• USD 4.8420
  • GBP 6.3494
  • EUR 5.6320

GÖNÜL İSTERSE - SONİLUS

7 Nisan 2018 Cumartesi 11:07

Yaşar Kemal' in manevi oğlu. Marlborough sanat galerisine adını yazdıran tek Türk ressam. Söz konusu Yaşar Kemal olunca odaklanma kaçınılmaz oluyor. Romanlarının neredeyse tamamında Anadolu' yu işler. Buluşmaları da bu sayede olmuş. Eserlerinin çoğunda Anadolu, Gılgamış, şahmeran, yecüş-mecüş, zülkarneyn gibi temaları işler Ahmet Güneştekin. Yaşar Kemal de romanlarına ve hayata bakış hikâyesine yakın bulunca manevi kan bağı oluşmuş aralarında. Yurt dışında eserleri milyon dolarlarda değer buluyor. Ancak bir eseri nedense ülkemizde yasaklı, “Konstantiniyye sergisi”... Adından mıdır, içeriğinden midir, hikâyesinden midir bilemedim. Araştırmadım da. İnanın kalp yorgunuyum. Bir çocuğun kendi zekâsıyla ürettiği oyuncağını elinden almak gibi... “Leyla ile mecnun”; sadece bakmayın, görmeye de çalışın lütfen.

 http://ahmetgunestekin.com/wp-content/uploads/2014/10/leyla-ile-mecnun-2012.jpg

Gustav Klimt, Viyanalı. 153 yıl önce doğmuş. Halâ da eserleri sergilenir. Babasının mesleği kuyumculuk, sanırım altının renginden etkilendiği için neredeyse tüm eserlerinde altın fonu var. Hikâyesi olan resimleri severim. Yaptığı bir resim "judith ile holofenes" iken "salome ve yahya" ya dönüşmüş. Sanat eserinin, bulunduğu döneme göre dönüşmesi, hiç olmazsa zarar görmeden başka anlam kazanması da hoş. Klimt, gizemi iyi saklamış, herkes "salome" resmi için, "kendini feda eden kahraman kadın" olarak düşünürken, "baştan çıkaran ve yaptığından zevk alan kötü kadına" dönüşebiliyor.

Yaptığı birçok resimler "nü" içerdiği için yasaklanmış. Ölümünden sonra da ailesi mezarlığına kabul etmemiş ve sıradan bir mezarlığa gömülmüş. "Öpüş" Klimt' in en masum resmi diyebilirim. 

https://www.sanatabasla.com/2012/06/11/opucuk-the-kiss-klimt/

Benim gibi hastası olanlar bilirler, resimleri Raffaello' dan çok etkilenmiştir. Ayrıntıcıdır. Eserlerinin arasında, Yahudi kavminin günahlarını yüklenen "keçi" resmi onu üne kavuşturmuştur. 

İstanbul' da, iş dışında sergilerde, müzelerde fink atıyorum. Çok sevdiğim bir arkadaşımdan mektup geldi bilgisayarıma. Açtım, başlık; “lütfen resmi hemen yorumla”. William Hunt, evrenin ışığı. Önceden bildiğim resim, hikâyesi varmış, bilmiyordum. Evirdim çevirdim, serde de karizma var, yok çözemedim. Elinde fener olan, başında haresiyle Hz. İsa' yı andıran bir keşiş, açılsın diye ormanın içindeki bir kapıyı çalıyor. Zaten resim yorumlamayı da sevmem. Neyse uzatmayalım, meğer kapının açılacak kolu-tokmağı yok. Kapı insan gönlünü simgeliyor. Gönül isterse o kapı açılır. Çalmana da gerek yok, Kıssadan hisse işte.

https://2.bp.blogspot.com/_xfAtG8xkT0w/SYA5VRFy0GI/AAAAAAAAB38/XRMx8GPXREw/s1600/holmanhuntevreninisigi.jpg

sonilus@gmail.com

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI