• USD 6.3095
  • GBP 8.2946
  • EUR 7.3766

İSTİSMAR DEĞİL, GELECEĞİ YOK ETMEK… - ENES ŞAHİN

20 Şubat 2018 Salı 09:26

Son dönemlerde meydana gelen vahim olaylar sağlıklı düşünmemize engel olmakta, insanların birbirlerine olan güvenlerinin gitgide yok olmasına sebep olmaktadır. birlikte yaşıyor olduğumuz şu toplumda, insanların birbirine karşı tahammül sınırlarını yitirmesi, yapılması kanunlarla kısıtlanmış olan davranış ve sözlerin gerçekleştirilmesi, toplumsal güven ve barışın zedelenmesine neden olmaktadır.

Çocuklar bir ülkenin geleceğini oluşturan temel taşlardır. Kendini savunamayacak kadar masum olan bu kişilere karşı gerçekleştirilecek haksız fiillere göz yummak, en büyük duyarsızlık, adete körlüktür. Son günlerde kamuoyunu bolca meşgul eden çocuklara yönelik cinsel saldırı haberlerini izlerken vicdanlarda bir sızlama olmuyorsa, o kişileri insan diye nitelendirmek bile insanlığa yapılan bir ayıptır.  Çocuklarla cinsellik kelimesini yan yana düşünmek bile mide bulandıran bir durum olurken, bu tarz davranışların onlara karşı sergilenmesi asla kabul edilemez bir durumdur. Cinsellik kelimesinin anlamını bile bilemeyecek olan bir kişiye karşı sergilenen cinsel davranışlara cinsellik denmemeli, kendini dahi savunamayacak kişilere karşı uygulanan şiddet, eziyet, yaralama denmelidir. 

Son dönemlerde artan çocuklara yönelik cinsel saldırı ve kadınlara yönelik şiddet haberlerinde ki artışlar beraberinde, “acaba verilen cezalar yetersiz mi?” sorusunu zihinlerde oluşturmaktadır. Cezaların temel amacı insanlarda caydırıcılık oluşturmak ve suçu gerçekleştiren kişileri de rehabilite ederek topluma sağlıklı ve düzgün bir birey olarak kazandırmaktır. Ancak bazı suçlar özel kapsama alınarak o suçlar hakkında daha ağır ve caydırıcı cezaların konması bazı olası mağduriyetlerin gerçekleşmesinde biraz daha etkili olabileceği kanaatindeyim.

Toplumların refah düzeyine ulaşması sağlıklı çocukların yetiştirilerek topluma kazandırılabilmesiyle olabilmektedir. Ancak çocukların mağduriyetinin artması, sadece mağdur olan çocuklar açısından değil, bu olaylara şahit olan diğer insanlar açısından da psikolojik olarak gerileme ve toplumdan korkmalara sebep olmaktadır. Bunun en vahim sonucu da toplumun ilerleyişinde sekteler ve korkular oluşmaya başlayarak, insanların kendi cezalarını verme amacı gütmeye başlaması olacaktır. Bunun en yakın örneğini de Adana’da bir çocuğa cinsel saldırı gerçekleştirerek ölmesine sebep olan kişi. Linç edilerek öldürülmeye çalışılmıştır.

Kanunlar varken kişilerin kendi ceza yöntemini oluşturmaya çalışması kesinlikle kabul edilemez bir durumdur. bunun önüne geçebilmek adına da bu kötü durumlara şahit olan kişilerinde bir nebze sakinleştirilebilmesi ve ayrıca caydırıcılığın arttırılabilmesi adına, cezalarda yeni düzenlemeler yapılarak özel suçlar hakkında ceza miktarları arttırılmasından yanayım. Sağlıklı bireylerin oluşturduğu topluluklar, refah düzeyine daha rahat erişebilecektir.

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI