• USD 5.3412
  • GBP 6.8265
  • EUR 6.0565

Büyük Mesele “Kamu Çalışanlarının Davranışları ve Hükümetlere Yansımaları” - CÜNEYT ÖRKMEZ

4 Ocak 2018 Perşembe 10:07

İşini iyi yapmayan adamlardan dolayı toplum her zaman acı çekmiştir. Bu işini iyi yapmayan adamlar da nereden çıktı demeyin, bunlar her devirde vardı. Bundan sonra da muhtemelen karşılaşacağız bunlarla. İşi zorlaştıran, çözüm odaklı düşünemeyen, iletişim sorunu olan, enerjisi düşük, işinde heyecansız ve görevini kavrayamamış bu adamlar her zaman vardı. Bu adamlar can yakmaya devam ediyor. Bunlar bazen yönetici konumunda bazen de farklı ünvanlarla karşımıza çıkıyorlar.

İşin en kötü tarafı ise kaygı duymadan kötü işler çıkarmaya, ya da hiçbir iş çıkarmamaya devam ediyor olmaları.  Daha kötü bir şey daha söyleyeceğim! Bu adamların davranışları hükümetleri ve otomatik olarak siyaseti de çok olumsuz etkiliyor. Gizli bir içeriden oyma durumu var ve siyasiler bu tehlikenin ne kadar farkında bunu bilmiyorum.

Diyelim ki adamın işi kamu kaynaklarından sağlanan desteklerle iş kuracak, iş geliştirecek, vatandaşa yol göstermek olsun.  Var mı devletin böyle güzel hizmetleri? Var mı kamu kaynaklarından hükümetler tarafından ayrılan faydalı fonlar? Çok güzel alınmış kararlar var. Devletle vatandaşın kucaklaşmasını sağlayacak, memleketin iktisadi ve sosyal kalkınmasına çok etkili yarar sağlayacak alkışlanacak kararlar.

Ama gel gelelim bu gelişmelerden yararlanacak vatandaşa yol gösterecek kamu çalışanları bu işin öneminin ne kadar farkında? İyileri var ve zaten bir şeyler yürüyorsa onların sayesinde.  Ama bir de kötüleri var ki hiç azımsanmayacak kadar çok. Motivasyonu yerle bir eden, vatandaşın devletle kucaklaşmasının önünde ket vuran adamlar. Bunlar, vicdanları sızlatan, insani olmayan davranış kalıpları içerisinde büyük bir sorun olmaya devam ediyor. Yaptığı işin manevi hazzını, heyecanını zerre kadar duymayan, performansları sorgulanmayan şuursuz ve yetersiz adamlar.  

Öyle bir yol gösteriyor ki sakın yararlanma diyor. Hatta hiç yola çıkma diyor. Sen yapamazsın diyor.  Bu iş zor, seni aşar diyor. Ne kadar anlaşılması zor tarafı varsa ipe seriyor, sek sek sekiyor inci diziyor, kaç kurtar kendini sakın bulaşma diyor. Bürokrasiyi çarşaf çarşaf vatandaşın önüne seriyor, bir de sakın kimseden yadım isteme sana kimse yardım edemez diyor, çözümsüzlüğü garantiye alıyor. Kısacası bu adamlar vatandaşa ve hükümetlere çok zarar veriyor.

Vatandaş devletin en üst makamlarının demeçlerini dinliyor. Kendisine sağlanan imkanların varlığını onların sesinden duyuyor seviniyor. Sonuna kadar ak sütü gibi helal olan devlet imkanlarından yararlanmaya kalktığında kötü adamdan yumruğu yiyor.  Dün bir esnaf kardeşimizle konuştum. Başından geçen ilginç bir olayı paylaştı. Devletin sağladığı bir destekten yararlanmak için bütün yapılması gerekenleri yapıp son aşamaya geldiğinde bir belge eksikliği dolayısı ile destekten yararlanamayacağını öğrenmiş. Destek başvurusu bir belge yüzünden reddedilmiş. Üzüldüğü konu bu ret cevabından çok, bu haberi ona veren uzman devlet görevlisinin tavrıymış. Söylediği şuydu “O kadar sevinçle söyledi ki bunu bana, bir an bana sağlanacak yardımın ona ikramiye olarak verileceğini düşündüm”. Düzgün bir üslupla yazdığı şikayeti ilgili kurumun web sayfasından 30 saniye içerisinde silinmiş. Hayal kırıkları cam kırıkları gibidir. içine saçılır ve acıtır insanı. Ve bu cam kırıklarının acısı siyaseti de devleti de yaralar.

Bugüne kadar çok acı tecrübeler, savaşlar ve darbeler yaşayan güzel memleketimizin işini iyi yapacak yönetici ve çalışanlara olan ihtiyacı hiç olmadığı kadar büyük.

Çözüm önerilerini bundan sonraki yazımda paylaşacağım.





Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI