• USD 3.8098
  • GBP 5.2838
  • EUR 4.6647

Yaşlandıkça anlıyor insan - Hüseyin GÜL

13 Ağustos 2017 Pazar 12:41

Yaşlandıkça yaşadığı dünyaya da yabancılaşıyor insan. Bu zamandan olmadığını düşünmeye başlıyor. Yavaş yavaş değişti her şey. Alıştıra alıştıra uyum sağladık bu düzene. Geçmişe dönüp şöyle bir baktığımızda, şimdikiyle olan farkı anlayabiliyoruz.

***

Komşu düğünlerinde dansa kalkılan günleri hatırlıyorum. Ortak mırıldanan şarkılar. Hayattan keyif almanın matinelerinde, sinema perdeleri gibiydi yaşamak. Eşitlikse eşitlik. Ne iftira, ne muhbirlik. Ne siyaset, ne ayrımcılık. Eşkıyalar bile soyluydu. İnsanlarda sadece insan olmanın verdiği güç ve gurur. Birbirinin önünde değil, çeşmelerin önünde eğilirlerdi. Ayaklarını karnına çekerek susardı aile fertleri, saygıda kusur etmemek için.

***

Mahallede yeni tanışanlar bile, "ben" diye başlar, "biz" olurlardı. Güneşte rengi solmuş naylondan gömlekleriyle bile tertemiz olurlardı, hayatın sabrını kuşanırken. Ne taşra sorguları, mezhep farklılığı. Ne Türk ve Kürt ayrımı. İdare lambasının eşliğinde, aydınlık bir Türkiye fotoğraflarının gölgesi vururdu duvarlara. Politikacılar bile başkaydı. Gazeteler satırına kadar doğrucu ve halktan yana. Tetikçilik denen namussuzluğun esamesi bile okunmazdı. Kolonya tutulurdu eve giren insanlara, hemen uçardı.

***

Yangına körükle gitmekten kaçardı herkes. Kan emiciliğin zerresi yok. Kadına şiddet ne demek. Gazetelerde karısını bıçaklayıp, yolun kenarına atan insan haberleri yoktu. En fazla kapıyı vurup çıkardı adamlar. Göz çukurlarına doldurduğu kızgınlığı birkaç saat sonra boşaltır, galip çıktıkları eve mağlup dönerlerdi. Kabadayılar bile zarifti. Oğlu işe giderken, yol parasını komşudan ödünç alırdı anneler. Sabahları evden çıkan babalar, çocuklarına ne istediği sorardı da, "Erken gel baba" denirdi.

***

Herkes haddini bilirdi. Ne küresel korkular, ne borsa... Hayat borsasında, en değerli forsalar emekçilerdi. Yere düşen ekmeği, üç kez öpüp başına koyardı insanlar Yemek tarifiyle bile doyarlardı, kimsenin gözü aç değildi. Haram paraya dönüp bakmazlardı bile.Helalinden kazanılmış üç kuruşun bereketi vardı. Para çoğaldı...Bir şeyler de bitti ama... Alışınca çirkinliklere...Elimizden bir şey gelmiyor. Eski zamanları özlemekten başka.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI