• USD 5.5498
  • GBP 7.2651
  • EUR 6.3900

Eğitimde Finlandiya, Kore ve biz - CÜNEYT ÖRKMEZ

2 Aralık 2017 Cumartesi 22:54

Kore’den gelen grup akademisyenlerden oluşuyordu. Konuklar için Ankara’da Şili Meydanı’nda bulunan Kore Kültür Merkezi’nde güzel bir gece düzenlenmiş, katılımcılar olarak hepimiz halimizde oldukça memnunduk.

Tanıştığımız katılımcılar ile biraz Türkiye’den biraz Kore’den konuştuktan sonra Profesöre, Güney Kore mucizesini neye borçlu olduklarını sordum. Eğitim sistemi ve eğitimci kalitesi diye cevaplandırdı hiç düşünmeden. Eğitim sisteminden bahsetti, eğitimcileri övdü.  Düşündüren bir sohbet oldu.

Nice zamandır Finlandiya eğitim sistemine övgülere şahit olduk. Özgür, kısıtlayan değil düşük maliyetler, uzun olmayan okul saatleri ile başarıyı yakalayan Finlandiya, bireyselliğe, önem veren, öğrencilerine kendi programlarını kendi düzenleme sorumluğunu yükleyen eğitim anlayışıyla boş zamanı bol, eğlenerek öğrenmeyi birleştiren Fin eğitim sistemi bizim için rüya sistem olmaya devam ediyor.

Koreli profesörün övdüğü Kore eğitim sistemini araştırdığımda ise oldukça şaşırdım. Evet beni şaşırtan Kore mucizesinin arkasındaki sistem, bizim kaçıp kurtulmaya çalıştığımız yarış atı sistemi gibi bir sistemmiş meğer. Disiplinli ve katı ama oturmuş bir sistem. Güney Kore ve Japonya olmak üzere Uzak Doğu ülkelerinde sınav kültürüyle desteklenen türde bir eğitim başarısına büyük saygı duyuluyor. Güney Koreliler iyi bir geleceğe sahip olabilmek için belli dönem eğitim sistemi içerisinde disiplinli çalışmanın gerekliliğine olan inancın etkisinden çıkamıyor. Güney Kore’de kısa dönem mutsuzluk ve ardından sonsuz saadet umuduyla eğitim sistemi içerisinde, sınavlara ve sonuçlarına saygı duyuluyor. Tabii ki bu saygıyı duyanlar yaşayan Koreliler. Çünkü genel nüfus içerisinde ve yine 11-15 yaş arası çocuk ve gençler arasında intihar vakaları en çok dünyanın en hızlı gelişen ülkelerinde biri olan Güney Kore’de yaşanıyor. Bu bilgi OECD tarafından açıklandı. Biraz olumsuz yönleri ile aktarmış olabilirim ama dünyada bu sistemin yararını savunanlar da oldukça fazla. Kore sistemini savunanların tezi şu ki, modern dünyada çocuklar nasıl öğrenmek, nasıl çalışmak ve başarısızlıktan sonra nasıl yoluna devam etmek gerektiğini öğrenmek zorunda ve Güney Kore sistemi tamda bunu yapıyor diyorlar.

Kafam biraz karıştı. Tıpkı eğitimde istediği başarıyı yakalayamayan devletin karıştığı gibi. Bizim özel okullarda çareyi aradığımız bu dönemde o imrenerek baktığımız Finlandiya’da özel okul yok ve eğitim harcamalarının tümü devlet tarafından destekleniyor. Önyargıları kıramadığımız ve giderek ayrışan toplum olduğumuzu tartıştığımız, ekonomik ve sosyal statülere göre özel okullar seçtiğimiz bir ortamda ilaç olacak bir durum daha var Fin sisteminde. Finlandiya’da eğitim “herkes için eşit imkanlar sağlamak” demek. Eşitlik kavramına olağanüstü değer veriliyor. Tüm çocuklar zeka ve becerileri ne olursa olsun aynı sınıflarda okuyor. Öğrencilere ödev yok ve öğrenmenin yeri okuldur düşüncesi hakim. Kucaklayan bir sistem. Cinayetlere, trajedilere sebep olan servis sistemi de yok Fin eğitim sisteminde. Çocuklar okullarına yürüyerek ya da bisikletle gidiyorlar.  Şimdi iki sistem arasından, Hızla gelişen Güney Kore’ye ve dünyanın en mutlu ülkesi Finlandiya’ya bir kez daha bakalım.

Güney Kore ve Japonya gibi Uzak Doğu ülkelerinin, ancak çok daha hızlı koşarak Avrupa’yı Amerika’yı yakalayacağına inanarak daha yorucu ve disiplinli bir eğitim sistemini seçtiğini düşünebiliriz.

Finlandiya ise dünyanın en mutlu ülkesi olarak bireysel insan hak ve özgürlüklerine duyarlı, yaratıcılığa ve kişisel eğilimlere değer veren birbiriyle rekabet etmeyen dayanışma ve işbirliği kültürü üzerine inşa ettiği bir eğitim sistemini özellikle seçmiş olabilir.

Ya biz, biz sistemimizi hangi yönde düşünerek seçeceğiz. Dünyanın ilk 10 güçlü ekonomisi olma hedefimize bir an önce varmak için daha sıkı, yarıştıran anlayıştan mı? Yoksa at yarışından bıktık çocuklar mutlu olsun başarı gelsin diye düşündüğümüz Fin eğitim sistemine göre mi ? Bu eğitim konusu toplumsal yaşantımızı derinden etkilemeye devam ediyor. 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI