• USD 5.8113
  • GBP 7.6255
  • EUR 6.7288

Bireylerin Toplum İçindeki Ortak Yolculuğu - MÜMTAZ DOĞRU

12 Ekim 2018 Cuma 00:53

Toplumun özü, bireylerin özüne göre çok daha büyük ölçüde belirsiz bir tabiata sahiptir. Yaşadığı apaçık durumlar toplumun geçici niteliklerini, çevrelerini ve algılanış biçimlerini belirlemektedir.

Toplumun ifade edebileceklerinin değeri tarihteki yerini az veya çok alır. Fakat ifade edemediği şey, sonsuzluk içindeki yenilmişliğidir. Toplum, kendi kendine meyve vermeden susamış bir arayış içinde kendini edebiyat, fikir ya da siyasetle ifade etmeye çalışırken, çabalarken tükenmektedir. Çabası yüzünden güçsüz kalıp, kendini ifade edemediği yerde kalıplaşan davranışlarıyla belirlenmiş imalarla dolu bir ifade yerini alır.

Aklımızın içinden çıkıp da dolaşıp durduğumuzda, başımız sıkıştığında kim bilir kaç defa ‘özlem’ denilen sözcüğün gölgesine sığınmışızdır acaba? Yeterince olgun yürekler için açılmış o beklentimizin meyve veren gölgesinde kendimizi kandırmışızdır? Toplumsal davranışlarımızın gizlediği beklentiler her insanda aynı mıdır yoksa isteklerin dallanıp budaklanmasında aynı toplumsal beklentinin anlamını sahiplenecek kadar aynı mıyızdır? İnsan beklentilerinin yaşaması bir şekilde ölür de ölümün de ölmesi toplumsal gerçeklik içinde hangi beklentilerin gerçekleşmemesine bağlıdır?

Ülkemizde bu kadar farklı halkın bırakın beklentiyi bir geçmişi bile aynı nostaljik tonda hissetmesi düşünülebilir mi? Uzak beklentilerin özlemine dair ortak bir formül bulmak için yırtınan siyaset kötü inşa edilmiş bir insan mimarisinin kurbanı olup durmaktadır. Farklı beklentilerin içindeki insanların oluşturduğu yön belirleme belirsizliğinde, isteklerin kökenine gidebilmek için dile gelmeyen tanımların içinde gezmek ve oradan paramparça kavramlar çıkacağını da kabullenmek gereklidir. Toplumumuzu oluşturan halkların arasında teorik olarak bulunduğunu varsaydığımız güven ve birbirini anlayabilirliğin gururu bir kere kaybedildi mi o zaman siyaset her şeyi anlamaya, her şeyi toplum için ortak bir yolculuğa götürmeye yol olabilir.

Ülkemiz o zaman ( belki 2-3 kuşak sonra) ifade edilmeyenin içinde sevinebilir ve makul düşünce karşısında birbirleriyle daha mutlu günler geçirebilir ya da yüce bir topluluk olarak ortaklığın en kenar mahallelerinde bile yan gelip yatabilir.

Bugünse ülkemizdeki kısır tartışmaların elinden kurtulmak için  aklın eşiğinde serpilmek gerekir.  

 

Görüşlerinizi Bildirin

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI