Dünya Kadınlar Günü - BARIŞ SANIGÖK

8 Mart 2018 Perşembe 10:22

8 Mart 1857 tarihinde Abd'nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 129  kadın işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10.000'i aşkın kişi katıldı.


26  Ağustos 1910  tarihinde Danimarka'nın Kopenhag kentinde ikinci enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart'ın  "Internationaler Frauentag"  (International Women's Day - Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

İslam dinininde dünya kadınlar günü kutlaması diye bir şey yoktur. Fakat İslam dinimizin kadına verdiği önem, anlam ve saygı hiçbir dinde yoktur. Bugüne mahsus değil, kadına saygı ve sevgi hergün aynı olmalıdır.

Rasûlullah  (s.a.â) şöyle buyurdu:

"Sabah veya akşam ‘herhangi bir zamanda’  Allah yolunda yapılan bir yürüyüş hiç şüphesiz dünyadan ve dünyadaki şeylerin hepsinden hayırlıdır. Ve elbette cennette herhangi birinizin yayının arası kadar veya ayağın basıldığı yer kadar bir mevki dünyadan ve dünyadaki her şeyden hayırlıdır. Şayet cennet ehli kadınlardan bir kadın Arz'a çıkmış olsaydı, muhakkak yer ile gök arasını aydınlatır ve ikisi arasını güzel bir koku doldururdu. Ve elbet o kadının nasîfi, (bk. İbn Hacer, ilgili hadisin şerhi) dünyadan ve dünyadaki her şeyden hayırlıdır."

Resul-i Ekrem Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz yine şöyle buyurmaktadır; "Bir insanın bir kız çocuğu olur da ona güzel bir terbiye ve talim verir ve Allah'ın verdiği nimetleri ondan esirgemezse, bu onun ile cehennem ateşi arasında bir engel ve perde olur."

Bir diğer hadisinde Peygamber (s.a.â) şöyle buyurmuştur;  "Bir kimsenin kız çocuğu olur da ona eziyet etmez, küçümsemez ve erkek çocuklarını ondan üstün tutmazsa, Allah bu tutumundan ötürü onu cennete götürür."  İşte bu dinimizin bakış tarzı, o da toplumumuzda hakim olan cahiliyet anlayışı. Allah bizi ve toplumumuzu ıslah eylesin.
Resul-i Ekrem Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz,  "Üç ses perdeleri yırtarak,  Allah’u Teâla'nın huzuruna varır,  Allah'ı hoşnut eder.  Âlimlerin kalemlerinin sesi, mücahidlerin ayak sesleri, iffetli kadınların iplik dokuma, elbise dikme sesleri."

Resul-i Ekrem (s.a.â) Efendimiz; "En kötü kadınlarınız, hayadan yoksun, kocasına karşı dili uzun ve ağzı bozuk olan kimsedir."

Birgün Rasulullah Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz cihadın faziletinden bahsettikten sonra, kadının biri Allah Rasulüne; "Ey Rasulullah, kadınların da bundan nasibi var mıdır?" diye sorunca; buyurdu: "Evet kadın hamileliğinden doğum yapıncaya kadar, Allah yolunda cihad eden mücahidin sevabını alır. Bu süre içerisinde vefat ederse de şehid sevabını alır."

İmam Rîza,  İmam Ali Emir’ul Mûminin'den şöyle nakletmiştir; "En iyi kadınlarınız beş özelliğe sahip olan kimselerdir." "O beş özellik nedir ey Emir’ul Mûminin?" diye sorulunca şöyle buyurdu;

a-) Hafif yüklü ve mihiri az olan,

b-) Yumuşak huylu ve güzel ahlaklı olan,

c-) Kocasına itaat eden,

d-) Onun yüzünden kocası öfkelendiğinde, onu razı etmeden uyumayan,

e-) Kocası bir yere gittiğinde onun gıyabında onu koruyan; haysiyetine, malına kimseyi dokundurmayan kadın."

Evet böyle bir kadın, Allah’u Teâla'nın bir elemanıdır,  Allah'ın elemanı ise hiçbir zaman hüsrana uğramaz."

Bir kişi Rasulullah Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimizin yanına gelerek şöyle dedi; "Benim bir eşim var ki eve girdiğimde beni karşılar, evden çıktığımda uğurlar. Beni üzüntülü gördüğünde ise, nedir seni üzen? der.  Eğer geçim ve rızk sıkıntısı ise, buna kefil olan var (yani Allah rızka kefildir. Bilahare bir çıkış yolu bulunacaktır.) Eğer seni sıkan, rahatsız eden şey, ahiret endişesi ise, Allah bu sıkıntını artırsın (yani ahiret düşüncen çok olsun ki ona kendini hazırlayasın)." Bunu dinleyen Allah Rasulü (s.a.â) Efendimiz şöyle buyurdu: "Allah'ın bir çok özel elemanları vardır ki bu kadın da onlardandır. Allah ona bir şehidin yarı sevabını verecektir."
Hz. Ali;  "Kadınlarınızın en hayırlısı eşlerine en çok mihriban ve çocuklarına en çok merhametli olan kimsedir."
İmam Sadık; "Saliha bir kadın, salih olmayan bin erkekten daha hayırlıdır. Hangi kadın, kendi eşine yedi gün hizmet ederse, Allah onun yüzüne cehennemin yedi kapısını kapatır ve cennetin sekiz kapısını açar, hangisinden isterse içeri girer."
Evet Allah’u Teâla'nın kadınlara inayet ve lütfu bu kadar büyüktür. Elbette ki bütün bunlarda, başta iman ve ihlas şarttır. Yani Müslüman kadın bütün bunları Allah rızasını kazanma niyetiyle yaparsa tabii ki bu sevapları alır.
Kız çocuklarını diri diri gömülme vahşetinden kurtaran Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz, “kız çocuklarını hor görmeyin” buyurdu. Hor görmek dini bilmemekten ileri gelir. Dinimizde, kadının ve kız çocuklarının fazileti büyüktür.

Hz. Muhammed (s.a.â) Efendimiz şöyle buyurmuştur;  “Hanımını döven, Allah’a ve Rasûlüne asi olur. Kıyamette onun hasmı ben olurum.” [R.Nasıhin]

Sevgili Gazette okurları,
Bu hadis ve konu çok geniştir. Kısaca diyorum ki;
Tarihte kadınlar cahiliye döneminde zulme uğramış ve hatta kız çocukları diri diri gömülmüştür.
Günümüzde kadınları hor görenler unutmasınlar ki onlarda bir kadından var oldular...

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI