• USD 5.8113
  • GBP 7.6255
  • EUR 6.7288

Sokak sanatı - HÜSEYİN GÜL

11 Eylül 2017 Pazartesi 01:37

Atatürk Caddesi’nde yürüyorum. Şinasi Efendi’ye girmek için eski Metro Sineması sokağına dönüş yaptım. Biraz ilerledikten sonra gördüm onu. Yaşlı bir adam akordeon çalıyor, şarkı söylüyordu. Birazdan para toplayacaktı da, insanların ihtiyaç halindeki sanatsal gösterilere para mevsimi kapanmıştı galiba. Onlar Tarkan konserlerine harcamışlardı müzikal birikimlerini. Ya da yaşlılar adına böyle gösteriler masumiyetini yitirmişti. Ben gözümü de kulağımı da açtım. "Yıldızların altında" şarkısını söylüyordu amca, bulutların üzerinde.

***

Şarkısı bitti, aynen eski Türk filmlerinde olduğu gibi başındaki şapkasını açıp orta yerde dolandı. Bu gösterinin mimarı yaşlı adama hayranlıkla baktım. Civardaki birçoğu yan gözle bile bakmadı adamın şapkasına. Birkaç kişinin dışında herkesin gönlü fakir çıktı. Televizyon dizilerinin pespaye isimlerinin fiyatını artırdığı bir ülkede, yerlere düşen değerler para ediyordu artık. Hayatın yükünü taşımaktan beli bükülmüş yaşlı bir adamın, boyundan büyük müzik aletiyle söylediği şarkılar değil!

***

Sıra bana geldiğinde adamın gözlerinin içine baktım. Uzun yıllar önce gördüğüm, şimdi sadece çocukluk anılarımda kalan insanların gözleri gibiydi. Konuşmasına gerek yoktu, gözlerindeki sevgiye inandım önce. Sonra şapkasına gönlümden kopanı koydum. Özür diledim belki, şapkasını boş bırakan diğer insanlar adına. Teşekkür etti gitti.

***

Akordeon çalan o yaşlı adamın, hayatını çalanları biliyordum. Şehvet ve şöhret budalası kadınlara ekranların kasalarını açanların da, hem sanatı katletmek, hem içi boş kadın pazarını genişletmenin bedeli olarak ona borcu vardı. Bir an sokağı irdeleyerek baktım da öfkem kabardı.

***

Bir ülkenin geleceğini görmek istiyorsanız yaşlılarına bakın. Birileri sokakta akordeon çalıyor, birilerinin sokakta karnı zil çalıyor. Bazıları da sokaktaki yaşlı kadınların emekli maaşını çalıyor. Akordeon çalan yaşlı adam, namusuyla hayatını sürdürmeye kararlı insanlarımızı temsil ediyor. Emekli maaşları çalanlarsa, piyasadaki ucuz şarkıcıları, ekranlardaki pespaye kadınları temsil ediyor. Düzen böyle dengeliyor kendini.

***

Her görüntü insanlık tarihine kayıtlıdır. Hiçbir onurlu insan yarım bırakmaz oyunu. Hele hayatlarıyla oynanan bir oyunu.

***

İLHAN İREM

Birçok şarkıcının kendine pazar bulmak için, magazin soytarılığı yaptığını görüyorum. Ne utançtır ki, hırsızlığın, şehvet tüccarlığının getirisi de büyük. Ama bazıları var ki, sanatlarından başka bir gerçeğin dışına çıkmadan sadece şarkılarını söylüyor. Şarkıları da adam gibi, kendileri de adam. İlhan İrem mesela. Pespaye starların dünyasında, onun gibiler kürek çekerek denizleri aşan yürekli sanatçılar. "Bu ülkenin onurlu şarkıcıları da mevcuttur" gerçeğini temsil eden özel isimlerden biri. Şarkıcılara sadece şöhret değil asalet de gerekir çünkü..

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI