• USD 5.8113
  • GBP 7.6255
  • EUR 6.7288

Kudüs ve Payitaht Abdülhamid - SELAHATTİN SEKİN

11 Aralık 2017 Pazartesi 09:03

TRT son zamanlarda gerçekten iyi işler yapıyor. 'Diriliş Ertuğrul ve "Payitaht Abdülhamid" bu başarılı işlerin en başında geliyor.

Bu milletin evlatları MİLLİ MEDYA ile şanlı tarihini utanmadan, gururlanarak öğreniyor.

"Payitaht Abdülhamid"in yayınlanan son bölümü birilerini rahatsız etmiş. Bu rahatsızlıklarını yaptıkları haber ve yorumlarla açık açık ifade ediyorlar.

Dizinin 17. bölümünde, İsrail'i kurmak için Osmanlı topraklarında operasyonlar yapan “Osmanlı düşmanı” iki karakter arasındaki geçen diyalog rahatsızlık sebebi olmuş!

Emanuel Karasu isimli karakter, "Osmanlı'yı kendi evlatları bizim için yıkacak, merak etme. Onlar peygamberlerin izini takipten vazgeçsin, kitaplarını kapatsın, tarihlerinden utansın, Batı'nın kuyruğuna takılsın, imamlarının ipleri papazların ve hahamların ellerine geçsin de gör bak ben onlara neler yaptırıyorum" diyor.

Vay Efendim, nasıl olur böyle bir cümle kurulurmuş?

“Bugün verdiğimiz kararla Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyoruz” diyen ABD Başkanı Donald Trump'ın hamlesinden rahatsızlık duymayan cenah, dizide bugünkü İsarail denen işgalci gücün temellerinin nasıl atıldığının anlatılmasından rahatsızlık duyuyorlar.

Dizide geçen diyalog yalan mı?

Aynen söylendiği gibi olmadı mı? Peygamberlerin izini takipten vazgeçilmedi mi? Şanlı tarihimizden utançla bahsedenler olmadı mı? Bazı imamların ipleri papazların ve hahamların ellerine geçmedi mi? Osmanlı'yı kendi evlatları 'benlik' kavgasına tutuşup paraçalamadı mı? İsrail bu sayede Ortadoğu'da İslam dünyasının bağrına bir hançer gibi saplan madı mı?

Aynen böyle oldu.

Dile kolay, tam 400 yıl Kudüs'ün de içinde bulunduğu toprakları elimizde tutup idare etmişiz. Sultan Abdulhamid, Yahudiler'e toprak satılmaması konusunda takındığı tavır ve Filstin'de bir kısım toprakları mülk edinmesi gibi stratejik hamleleri yüzünden Siyonistlerin daima bir numaralı hedefi oldu.

'Özgürlük, demokrasi' gibi değerleri istismar eden ve bu bahanelerle Osmanlı içine nifak tohumu ekerek İsrail'i kurma gayretindeki Siyonistler, Sultan Abdulhamid'i tahtan indirmek için her yolu denemişlerdir.

Düşman yine aynı!

Düşmanın hedefi de aynı!

O gün de yalan haberlerle kendini milletine adamış bir devlet adamı hedefteydi, bugün de milletiyle bir ve beraber olan bir devlet adamı hedefte.

1897'de 1. Siyonist Kongresi'nde konuşan Theodore Herzl kuracakları devletin sınırlarını şöyle açıklamış; "Kuzey sınırlarımız Kapadokyadaki dağlara, güneyde ise Süveyş Kanalına kadar dayanar. Slogantmız Davud ve Süleyman'in Filistin'i olacaktır."

O gün Theodore Herzl'in hedefinin önündeki en büyük engel Sultan Abdülhamid'ti.

Bugün de hedef aynı. Büyük İsrail'in önündeki en büyük engel olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan görülüyor. O nedenle dört bir koldan saldırıyorlar.

Yapılacak şey bellidir.

Tarihten ders alacağız. Alacağız ki tarih tekerrür etmesin. Ama her şeyden önce okuyacağız, öğreneceğiz, tarihimizi bileceğiz. Yalanlara kanmayacağız. Aldanan olmayacağız.  

Theodore Herzl'n bugünkü varisleride şunu bilecek; 'Kudüs bizimdir bizim kalacak. Buna göz dikenler soysuzdur ancak'

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI