonra da ağlamaya devam eder.

Kronik hastalık böyle birşey!

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI